Prostat Kanserleri Hakkında Bilgi

 

prostat tümörü Prostat Kanserleri Hakkında Bilgi

prostat tümörü

Prostat Kanserleri Hakkında Bilgi

Benign tümörler

Leiomyom ve kistadenom oldukça nadirdir.

Malign Tümörler

Primer prostat kanserlerinin %95’i asiner duktus orjinlidir ve aksi belirtilmedikçe karsinom deyimi asiner tipi gösterir. Prostatik intraepitelyal neoplazi (PİN) prostatik duktus ve asinilerde sınırlı prekanseröz durumu gösterir

Prostatik intraepitelyal neoplazi (PİN); Yapısal olarak benign duktus ve asinileri sitolojik olarak atipik epitel döşer. Yüksek ve düşük dereceli olmak üzere iki grupta incelenir. Yüksek dereceli PİN’de farklı yapısal tipler bulunur. Anlamlı nükleer atipi, kalabalıklaşma ve tabakalılaşma, belirgin nükleoller ile karakterizedir. Periferal zonda sık bulunur.

Prostat adenokarsinomu

Prostat karsinomu erkeklerdeki en sık karşılaşılan organ kanseridir ve 50 yaşın üzerindeki erkeklerde kanserle ilişkili ölümlerin, akciğer karsinomundan sonra, ikinci en sık nedenidir. Belirgin şekilde yaşlı erkeklerin hastalığıdır ve tepe noktası 65-75 yılları arasındadır. Prostatın latent kanserleri, klinik olarak saptananlardan daha sıktır ve 80 yaş üzerindeki yaşlı erkeklerde %50’den fazladır.

Prostat karsinomlarının nedeni bilinmemekle birlikte klinik ve deneysel gözlemler, patogenezde hormonal, genetik ve çevresel faktörlerin rol oynadığını düşündürmektedir. Puberteden önce kastre edilen erkeklerde prostat kanseri gelişmez ve bu durum patogenezde kısmen androjenlerin rol oynayabileceğini göstermektedir. Çoğu prostat karsinomlarının gelişmesinin orşiektomi veya dietilstilbesteron gibi östrojenlerin verilmesi ile inhibe olması gerçeği, hormonal etkiyi daha da güçlendirir.

Prostat karsinamlu hastaların birinci dereceden akrabaları arasında karsinom riskinin artmış olması patogenezde genetik faktörlerin etkili olduğunu düşündürmektedir. Bazı endüstriel oturma bölgelerinde prostat karsinom riskinin artması ve hastalığın insidansında önemli coğrafik faklılıkların bulunması, çevresel faktörlerin de etkili olduğunu göstermektedir.

Morfoloji: Prostat karsinomlarının %70’i dış (periferik) glandlardan gelişir ve bundan dolayı rektal muayene ile palpe edilebilir. Makroskobik olarak radikal prostatektomi materyalinde tümörü saptamak güç olabilir. Prostat kapsülünün hemen altında düzensiz sınırlı, sert, gri-beyaz veya sarı renkte kitleler şeklinde gözükür. Erkenden bölgesel pelvik lenf nodüllerinde metastaz görülebilir. Lokal olarak ilerlemiş kanser sıklıkla seminal vezikülleri ve periüretral prostat bölgesini infiltre eder. Komşu yumuşak dokuları ve mesane duvarını istila eder.

Mikroskopi: Çoğu prostat karsinomu, farklı diferansiasyon derecesi gösteren adenokarsinom’lardır. İyi diferansiye lezyonlar düzensiz, gelişi güzel bir şekilde komşu stromayı infiltre eden küçük glandlardan oluşur. Neoplastik glandlar tek sıralı, nukleolusları belirsiz, kübik hücrelerle döşelidir. Normal veya hiperplastik glandlarda görülen bazal hücre tabakası yoktur. Anaplazi derecesinin artması ile düzensiz, karışık glandüler yapılar, papiller veya kribriform epitelyal yapılar ve ekstrem olgularda ise kötü differansiye hücre tabakaları yer alır. Asiner karsinomların farklı alt tipleri tanımlanmıştır.

Genellikle tümör hücrelerinin üniform oluşu ve anaplazinin bulunmayışı prostat karsinomlarının histolojik tanısında güçlükler yaratır. Malignitenin en güvenilir bulgusu kapsül, perinöral ve vasküler kanalların infiltrasyonudur.

Günümüzde en fazla kullanılan histolojik derecelendirme şeması, glanduler diferansiasyon derecesine ve tümörün büyüme örneğine dayanan Gleason sistemidir.

Klinik özellikler:

Prostat karsinomları, klinik olarak özellikle erken evrede sessizdir. İnsidental kanserlerin sıklığı yaş ile artar ve 80 yaşın üzerinde %70’in üzerine çıkar. Asemptomatik olgularda otopsi veya hiperplazi nedeniyle alınan transuretral rezeksiyon materyalindeki bu tümörlerin uzun dönemdeki etkileri bilinmemektedir.

Tümörün periferik zonda olması nedeniyle lokalize hastalığı olan çoğu olguda semptom yoktur. Çoğu kanserin prostatın periferik bölgesinde başlaması nedeniyle, rutin rektal inceleme sırasında keşfedilebilirler. Daha yaygın olan hastalık, lokal rahatsızlık dahil prostatizm belirti ve semptomlarını ve aşağı üriner sistem obstruksiyonunun ip uçlarını ortaya koyabilir. Bu aşamada fizik incelemede sert, fikse prostatla karşılaşılır. Prostatın daha agressif karsinomları metastazlarla kendini gösterebilir. Kemik metastazları sıktır, erkeklerdeki osteoblastik kemik metastazları prostat kanseri için tanı koydurucudur.

Serum prostat-spesifik antijen (PSA) düzeylerinin ölçülmesi erken karsinomların tanısı için yararlıdır. Ancak düzenli ölçümlerin tedaviye yanıtı değerlendirmede önemi büyüktür. Lokalize hastalığın cerrahi yada radyoterapi ile tedavisi sonrasında PSA değerlerinde artış rekürrens yada metastaz varlığını gösterir.

Rektal muayene ve transrektal ultrasonografi erken tümörlerde düşük spesivite ve sensitiviteye sahiptir. PSA yüksekliğinde tanının diğer işlemlerle doğrulanması gerekir. Prostat hastalıklarında laboratuar diğer derste detaylı anlatılacağından PSA daha fazla anlatılmamıştır. Transrektal ultrasonografi, biopsi alımı için yol göstericidir ve kesin tanı için biopsi gereklidir.

Tümör yaygınlığının anatomik evrelendirilmesi, prostat karsinomunun değerlendirilmesinde ve sağıtımında önemli rol oynar. Lenf nodu metastazı olmayan lokal hastalık genç yaştaki olgularda cerrahi yada radyoterapi ile tedavi edilir. Düşük evreli tümörlerin prognozu çok iyidir. Yüksek evreli hastalarda prognoz kötüdür.

Diğer tümörler

Prostatta asiner adenokarsinom dışında ender de olsa duktal adenokarsinom, skuamöz hücreli karsinom, adenoid kistik karsinom ve ürotelyal karsinom gelişir.

prostat kanseri 1 Prostat Kanserleri Hakkında Bilgi

prostat kanseri

    Makale Yazarı: duslerkulup2

Sizde yorum yazabilirsiniz...