Sağlık Çalışanlarının Hastane Güvenliği

hastane riskleri Sağlık Çalışanlarının Hastane Güvenliği

hastane riskleri

Sağlık Çalışanlarının Hastane Güvenliği

Hastane sadece sağlıktan sorumlu hekim, hemşire değil, çok sayıda mesleğin, sağlık hizmetleri dışındaki işlerin (çamaşırhane, mutfak, tamir ekipmanları, sekreterlik, santral, bahçe, vb.) gerçekleştiği bir kurumdur.

Hastane ortamında çalışanlar çok sayıda ve çeşitte tehlike ve risklerle karşı karşıyadır. Buna karşın, özellikle ülkemizde sağlık çalışanlarının maruz kaldıkları tehlikeler, riskler ve onların yol açtığı meslek hastalıkları ve iş kazaları hakkında kapsayıcı ve ulusal düzeyde veriler de bulunmamaktadır. Hatta, sağlık çalışanlarının bir çalışan olduğu, çalışma yaşamında karşılaştıkları risklerden korunma haklarının olduğu ve eğer korunurlarsa daha nitelikli sağlık hizmetini sunabilecekleri de sıklıkla göz ardı edilmektedir Sağlık hizmeti verenlerle ilgili, örgütsel ve mesleksel açıdan en belirleyici etmen devletin sağlık politikalarıdır. Dolayısıyla, sağlık çalışanlarının sağlığı (SÇS) konusu, sağlık politikalarıyla iç içedir.

13 Nisan 2004 Resmi Gazete Sayı: 25432 İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin risk grupları tebliğine göre Hastaneler “çok tehlikeli”gruptadır. Maden ocakları gibi.  Sağlık sektöründe çocuk çalışan yok. Cinsiyet olarak kadınlar çoğunluktadır. Yüksek eğitimli kişiler önemli yer tutmaktadır.  Sağlık çalışanları için; hastalar, teknoloji, çalıştığı birim, biyolojik, kimyasal, fiziksel ve psikolojik tehlikeler gibi pek çok tehlike söz konusudur. Gürültü, Ultrason, Sıcaklık, Radyasyon, Mikrodalga, Bilgi işlem terminalleri ve Laser gibi fiziksel riskler mevcuttur.

Radyasyon atomlardan enerji salınmasıdır. Bu enerji elektromanyetik titreşim veya partikül şeklindedir. Elektromanyetik titreşimler dalga boylarına göre radyo dalgaları, kızılötesi, görülebilen ışık, morötesi, X ve gama ışınları olarak sıralanabilir. Alfa ve beta ışınları da parçacık radyasyon örnekleridir. Gerek gama ve X ışınları olsun ve gerekse alfa, beta veya proton gibi partiküler radyasyon kaynakları olsun iyonizan etkiye sahiptir. İyonizasyon ile serbest radikaller oluşur ve kimyasal değişiklik meydana gelir. İnsanlarda moleküler düzeydeki bu kimyasal değişiklikler biyolojik değişikliklere (DNA harabiyeti) yol açarak:

-Hücrelerde malign transformasyon ile kansere

-Mutasyonlara ve bunun sonucu genetik etkilere

-Hücre bölünmesinin durması ile akut somatik etkilere neden olabilirler

İyonizan radyasyonun organizmadaki etkileri dozuna ve ışınlama şekline göre de değişir. Etkiler bu faktörlere bağlı olarak hemen görülebilir veya latent bir devreden sonra ortaya çıkabilir.

Nasıl Korunulur?

Genel

  • Radyasyon dozunu mümkün olan en alt düzeyde tutmak
  • Deri, ameliyathane, ofis ve malzemelerin kontamine olmasını önlemek
  • Kazaları önlemek

Sağlık personeli

  • Minimum radyasyonla çalışma
  • Kaynak yakınında olabildiğince kısa kalmak
  • Uygun yeterli zırhlama
  • Personelin aldığı dozu saptamak
sağlık çalışanları güvenliği Sağlık Çalışanlarının Hastane Güvenliği

sağlık çalışanları güvenliği

Biyolojik Tehlikeler : Sağlık çalışanlarında en sık maruz kalınan en önemli risk türü biyolojiktir. Avrupa’da her yıl bir milyon iğne batma yaralanması var. 100 yatağa 12-30 iğne batma yaralanması görülmektedir. Bildirilmeme oranı %60-80’tır. Maruz kalma yolu;

