Testis Tümörleri Hakkında Geniş Bilgi

seminom Testis Tümörleri Hakkında Geniş Bilgi

seminom

Testis Tümörleri Hakkında Geniş Bilgi

Testis tümörleri sert, ağrısız testis büyüklüğünün en önemli nedenidir. Testis tümörleri heterojendir, germ hücreli tümörler ve nongerm hücreli tümörler (stroma veya seks kord kökenli) olarak iki ana gruba bölünebilir. Tümörlerin %95’ini germ hücre tümörleri oluşturur. Tümü maligndir. Sertoli veya Leydig hücrelerinden köken alan nongerm hücreli tümörler nadirdir ve germ hücre tümörlerinden daha sık olarak benigndir. Non­germ hücre tümörleri, streoid hormonları sentezleme ve salgılama yeteneği nedeniyle endokrin bozukluklarla kendilerini ele verirler.

Germ hücreli tümörler

Amerikada yılda yaklaşık 8000 olgu tanı alır (6/100000) ve 400 (300) ölüm gerçekleşir. Bu tümörlerin sıklığında artış saptanmıştır, nedeni bilinmemektedir. Tepe insidansı ise 15-34 yaşlar arasındadır bu grupta erkeklerde en sık tümör olup kanser ölümlerinin yaklaşık %10’una neden olur.

Testis tümörlerinin nedeni tam olarak açıklanamamıştır. Kriptorşidizm, testiküler disgenezi ve genetik faktörler üzerinde durulmaktadır.

Sınıflandırma ve histogenez; Testis tümörleri için, tümörlerin histolojik özelliklerine ve histogenezi konusundaki farklı teorilere dayanarak farklı sınıflandırma şemaları önerilmiştir. Germ hücreli tümörler histolojik özelliklerine göre bir histolojik paternden ve birden fazla histolojik paterneden oluşan tümörler olarak iki kategoride incelenirler. Tüm testiküler neoplazilerin %40 tek bir histolojik paternden oluşur, yaklaşık %60’ı ise birden fazla histolojik paterne sahiptir.

Bu gruptaki bir çok tümör intratubuler germ hücre neoplazisi (İTGHN) kökenlidir. Spermatositik seminom ve epidermoid, dermoid kist dışında tüm germ hücreli neoplazilerin çevresindeki seminifer tübüllerde bulunur. Pediatrik teratom ve yolk sak tümörlerde de görülmez. İTGHN aşağıdaki durumlarda görülebilir. Kriptorşidizm, germ hücreli tümörlerden önce, germ hücreli tümör aile öyküsü olanlarda, androjen insensitivite sendromu, gonadal disgenezi sendromu. İTGHN 5 yıl sonra yaklaşık %50 olguda invaziv germ hücreli tümöre ilerler. İTGHN saptandığında düşük doz radyoterapi ile tedavi edilir (germ hücrelerini hasarlar, Leydig hücreleri androjen üretmeye devam eder.

Neoplastik germ hücreleri gonadal hat boyunca diferansiye olup seminomu oluşturur veya totipotansiyel hücre popülasyonuna transforme olup nonseminomatöz tümörleri oluşturur. İndifferansiye totipotansiyel hücreler embriyonal karsinomayı oluşturur veya diferansiye olur yolk sac ve koryokarsinomu oluşturur. Embriyonal karsinomanın üç germ hücre tabakası yönünde diferansiasyonu ile teratom oluşur.

Bir histolojik örnekten oluşan tümörler

Seminom: En sık görülen testiküler germ hücre tümördür yaklaşık %50sinden sorumludur. Overlerde görülen benzer tümör disgerminomdur ve 30’lu yaşlarda pik yapar, infantlarda görülmez. Seminomlar isochromosome 12p içerir, OCT3/4 ve NANOG ekspresse eder. Seminomların yaklaşık %25’i c-KIT aktive eden mutasyonlara sahiptir.

Seminomlar büyük (10 kata kadar), yumuşak ve iyi sınırlıdır. Kesit yüzü gri-beyaz renkte homojen veya lobüllüdür. Büyük tümörler koagülasyon nekroz odaklarını içerebilir, ancak genellikle kanama yoktur. Mikroskopik olarak seminom hücreleri büyük, yuvarlak-polihedral, belirgin hücre membranlı, açık berrak sitoplazmalı büyük santral bir veya iki nükleoluslu nükleusa sahiptir. Hücreler genellikle, fibröz septalarla birbirinden ayrılmış küçük lobüller oluşturur. Fibröz septalarda sıklıkla lenfosit infiltrasyonu, bazı olgularda granulomatöz yangısal reaksiyon bulunur. Özellikleri belirtilen tümör “klasik – tipik seminom” olarak bilinir. Bunu dışında “Spermatositik Seminom” farklı bir tümördür. Anaplastik seminom deyimi bazı yazarlarca kullanılmamaktadır.

