Sinir Sisteminin Gelişim Basamakları

hidra sinir hücreleri

Sinir Sisteminin Gelişim Basamakları

Hidradan daha yüksek türlerin evriminde sinir sistemleri üç aşama geçirmiştir:

  1. ) Merkezleşme

2.) Segmentleşme

3.) Sefalizasyon

Merkezleşme:

Yassı solucandan başlayarak sinir sistemlerinde merkezleşme dikkati çeker. Bu organizmalarda vücut simetri kazanmış, gerçek kas hücreleri içeren bir mezoderm katmanı ortaya çıkmış ve dokuların daha düzenli bir biçimde organize olmaları sonucu organ sistemleri gelişmiştir. Ayrıca bunlarda gövdenin bir ucunda ışığa duyarlı noktalarla diğer duyu organlarının yer aldığı bir kafa bölgesi bulunur. Sinir dokusu kısmen beyin veya kafa gangliyonu denebilecek iki loblu bir kitlede yoğunlaşmıştır. Daha alt türleri karakterize eden sinir ağı bunlarda da korunmakla birlikte karın yüzeyinin hemen altında kafadan başlayarak kuyruğa doğru uzanan ve sinir hücreleriyle sinir liflerinden oluşmuş iki kordon yer alır.Kordonlar iki ayaklı bir merdiven gibi birbirine bağlıdırlar. Sinir kordonuyla birlikte kafa gangliyonu merkezi sinir sisteminin başlangıcını simgeler.

Segmentleşme:

Toprak altına adaptasyonuyla görme organına gerek görmeyen toprak solucanı filolojik hiyerarşide yassı solucandan daha üst bir konumda yer alır. Bu hayvanda gövde, segmentli bir yapı kazanmıştır. Kafa bölümü içinde yer alan suprafarangeal gangliyon (beyin) daha alt türlerde olduğu gibi, ışığa, dokunmaya ve kimyasal maddelere duyarlı mikroskobik yüzey hücrelerinden gelen mesajların bir röle istasyonudur. Bu beyinden yoksun bırakılan bir toprak solucanının davranışlarında önemli bir değişiklik olmaz. Suprafarangeal gangliyon daha aşağılarda subfarangeal gangliyon adı verilen daha küçük bir gangliyona bağlıdır. Bu ,kinci gangliyonunu zedelenmiş bir toprak solucanının beslenmesi, toprağa girme davranışı sekteye uğrar. Subfarangeal gangliyondan arkaya doğru yan yana iki adet sinir kordonu uzanır. Sinir kordonları boyunca her vücut segmenti içinde bir adet gangliyon bulunur. Segmentel gangliyonlar derideki duyu hücrelerinden kaynaklanan aferent mesajların toplandığı merkezdir. Bunlar hem ait oldukları segmenti çevreleyen dairesel kaslara hem de gövde boyunca uzunlamasına yerleşmiş kaslara eferent mesajlar gönderirler. Segmentler arası koordinasyon bu şekilde sağlanır. Bu organizasyon acil durumlarda segmentler arası reflekslerin segmental reflekslere üstünlüğünü sağlamış olur ki bu mekanizma insandaki omurilik faaliyetinin de temelidir.

Beyin Oluşumu (Sefalizasyon):

Omuriliğin ortaya çıkmasından hemen sonra kafa ucunda çok sayıda sinir hücresi toplanmıştır. Bu nöronlar omurilikte yer alan ve segmental kas gruplarını innerve eden motor nöronlarını denetlerler. Dağınık bir yerleşim gösteren bu nöron topluluğu tüm omuralıların sahip olduğu retiküler formasyonun öncüsüdür ve işlevsel açıdan omuriliğin refleks faaliyetini etkileyici rol oynar. Omurgalı gelişiminin erken döneminde retiküler formasyon içinde yeni nöron gurpları oluşmuştur. Bunlardan bazıları görme, işitme, tad alma, dokunma ve denge organlarından gelen liflerin röle merkezleri bazıları ise son duraklarıdır. Sindirim, solunum ve dolaşım sistemlerindeki viseral motor faaliyetin refleks kontrolü ile ilgilidirler. Daha büyük nöronlardan oluşan bir diğer hücre grubu ise gözlerin ve dilin çizgili kaslarının kontrolünü üstlenmiştir. Bir diğer nöron grubunda balıklarda solungaçlardan, memelilerde çene, yüz ve boyun mezoderminden kaynaklanan çizgili kasları inerve eder.

 

    Makale Yazarı: duslerkulup2

Sizde yorum yazabilirsiniz...