Eğitim Dünyası

Safra Sentezi ve Metabolizması

Safra Salınımı

Safra Sentezi ve Metabolizması

Safra: Karaciğer diğer metabolik işlevlerinin yanısıra, safra üreterek de sindirimde önemli bir rol oynar. Safra karaciğer hücreleri tarafından günde 500-1500 ml sentez edilir ve hepatik kanal yoluyla salgılanır, safra kesesinde depolanır ve konsantre edilir. K.C de üretilen ve safra kesesinde depolanan safra, sindirim sırasında safra kesesinin kasılması ile duodenuma boşaltılır. Safra, pankreas sekresyonu ile birleştikten sonra koledok yoluyla duodenuma dökülür. Safra kesesinin kontraksiyonuna yol açarak ince barsağa safranın sekresyonunu ince barsaktan salgılanan Kolesistokinin sağlar. Safra salınımında CCK yanısıra, sekretin ve N. Vagus da etkilidir. Karaciğer hücreleri tarafından sentezlenen safra, safra kesesine geldiğinde suyun reabsorpsiyonu nedeniyle 5-10 kat daha konsantre hale gelir. Safranın % 90’ı su, % 10’u lipid; Lipid içeriği kolesterol, safra asitleri Lesitin şeklindedir.

Safra Asitleri: Safra asidleri ufak yapıda, amfipatik (hem negatif, hem de pozitif yüklü grupları birarada taşıyan) moleküller olup biyolojik deterjan özelliği gösterirler. Normalde safra asidleri kanda % 1-2 mg düzeyinde bulunur. Safra asitleri kolesterolden sentezlenen 24 karbonlu steroidlerdir. Kolanik asidin oksi türevleridirler. Steran halkasında bir veya daha fazla hidroksil grubu ve 5 karbonlu yan zincirlerinde bir karboksil grubu içerirler. Primer safra asitleri;

¨  Kolik asit (3,7,12-Trihidroksikolanik asit)

¨  Kenodeoksikolik asit (3,7-Dihidroksikolanik asit)

sekonder safra asitleri;

¨ Deoksikolik asit (3,12-Dihidroksi kolanik asit)

¨ Litokolik asit (3-Hidroksi kolanik asit)

Safra asitleri, insan safrasında ya glisin yada taurin konjugelerinin sodyum tuzları şeklinde bulunurlar. Bu nedenle sıklıkla safra asitleri yerine safra tuzları olarak sözedilirler. Bu konjuge formlar ankonjuge formlara göre daha fazla iyonizedir ve daha iyi deterjan özelliğine sahiptir.

Safra Asitlerinin Biyofonksiyonları

Safra asitleri, safra içindeki kolesterolün çökmesini ve safra taşı oluşumunu önlerler. Safrada kolesterolün maksimal çözünebildiği normalde kolesterol/safra asidi oranı 5/80 olmalıdır. Bu oran bozulursa safra taşları oluşur. Safra asitleri, mukozaları tahriş ederler. Litokolik asit intramuskuler uygulandığında lokal iltihap oluşturur.

Safra asitlerinin  özellikleri: Safra asitleri, apolar yapılara apolar moleküller arası kuvvetlerle bağlanırlar ve yüzey gerilimini azaltırlar.

Yüzey gerilimini azaltarak suda çözünmeyen lipidleri emülsiyon haline getirirler ve enzimlerin bağırsak lümenindeki lipidlere daha iyi etki yapmalarını sağlarlar. Safra asitleri, hem yağların hem de yağda çözünen vitaminlerin 0,3-1m çapında emülsiyon veya 16-20Ao çapında miseller halinde emilmelerini sağlarlar. Yağlar suda çözünmezler sindirim ve emilim için, emülsiyon haline getirilir.

Safranın Fonksiyonları

Suyun yüzey gerilimini azaltır, yağları emulsiyon haline sokar ve emilimini sağlar. Kolesterol esteraz ve lipaz enzimini aktifler. Alkali deposudur (pH:6-8). Mideden gelen asiditeyi nötralize eder. İntestinal motiliteyi (Barsak hareketleri) arttırır (koloretik etki). İlaçların ve toksinlerin atılımını sağlar.

Diyetle alınan yağlar barsak lümeninde lipaz enzimi ile   parçalanır ve yağ asidleri ayrılır. Kısa zincirli yağ asidleri (C4-C12)nin emilimi için safra gerekmez, direkt emilirler. Şilomikron yapısında bulunmazlar. portal ven ile doğrudan karaciğere giderler (malabsorbsiyonda hindistan cevizi yağı kullanılır). Uzun zincirli yağ asidleri, 2 mono açil gliserol ve kolesterol safra ile miçel oluşturarak emilir. Yağlar suda çözünmedikleri için direkt olarak emilemezler. Emilebilmeleri için safra asidleri ile miçeller oluştururlar.

