Obezite ve Lifli Gıdaların Önemi

Polisakkaridler 1 1024x508 Obezite ve Lifli Gıdaların Önemi

Polisakkaridler

Obezite ve Lifli Gıdaların Önemi

Diyetteki Lifli gıdalar

  • selüloz (suda çözünmez)
  • diğer polisakkaridler :hemisellüloz-suda çözünmez, gam , pektin-suda çözünür, şekerlerin emilimini ↓,
  • lignin suda çözünmez, polisakkarid değildir.
  • İnsan ince barsağında selülozu sindirebilen (β-1,4 glikozid bağını hidroliz edebilen) enzim yoktur, selüloz kalın barsaktaki mikroflora (laktobasiller) tarafından fermente edilerek kısa zincirli yağ asidleri, H2 , CO2 ve metan oluşturulur. suda çözünmediğinden gıdaların barsaklardan geçiş hızını ↑sindirilemediğinden feçes kitlesini ↑
  • Diyetteki liflerin kaynağı bitki hücrelerinin duvarları ve bitki özleri
  • Selüloz rafine edilmemiş (işlenmemiş, tam taneli) tahıllarda (tam buğday unu) , kepekte, lahana, kuru baklagiller, elma ve köklü sebzelerde,
  • Pektin elma, turunçgiller ve çilekte
  • Yetişkinlerin günde 20-25 g, 2 yaşından büyük çocukların 5-10 g lif alması önerilmektedir.

Diyetteki başlıca lifler ve etkileri

Selüloz

  • İşlenmemiş tahıllar : sindirilemezler, feces kitlesini ↑
  • Kepek : suda çözünmez, gıdaların barsaktan geçiş hızını ↑
  • Tam taneli buğday unu : suyu emer, kalın barsak basıncını ↓

Pektinler

  • Suda çözünürler
  • Midenin boşalmasını geciktirirler
  • Şekerlerin emilimini ↓
  • Barsak lümeninde safra asitleri ve kolesterole bağlanırlar
  • Serumda total ve LDL kolesterolü ↓

 Ligninler

    • Polisakkarid değildirler.
    • Sebzelerin sert kısımlarında bulunurlar
    • Selüloz gibi sindirilemezler
    • Suda çözünmezler
    • Feces kitlesini ↑
    • Kolesterolü bağlarlar
    • Organik bileşikleri absorbe ederler (karsinojenleri)

Lifli gıdalar, diğer gıdaların emilim hızını ve feçes kitlesini etkiler, mide boşalmasını ve gıdaların emiliminin gerçekleşeceği ince barsağa geçişini geciktirirler, safra asidleri ve kolesterole bağlanarak ve böylece kolesterolün emilimini azaltarak (öz. pektin ve ligninler ) kan kolesterol düzeyini düşürmeye yardımcı olurlar (DM ve ateroskleroz riskini ↓).

  • Tokluk hissi oluşumunu çabuklaştırdıklarından , daha az kalori aldırırlar (obesitenin önlenmesi)
  • Kolon kanseri riskini ↓

**  lif tüketimi arttıkça gıdaların barsaklardan geçiş süresi     hızlanacağından, kanserojenlerin barsak mukozası ile etkileşme   süresi ↓

**   bazı lifler karsinojenleri bağlayarak vücuttan uzaklaştırırlar.

Bazı liflerin kolon mikroorganizmaları tarafından sindirilmesi ile açığa çıkan organik bileşikler (asetat, propiyonat, bütirat) ve metan gazı ozmotik aktiviteyi arttırarak su tutar ve feçesin miktarını arttırıp kıvamını yumuşatırlar, böylece defekasyon sık ve kolay olur.

Bu etkilerinden dolayı ;

  • divertikülit (kalın barsaktaki musküler tabakanın zayıf noktalarından dışarı uzanan kolon mukozasının infeksiyonu) ,
  • hemoroid (rektumun alt ucu ve anüs venlerinin genişlemesi) v.b.
  • konstipasyon (kabızlık) defekasyon güçlüğü görülen barsak hastalıklarında tedaviye yardımcıdırlar.

PREBİYOTİK ve PROBİYOTİKLER

Çavdar, yulaf, kepek vb doğal lifler ve bunların fermentasyon ürünleri (prebiyotikler : inülin, pektin, β-glukan), barsaklardaki yararlı mikroorganizmaların (probiyotikler : laktobasiller) varlığında, tüm vücutta üretilen Ig’lerin %80’ini sentezletir. Probiyotikli gıdalar (yoğurt) ile laktobasiller barsaklara kalıcı olarak yerleştirilebilir. Probiyotiklerle prebiyotiklerin kombinasyonu sonucu oluşturulan simbiyotiklerin barsak florasını patojen mikroorganizmalara karşı koruduğu gösterilmiştir.

Simbiyotiklerle yapılan klinik çalışmalarda;

  • kronik karaciğer hastalıklarında sağ kalma süresinin uzatıldığı,
  • AIDS’li hastalarda immün sistemin güçlendirilebildiği,
  • mide ülserlerinde iyileşmenin hızlandırılabildiği,
  • akut ve kronik ishallerin (diyare) tedavi edilebildiği,
  • organ nakli uygulanan alıcılarda enfeksiyon riskinin azaltılabildiği ortaya konmuştur.
   

Düşüncelerinizi bekliyoruz :)

<?php bloginfo('name'); ?> <?php wp_title(); ?>