Yaklaşık %15 olguda human chorionic gonodotropin (hCG) salgılayan sinsitiotrofoblast benzeri dev hücreleri yer alır.

Spermatositik Seminom: Klinik ve histolojik olarak seminomdan farklıdır. İTGHN’den kaynaklanmayan tümörlerden biridir. Tümörlerin %1-2 sini oluşturur, nadirdir. Yaşlılarda (65 yaş üzeri) görülür prognozu iyidir.

Klasik seminomdan farklı olarak daha büyük soluk gri renkte, yumuşak tümörlerdir. Üç farklı tipte hücre grubundan oluşur. (1) En çok olan, yuvarlak nukleuslu ve eozinofilik sitoplazmalı orta caplı hücreler (15-18 μm); (2) sekonder spermatosite benzeyen ince bir bant şeklinde eozinofilik sitoplazma iceren küçük hucreler (6-8 μm); ve (3) tek veya birden fazla nukleuslu serpiştirilmiş dev hucreler (50-100 μm).

Embriyonal Karsinom: Çoğunlukla 20-30 yaş grubunda görülür. Seminomlardan daha agressiftir.

Makroskopik olarak seminom kadar büyük değildir ve testisin boyutu artmamıştır. Tümörün sınırları düzgün olmayıp kanama ve nekroz alanlarını içerir. Tümörü oluşturan hücreler büyük ve primitif görünüşlüdür. Neoplastik hücreler indiferansiye, solid tabakalar halinde dizilim gösterebilir ya da glanduler yapılar veya düzensiz papiller yapılar oluşturur. Embriyonal karsinomlar yolk sac tümör, teratom ve koriokarsinomlarla birlikte mikst bir tümör yapabilir.  Seminomlar gibi PLAP ve OCT3/4 pozitif iken C-KİT negatiftir. CD30 ve sitokeratin pozitiftirler

Yolk sac tümör:

(İnfantil enbriyonal karsinom, endodermal sinüs tümörü) Yolk sac tümörler, 3 yaşın altındaki çocuklarda en sık karşılaşılan testis tümörüdür ve iyi prognozludur. Erişkinlerde bu tümör nadirdir ve embriyonal karsinoma ile birliktedir..

Makroskopik olarak bu tümörler tipik olarak kapsülsüz, homojen sarı-beyaz müsinöz görünümdedir. Histolojik olarak tümörü tabakalar, glandlar, papiller yapılar ve mikrokistler yapan alçak kübik ve silindirik epitel hücreleri oluşturur. Yaklaşık %50’sinde endodermal sinüsü anımsatan (Schiller-Duval yapıları) görülebilir. Bunlar primitif glomerülleri andırır. Αlfa Fetoprotein (AFP) ve α1 –antitrypsin immunhistokimyasal olarak gösterilebilir.

Korio karsinom: Pluripotansiyel neoplastik germ hücrelerinin trofobiastik elementleri boyunca diferansiasyonunu temsil eder. Makroskopik olarak primer tümör, yoğun sistemik metastazların olması halinde bile, sıklıkla küçük ve nonpalpabldır. Hemoraji ve nekroz yaygındır. Mikroskobik olarak koriokarsinomlar, sinsitiotrofoblast ve sitotrofoblastlardan oluşur. Uygun immunohistokimyasal boyama ile hCG hormon u, özellikle sinsitiotrofoblastik elementlerin sitoplazmasında izlenir.

Teratom: İki veya daha fazla germ yaprağından köken alırlar. Teratomlar, genelde büyük 5-10 cm çaptadır, kesit yüzlerinde kist ve kıkırdak dokusunu içeren sert kitlelerdir. Hemoraji ve  nekroz genellikle embriyonal karsinom ve koryokarsinom varlığını gösterir. Histolojik olarak pür teratomun 3 tipi tanımlanmıştır. Matür teratomlar birden fazla germ yaprağına ait, tamamen diferansiye ve gelişi güzel dizilmiş dokulardan oluşur (ör: nöral dokular, kıkırdak, yağ dokusu, kemik, epitel). İmmatür teratomlar, matür teratamların tersine, gelişmekte olan fetal dokulardakileri taklid eden immatür somatik elementleri içerir. Malign değişim gösteren teratomlar mevcut olan teratomatöz elementlerden bir veye daha fazlasının malignite kazanmasıdır. Teratomlardan ensık gelişen malign tümörler skuamoz hücreli karsinam ve adenokarsinomdur. İmmatür ve malign değişim gösteren teratomlar sıklıkla erişkinleri tutar. Puberte öncesi erkeklerdeki teratomlar genellikle benigndir. Diğer germ hücre tümör tiplerinde olduğu gibi, erişkinlerdeki testis teratomlarına da sıklıkla diğer germ hücre tümörleri eşlik eder. Bu nedenle erişkinlerdeki tüm testis teratamları malign tümör şeklinde kabul edilmek zorundadır.