Kolesistokinin (pankreozimin)

KCK-PZ duodenumdaki enterik endokrin hücrelerden salınan bir hormondur. İnce barsağa gelen kimusun içindeki kısmen sindirilmiş proteinler ve yağlar , duodenumdan kolesistokinin salınımını uyarır. Kolesistokinin safra kesesinin kontraksiyonuna yol açarak safra sekresyonunu sağlar.

SAFRANIN İŞLEVLERİ 

Emülsifikasyon: safra tuzları yüzey gerilimini azaltıcı özelliktedir. Suyun yüzey gerilimini azaltır, yağları emulsiyon haline sokar ve emilimlerini sağlar. A,D,E,K vitaminlerinin emiliminde yardımcı olur. Asid nötralizasyonu: PH’sı > 7.0 olduğundan, mideden gelen asid kimusu nötralize eder. Ekskresyon: Safra asidleri ve kolesterolün ekskresyonu için önemli bir araçtır. Ayrıca pek çok ilaç, toksin, Cu, Hg ve Zn gibi  metallerin atılımında da rol oynar.

SAFRATAŞI OLUŞUMU

Kolesterolün safradaki gerçek çözünürlüğü; safra tuzu +fosfatidil kolin (Lesitin)+kolesterol’ün rölatif oranına bağlıdır. Normal safra bileşiminde   %5 kolesterol, %15 fosfatidil kolin ve %80 safra tuzu bulunur. Normalde kolesterol/safra asidi oranı 5/80 olmalıdır. Bu oran bozulursa safra taşları oluşur. Normalde kolesterol suda çözünmez, safra tuzu miçeline dahil olarak çözünür hale gelir. Safrada bulunan lesitinin de suda çözünürlüğü yoktur ancak miçellerde çözünebilmektedir. Safrada kolesterolün kısmi çözünürlüğü safra taşı oluşumuna neden olur.   5/80 oranının kolesterol lehine bozulması ile safra kesesinde kolesterol  kristalize olarak safra kesesi taşlarını (kolelitiazis) oluşturabilir. Safra tuzlarının % 95’i jejunumdan geri emilir ve portal ven ile tekrar karaciğere geri döner (enterohepatik dolaşım). Sadece %5’i feçesle atılır.

SAFRANIN RENKLİ  MADDELERİ

Safra renk maddelerinin en önemlisi sarı renkli bilirubindir. Bilirubin, hemoglobininin oksidasyonu sonucu oluşur. Yıkılan eritrositlerin hemoglobin yapılarındaki Hem sitoplazmaya salınır ve içeriğindeki demir tekrar kullanılmak üzere demir havuzuna girer. Demir içermeyen porfirin kısmı retiküloendotelial sistem hücreleri tarafından yıkılır ve yeşil renkli biliverdin oluşur. Biliverdin,  biliverdin redüktaz tarafından daha sonra bilirubine  indirgenir. Hematomun mor rengi bu nedenle zamanla önce yeşile daha sonra da sarıya döner. Bilirubin suda çözünmez (ankonjuge bilirubin, indirekt bilirubin) bu nedenle karaciğere albümin ile taşınır. Bilirubin karaciğer parankim hücreleri tarafından alınır ve glukuronik asid ile konjuge edilir. Suda çözünülebilirlik özelliği kazanmış olan konjuge bilirubin (direkt bilirubin) safraya salgılanır ve safra yoluyla ince barsağa akıtılır. Bakteriler ince barsakta serbest bilirubini ürobilinojene indirger. Ürobilinojen ise feçesle atılan renkli bileşikler olan ürobilin ve sterobiline okside olur.

Normalde plazmada bilirubin % 0.3-1 mg kadardır  ve hemen hemen tamamı ankonjuge bilirubindir. Kan bilirubin değeri 1 mg/dl’nin üzerine çıkması : hiperbilirubinemi. Bilirubinin kanda 2-2.5 mg/dl’nin üzerine çıkması:sarılık (ikter). Safra kanallarının tam olarak tıkalı olduğu Tıkanma İkterinde bilirubin barsağa ulaşamayacağından ürobilinojene çevrilemeyecek ve idrarda ürobilinojen saptanmayacaktır. Kana regürjite olan konjuge bilirubin hiperbilirubinemiye neden olur. Böylece kandan idrara geçer ve idrarda bilirubin saptanır.

Safra Kesesi

duslerkulup2

Duslerkulup olarak 2010 Nisan ayından itibaren yayın hayatımıza başlamış bulunmaktayız.Güvenirliği, kaliteyi, tarafsızlığı, eşitçiliği vizyonumuz olarak belirledik ve bundan şaşmadık.Günümüzün ihtiyaçlarını belirleyip en uygun şekilde sunmaya başladık ve kısa sürede popülitemizi yükselttik ve yükseltmeye devam edeğiz. :)

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
<?php bloginfo('name'); ?> <?php wp_title(); ?>