Prostat ve Hastalıkları Hakkında Bilgi

prostat anatomisi Prostat ve Hastalıkları Hakkında Bilgi

prostat anatomisi

Prostat ve Hastalıkları Hakkında Bilgi

Prostat mesane boynu ile ürogenital diafram arasında, gerçek pelviste yer alan fibromuskuler glandüler doku (%70) ve stromadan (%30) oluşan, 20 (18-40) gr ağırlıkta bir bezdir. Pubis simfizinin alt sınırının arkasında ve rektumun önünde bulunur. Prostatın şekli, tabanı proksimalde mesane boynu ve vezikula seminalis giriş noktalarında, apeksi distalde ürogenital diaframda olan ters çevrilmiş bir piramide benzetilir. Posteriorda ince, film tabakası şeklinde Dennonvillier fasyası’da denen bağ dokusu, prostat ve veziküla seminalisleri rektumdan ayırır, önde-apekste puboprostatik ligamanlarla pubise sabitlenir. Transvers çapı tabanda 4 cm, vertikal çapı 3 cm, anteroposterior çapı 2 cm’dir. İnce bir bağ doku bezin periferinde gerçek kapsülü oluştururken dışında pelvik fasya yalancı kapsül oluşturur.

Prostatik üretra yaklaşık 3 cm uzunluktadır ve bezin merkezinde yer alır. Üretra ürotelyum ile kaplıdır, prostatik duktuslara uzanabilir. Prostatik üretrada arka orta hatta kabarıklık bulunur ve bunun yanlarına prostatik bezler açılır. Üretra verumontanumda (colliculus seminalis) öne doğru 35°lik açılanma (0-90 derece arasında değişebilir) yapar. Bu açılanma yerinde kabarıklık genişler ve arka duvarda protrüzyon oluşturarak verumontanumu oluşturur. Sağ ve sol vas deferens ve seminal veziküllerin birleştiği noktalardan itibaren iki ejakulatuvar duktus, prostatı anteroinferior yönde geçerek, verumontanumun lateralinde üretraya açılır. Prostat apeksinde çizgili kas üretral sfinkter ile, tabanda ise detrüssor (mesane kası) ile ilişkilidir. Buralarda gerçek kapsül bulunmaz.

McNeal’ın zonal anatomik modeli:

Glandüler ve nonglandüler alanları içeren 4 zondan oluşur. Anterior fibromuskuler stromada glandüler doku seyrek olup diğer alanlarda glandüler özellik hakimdir. Bu zonlar aşağıda tanımlanmıştır. Bazen sadece geçiş zonu ile periferik (periferik ve santral zon) zon gibi iki temel zon ile basite indirgenmektedir. Transition (geçiş) zon, Santral zon, Periferik zon, Anterior fibromuskuler stroma

Glanduler prostat dokusu (%70):

En yaygın kabul gören anatomik model olan McNeal’ın modelinde, prostatik üretra ve ejakulatuvar duktuslarla ilişkilerine bağlı olarak prostat bez dokusu üç glanduler zona ayrılır.

1.) “transition” geçiş zonu: preprostatik bölge periüretral duktusları normal prostat bez dokusunun yaklaşık olarak %5-10unu oluşturur. Bu zon, proksimal prostatik üretra etrafında yerleşir ve üretraya lateral olan iki küçük lobdan oluşur. Transition zon duktusları, üretra açılanmasının hemen proksimalinde üretranın posterolateral duvarına açılır. Bezleri basit, küçük ve yuvarlak olma eğilimindedir, lümene kıvrımlar görülebilir. Stroma daha yoğun düz kas lifleri içerir ve preprostatik sfinkter ile anterior fibromuskuler stromaya karışır (8). Preprostatik bölgenin en önemli kısmı olan transition zon, benign prostat hiperplazisinde en çok tutulan bölümdür. Prostat karsinomlarının yaklaşık %15-20’si tranzisyonel zon kökenlidir.

2.)Santral zon prostat bez dokusunun %25’ini oluşturur. Apeksi verumontanumda, tabanı mesane boynunda ters bir koni şeklinde ejakulatuvar duktusları sarar. Bezleri daha geniş ve karmaşık yapıdadır. Santral zon duktusları verumontanumda ejakulatuvar duktus ağızlarının yanına açılır. Bezler diğer zonlara kıyasla daha iridir ve santral duktusların etrafında lobüller oluştururlar. Santral zon histolojisinin önemi, yüksek dereceli prostatik intraepitelyal neoplaziyi (PİN) taklit edecek şekilde psödostratifikasyon ve kribriform bezler bulunabilmesidir. Santral zon kökenli primer tümöral tutulum %1-5 (%10) dolayındadır, ancak büyük periferik zon tümörleri sıklıkla santral zona sekonder yayılım gösterirler.

3.) Periferik zon en geniş bölgedir ve prostat bez dokusunun %70’ini oluşturur. Prostat bezinin bazal kısmında santral ve transizyonel zonu sarıp distalde posterior, posteriolateral ve lateral yönde uzanıp, distal prostatik üretrayı sarar. Bezleri daha basit, küçük ve yuvarlaktır, lümende kıvrımlar izlenir. Stroma gevşektir ve rastgele dağılım gösteren düz kas liflerinden oluşur. Periferik zon karsinom ve prostatik intraepitelyal lezyonların (PİN) en sık tuttuğu bölgedir ve karsinomların %70-75’i bu zondan köken alır. Kronik inflamasyon ve atrofi de en sık bu zonda görülürken, hiperplazik değişiklikler nadirdir.