Birden fazla histolojik örnekten oluşan tümörler (Mikst Germ hücre tümörleri)

Mikst germ hücre tümörleri, daha önce de belirtildiği gibi, tüm testiküler germ hücre tümörlerinin %60’ından sorumludur. Mikst tümörler, tanımlanan tümör tiplerinin değişik birlikteliklerinden oluşur. En sık karşılaşılan mikst tümör, embriyonal karsinam, teratom ve yolk sac tümör birlikteliğidir. HCG içeren sinsitiotrofoblast da yukarıda belirtilen birlikteliğe eşlik edebilir. Teratom + Embriyonal karsinam birlikteliği bazan teratokarsinom şeklinde tanımlanmaktadır. Bu durum, malign değişim gösteren teratomlarla karıştırılmamalıdır.

Klinik Özellikler: Testis germ hücre tümörleri sıklıkla ağrısız testis büyüklüğü ile kendini gösterir. Seminomlar uzun süre testiste sınırlı kalır ve tanı öncesi büyük bir kitleye ulaşabilir. Metastazlar sıklıkla iliyak ve para-aortik lenf nodüllerine olur. Seminomların tersine, non-seminomatöz germ hücre tümörleri erkenden hem lenfatik hem de hematojen yollarla metastaz yapma eğilimindedir. Hematojen metastazlar en sıklıkla karaciğer ve akciğerlere olur. Testisin germ hücre tümörleri, çeşitli görüntüleme yöntemleri ve tümör belirleyici (marker) çalışmaları ile aşağıdaki şekilde evrelendirilir:

Evre I: Testiste sınırlı tümör.

Evre II: Diyafragmanın altında retroperitoneal lenf nodüllerinde sınırlı metastaz.

Evre III: Retroperitoneal lenf nodüllerini aşmış veya diyafragmanın üzerindeki metastazlar.

Tümör hücrelerinin salgıladığı tümör belirleyicilerinin araştırılması, germ hücre tümörlerinin klinik degerlendirilmesinde son derece önemlidir. Neoplastik sinsitiotrofoblastik hücreler. tarafından sentezlenen HCG, koriokarsinomlu hastalarda daima yüksektir. Diğer germ hücre tümörleri, seminomlar dahil, sitotrofoblastik elementler olmaksızın sinsitiotrofoblastik hücreleri içerebilir ve bu nedenle de HCG taşırlar. Seminomların %10’unda HCG saptanır. Bir glikoprotein olan alfafetoprotein yolk sac (endodermal sinus) elementlerini içeren non-seminomatöz germ hücre tümörlerinde sıklıkla bulunur. Mikst tümörlerin sık olması nedeniyle, çoğu non-seminomatöz tümörlerde hem HCG hem de AFP yüksektir. Belirtilen belirleyiciler, testis germ hücre tümörlerinin tanısında önemli olduğu gibi sağıtımdan sonra sebat eden veya rekürrens tümörlerin saptanmasında da yararlıdır.

Gonodal stromal tümörler

Leydig (İnterstisyel) hücre tümörleri: Testis tümörlerinin %2’sini oluşturur ve çoğunlukla çocuk ve genç erişkinlerde görülür. Sık olarak androjen üretirler ve çocuklarda erken puberteye neden olurlar. Daha ender olarak östrojen salgılarlar.

İnterstisyel hücre tümörlerinin çapları 0,5-10 cm arasında değişir ve iyi sınırlıdırlar. Mikroskopik olarak, interstisyel hücreleri anımsatan, büyük hücrelerin oluşturduğu tabakalar seçilir.

Bu tümörlerin biyolojik davranışı çoğunlukla iyi huyludur, ancak olguların %l0’u malign davranış gösterir. Histolojik inceleme malign davranışın önceden saptanmasına olanak tanımaz.

Sertoli hücre tümörleri: Sertoli hücre tümörleri son derece ender tümörlerdir. Tipik olarak yalnızca sertoli hücrelerini taşıyan seminifer tubuluslara benzer. Bu tümörler androjen veya östrojenleri salgılayabilirler. Östrojenler salgılandığında erişkinlerde jinekomasti gelişebilir. Çoğunlukla iyi huyludur.

Testislerde belirtilen tümörler dışında nadir de olsa malign lenfomalar gelişir.

seminom Testis Tümörleri Hakkında Geniş Bilgi

seminom

    Makale Yazarı: duslerkulup2

Sizde yorum yazabilirsiniz...