–Kan ve vücut sıvıları ile

–Solunum yoluyla

–Temas yoluyla (müköz membranlardan…)

Sağlık personeli, HBV ya da HIV ile enfekte kişinin kanı ile karşılaşırsa virüs hastadan sağlık çalışanına geçebilir. Parenteral geçişe örnek iğne yaralanmalarıdır. Ayrıca HIV geçişi sağlık çalışanının göz ya da ağzına kan sıçraması sonucu müköz membran bulaşı ile de oluşabilir. Açık yara ya da dermatit, akne ya da çatlamış deriye kan sıçraması, sağlam olmayan deriye bulaş da bu virüsler için giriş noktası olabilir. HIV seropozitif kana maruz kalanlarda HIV enfeksiyon insidansı çok düşüktür. Hemen hemen tüm olgularda önlenebilir kazalar söz konusudur. Bunlar iğne yaralanmaları, kırılmış kan tüplerinden kesiler ve sağlam olmayan deriden kan ile bulaşın eldiven gibi bariyerlerle korunmamasından ortaya çıkmaktadır. HBV korunmasında, risk grubu olmaları nedeniyle tüm sağlık çalışanlarının bağışıklanması gerekmektedir. Ülkemizde bu konuda önemli adımlar atılmıştır.

En sık kesici delici alet yaralanmaları olurken yaralanma sıklığı hemşireler sonra doktorlar şeklindedir. En sık hasta odaları, servisler daha sonra ameliyathaneler riskli yerlerdir.

Yaralanma riskinin yüksek olduğu işlemler

ØKesici aletin monte edilmesi ya da çıkarılması

ØAletin ekip içinde taşınması

ØAletin kullanımı

Øİğne kapaklarının kapatılması

ØAletlerin atık kutularına atılması sırasında

** İğne, bistüri, jilet gibi “kesici aletler” ile yaralanmalardan korunmak için, iğneleri atmadan önce bükmemek, kırmamak, enjektöründen ayırmaya ya da kapağını kapatmaya çalışmamak gerekir, çünkü bu durumlar yaralanmaların en sık nedenidir.  Evrensel önlemler olarak da; Kan ve vücut sıvılarıyla bulaş riski varsa eldiven giymek, Kan ya da vücut sıvısı sıçrama riski varsa gözlük, maske ve/ya da giysi giymek, Hasta ile temastan önce ve sonra ve eldiven çıkardıktan sonra her zaman el yıkamaki enfeksiyonu kontrol için alınan önlemlerin amacı hastayı izole etmek değil, virüs ve vücut sıvılarını izole etmektir.

  Koruyucu bariyerler şunlardır:

El yıkama: Sağlık çalışanlarının birçok işlem için, normal (sıvı sabun seçmeli) ya da antimikrobial bir sabun ile parmak araları ve el sırtını ovuşturarak 15-30 saniyelik süre el yıkamaları ve akan su ile durulamaları yeterlidir. Durulama sonrasında akan suyu kapatmak için ayakla kumanda edilen veya otomatik kapanan sistemler olmalıdır.
Eldiven giyme: Kan ve vücut sıvılarına, müköz membranlara, sağlam olmayan bir deriye değerken ya da kan ve/ya da vücut sıvıları ile bulaş riski olduğunda her iki ele eldiven giyilmelidir. Hastadan kan alırken de her iki ele eldiven giyilmelidir.
Maske ve göz koruyucuları (gözlük ya da pilot tipi gözlükler): Kan ya da diğer vücut sıvılarının sıçraması riski olduğunda bunlar kullanılmalıdır. Cerrahi, vajinal girişimler, göğüs fizyoterapisi ya da kaza geçirmiş kişilerin yaralanmaları ile ilgilenme bu durumlara örnek olarak gösterilebilir. Tüberkülozdan korunmak için basil geçirmeyen özel maske kullanılmalıdır.