4.) Nonglanduler prostat dokusu (%30): Glanduler zon dışında prostatın nonglanduler alanları vardır. Bunlar preprostatik sfinkter, çizgili kastan oluşan sfinkter, anterior fibromuskuler stroma ve prostat “kapsülü”dür.

Prostatın Hücresel Komponentleri

Epitelyal Hücreler: ürotelyal epitel, sekretuar epitel hücreleri, bazal hücreler, nöroendokrin hücreler

Stromal Hücreler: çizgili ve düz kas hücreleri, fibroblastlar, sinir hücreleri, endotelyal hücreler

Prostat Patolojisi

İnflamasyon- Prostatit

Benign nodüler büyüme – Prostatın nodüler hiperplazisi

Tümörler – Prostat kanseri

YANGISAL HASTALIKLAR (PROSTATİT)

Sınıflandırma ve Etkenler:

*Akut bakteriyel prostatit

Escherichia coli, diğer Gram (-) çomaklar, enterokoklar, stafilokoklar

*Kronik bakteriyel prostatit

Rekürren idrar yolu enfeksiyonları (sistit, üretrit)

*Kronik abakteriyel prostatit (en sık)

*Granulomatöz prostatit

Bacillus Calmette-Guerin (BCG) tedavisi

Fungal granulomatöz prostatit

Nonspesifik granulomatöz prostatit

Klinik Özellikler:

Akut bakteriyel prostatit

**Ateş, üşüme, titreme

**Lökositoz

**Dizüri, sık idrar yapma

**Rektal incelemede

**prostat aşırı derecede hassas ve yumuşak

Kronik bakteriyel/abakteriyel prostatit

**Bel ağrısı, perineal veya suprapubik ağrı

**Dizüri

**Asemptomatik de olabilir.

Morfolojik Özellikler:

Akut bakteriyel prostatit

**Nötrofil lökosit infiltrasyonu

**Abse oluşumu

**Fokal nekroz

**Diffüz ödem

**Konjesyon

**Süpüratif yangı

**Makroskobi:  Yumuşak, süngersi, büyümüş prostat

Granulamatöz prostatit

Nedene bağlı olarak değişken morfolojik bulgular:

**Tüberküloz

**Sarkoidoz

**Fungal enfeksiyon

**Nonspesifik:  koyulaşmış prostat sekresyonuna karşı reaksiyon

PROSTATIN NODÜLER HİPERPLAZİSİ (BENİGN PROSTAT HİPERPLAZİSİ = BPH)
Nodüler hiperplazinin sıklığı yaşla birlikte progressif olarak artar: 40 yaşta → %20, 60 yaşta → %70 ve 70 yaşta → %90’dir. Epitelyal + stromal proliferasyon görülür. Prostatın periüretral bölgesinde nodüller → uretraya bası → kısmi ya da tam obstruksiyongörülür. Histolojik bulgularla klinik semptomlar arasında korelasyon yoktur.

Etiyoloji ve Patogenez: Testosteron→ 5a-redüktaz→ dihidrotestosteron→ otokrin + parakrin yolla nükleer androjen reseptörlerine bağlanır → büyüme faktörü transkripsiyonunu uyaran mitojenik sinyal yaratır→ prostatta stromal ve epitelyal hücrelerde proliferasyon olur. Puberteden önce kastre edilen erkeklerde nodüler hiperplazi gelişmez. Testosteron  da androjen reseptörlerine bağlanabilir, ancak DHT androjen reseptöründen çok daha yavaş ayrıldığı için 10 kat daha etkindir. Östrojen parankim hücrelerinin DHT’nin etkisine hassasiyetini arttırarak işlev gösterir. Prostat stromasındaki α1-adrenoreseptör prostat düz kasının kasılmasını sağlar.

Makroskopik özellikler: Transition (geçiş)  zonda periüretral bölgegörülür. Prostat 60-100 gr (normalde 20 gr)’dır. Kesit yüzünde iyi sınırlı çok sayıda ve değişik büyüklükte nodüller görülebilir. Nodüller solid-kistik şeklindedir. Uretranın lateral duvarlarına bası → dar yarık şeklinde uretra görülür.

Mikroskopik özellikler:

 Başlangıçta nodüller tamamen stromal hücrelerden oluşur → daha sonra epitelyal hakim nodüller görülür. Sonuç: bezlerde değişik oranda proliferasyon ve dilatasyon ve stromada fibröz ve musküler proliferasyon görülür.

Klinik özellikler:

Uretrada obstrüksiyona bağlı semptomlar: İdrar akışını başlatmada ve sonlandırmada zorluk, İdrar akışının aralıklı olarak kesintiye uğraması, Bazen akut idrar retansiyonudur.

Mesanede idrar retansiyonuna bağlı semptomlar → sistit ve pyelonefrit, mesanede genişleme ve hipertrofi, trabekülasyon, divertikülleri, Sık idrara çıkma, Dizüri, Noktüridir.

Tedavisi:

Koruyucu önlemler:Özellikle yatmadan önce sıvı alımının sınırlanması, Alkol ve kafein içeren ürünlerin sınırlanması, Düzenli idrara çıkmadır.

Medikal tedavi: α-adrenerjik reseptör blokerleri, DHT inhibitörü kullanmadır.

İnvaziv işlemler: Prostatın transüretral rezeksiyonu (TUR-P)

Alternatif yöntemler

erkek üreme anatomisi Prostat ve Hastalıkları Hakkında Bilgi

erkek üreme anatomisi

    Makale Yazarı: duslerkulup2

Sizde yorum yazabilirsiniz...

Kameralı Sohbet