Ters önlük(ameliyat önlüğü) ve önlükler:

Ters önlük ya da plastik önlük, kumaş ya da suya dirençli kağıt, kan ya da diğer sıvıların sıçraması riskinde giyilmelidir.
Kullanılmış araçların, eldivenlerin ve diğer gereçlerin temizlenmesi: Atıkların yok edilmesi ve dekontaminasyon, yıkama ve durulama, sterilizasyon ya da yüksek düzeyde dezenfeksiyon. Enfeksiyonu önleme işlemleri sırasıyla uygulanmalıdır:
1. Doktor ya da yardımcısı tıbbi ya da cerrahi işlemi tamamladıktan sonra, eldivenleri çıkarmadan önce gazlı bez, pamuk ve diğer atık gereçler gibi kirli cisimleri su sızdırmayan bir torbaya ya da kutuya atmalıdır. Atıkların torbanın ya da kutunun dış tarafına dokunmamasına özen gösterilmelidir.  2. Bundan sonra tüm cerrahi araçlar, yeniden kullanılabilen eldivenler gibi kan ya da vücut sıvıları ile temas etmiş olabilecek tüm gereç, kullanımdan hemen sonra 10 dakika süre ile dezenfektan solüsyona (%0.5’lik klor solüsyonu) daldırılarak dekontamine edilmelidir.

(Bu solüsyon; 9 ölçü suya, 1 ölçü %5 klor içeren çamaşır suyu eklenerek hazırlanabilir). Muayene masası gibi, kan ve vücut sıvıları ile bulaşmış olabilecek yüzeyler yeniden kullanımdan önce dezenfektan solüsyonla silinerek dekontamine edilmelidir. Unutmamak gerekir ki, dekontaminasyonun amacı, çalışanın(özellikle de temizlik çalışanının), araç/gereçlerin temizlik işlemlerine başlamadan önce, dokunmasını daha güvenli duruma getirmektir.

3. Sonraki aşama, araç/gereçlerin deterjan ve su ile fırçalanarak iyice yıkanması ve durulanmasıdır. Dekantaminasyon ve yıkama sırasında temizlik çalışanı ev tipi kalın iş eldivenleri giymelidir. Sorumlu temizlik çalışanı, ellerinde ya da kollarının dirsekten aşağı bölümünde kesik ya da yara olursa, bu yaralar iyileşene dek başka işlerde görevlendirilmelidir.

4. Son aşama

Kan damarları ya da deri altındaki dokuya değen araçlarla, eldiven gibi yeniden kullanılabilir gereçlerin, endosporlar dahil tüm mikroorganizmaları yok etmek için olanaklıysa sterilize edilmesidir. Sterilizasyon olanaklı değilse ya da gereç yoksa, kaynatarak ya da çok güçlü dezenfektanlarda bekleterek yüksek düzeyde dezenfeksiyon (YDD), tek kabul edilebilir alternatiftir. YDD endosporları güvenilir biçimde yok edemediğinden, çalışan her zaman YYD’un sınırlılığının bilincinde olmalıdır.
Enfeksiyondan arındırılmış bir ortam yaratılması için, hizmet sunanlardan temizlik ve bakım çalışanlarına dek tüm bireylerin, enfeksiyonu önleme işlemlerinin gerekçelerini ve etkilerinin sınırlılıklarını iyi bilmesi gerekir.
Sağlık kuruluşları/örgütleri, tüm sağlık çalışanlarının etkili ve pratik enfeksiyon kontrolü uygulamalarını bilmeleri konusunda politikalar geliştirmelidir. Bu konuda kliniklerin duvarlarına süslü yazılar asmaktan öte, sağlık çalışanı için davranış değiştirmeye yönelik eğitimler yapılmalıdır. Aynı biçimde, örneğin, iğne, bistüri, jilet gibi “kesici aletler” ile yaralanmalardan korunmak için, iğneleri atmadan önce bükmemek, kırmamak, enjektöründen ayırmaya ya da kapağını kapatmaya çalışmamak gerekir, çünkü bu durumlar yaralanmaların en sık nedenidir.

    Makale Yazarı: duslerkulup2

Sizde yorum yazabilirsiniz...