Lökosit Tipleri Hakkında Detaylı Bilgi

Granülositler Lökosit Tipleri Hakkında Detaylı Bilgi

Granülositler

Lökosit Tipleri Hakkında Detaylı Bilgi

GRANÜLOSİTLER

NÖTROFİL: 2-5 (ort. 3) segment içerir. Çekirdek koyu mor renklidir. Sitoplazma açık pembe- mavi granüller içerir. Granüllü görünümün nedeni içerdiği veziküllerdir (lizozom). Toplam lökositlerin % 50-70‘dir. Yaşam süresi 1-2 gün. Dolaşımdaki nötrofillerin ortalama yarı ömrü 6 saattir. Dolayısıyla normal düzeyi sağlamak için her gün 100 milyardan fazla üretilmeliler. Başlıca primer (azurofil) ve sekonder (spesifik) granüller bulunur. Nötrofillerde granül oluşumu hücre diferansiasyonu sırasında gerçekleşir ve veziküllerde depolanır. Total kan nötrofillerinin yarısı dolaşım yatağında (damar lümeninde), diğer yarısı ise marginal yatakta (transendoteliyal geçiş için damar endotel hücrelerine tutunmuş durumda) bulunur.

NÖTROFİLLERİN YAPISI VE MEKANİZMALARI

Nötrofiller, IgG ve kompleman C3b için spesifik yüzey reseptörleri, kemotaktik reseptörler  ve çeşitli sitokinleri bağlayabilen reseptörler taşırlar. Nötrofiller güçlü fagositik aktiviteleri ile inflamasyonun temel hücreleridir. Sitoplazmalarında ameboid hareket etme yeteneği kazandıran kontraktil proteinler (aktin) bulunur.  Psödopodler çıkararak kemotaktik etkene doğru yönelebilirler.

Bütün granülositlerde, yangı ve alerji tepkimelerine katılan biyolojik etkin maddeleri içeren sitoplazmik granüller bulunur. Bakterilerin vücuda saldırmasıyla yangı yanıtı tetiklenir. Kemik iliği çok sayıda nötrofil üretir ve salma yönünden uyarılır. Bakteri ürünleri, plazma etmenleri ve hücreleri ile etkileşerek nötrofilleri enfeksiyon alanına çeken (kemotaktik) ajanlar üretir.  Ayrıca vazokonstrüktör ve trombosit kümeleştirici ajanlar olan tromboksanları ve orta derecede bir yangı karşıtı etki yapan diğer prostoglandinleri de salar.

EOZİNOFİL: Genellikle 2 segmentlidir. Büyük ve koyu pembe granüller içerir. Tüm lökositlerin % 2 -6’ sıdır. Paraziter enfeksiyonlarında kanda artarlar. Allerjik reaksiyonlar sırasında peribronşiyal dokuda ve deride toplanırlar. Kemik iliğinde miyeloid öncüllerden gelişirler ve erken miyeloid aşamalarında nötrofillerden ayırd edilebilir. Eozinofil kolonileri T lenfositlerinden salgılanan IL-3, GM-CSF ve IL-5 ile uyarılır.

İri granüller: Major Bazik Protein (MBP) kırmızı boyanır (Güçlü bir doku toksini)

Küçük granüller: Aril sülfataz ve asit fosfataz enzimini içerirler (Aşırı duyarlılık reaksiyonlarından sorumlu)

EOZİNOFİL AKTİVASYONU

Eozinofillerin aktivasyonundan IgE reseptörleri sorumludur. IgE’ nin Fc bölgesine özgü reseptörleri bulunur. Bu reseptörler aracılığı ile IgE antikorları ile opsonize olmuş parazitlere ulaşmaları kolay olur.

Fagositoz Lökosit Tipleri Hakkında Detaylı Bilgi

Fagositoz

BAZOFİL: Genellikle 2 segment içerirler. Granülleri iri, koyu mavi -siyah renkte olup tüm sitoplazmayı doldurur. Tüm lökositlerin % 0.5 idir. Mast hücrelerine benzerler. Heparin, histamin, bradikinin, serotonin salgılarlar. Bazı allerjik reaksiyonlarda rol oynarlar. Bazofillere yalnızca periferik kanda rastlanırken, mast hücreleri organizmanın dış çevre ile ilişkili dokularda bulunur. Akciğer, lenfoid doku ve gastrointestinal sistem submukozasında sayıları yüksektir.  Uzun ömürlü hücrelerdir, inflamasyon sırasında dokuda çoğalabilirler. T- lenfositlerden salgılanan bir histamin salıcı faktör ile etkinleştirildiklerinde histamin ve diğer yangı aracılarını salarlar ve ani tip aşırı duyarlılık tepkimelerinde başlıca rol oynarlar.  Bu tepkimeler, hafif ürtiker ve rinitten ciddi anafilaktik şoka kadar değişen sınırlar içindedir.

Bazofillerin aktivasyonu

Aktivasyona yol açan durumlar:

1) Vücut ısısında yükselme, mekanik travma, radyasyon

2) Kimyasal ajanlar (toksinler, zehirler, proteazlar)

3) Endojen mediatörler (Doku proteazları, eozinofil ve nötrofillerden kaynaklanan proteinler)

4) IgE ve kompleman sistemi ile ilişkili immun mekanizmalar

MONOSİT: 16-20 mm çapında büyük ve yuvarlak hücrelerdir. Çekirdek yuvarlak, oval hatta böbrek görünümlü olabilir. Kemik iliğinde gelişen fagositik hücrelerdir. Doku makrofajlarının öncüleridir.

MONOSİT/ MAKROFAJ

Doğal ve edinsel bağışıklıktan sorumludur. Miyeloid seriden gelişir.  Kemik iliğinde gelişim 6 gün sürer:  Monoblast  -> Promonosit -> Monosit

Kemik iliğinden dolaşıma girerler ve yaklaşık 3 gün burada kalırlar. Daha sonra, dokulara geçerek doku makrofajları halini alır. Bunların dokulardaki ömrü bilinmemekte ise de, insanlarda kemik iliği nakillerinden elde edilen veriler, yaklaşık 3 ay hayatta kaldıklarını düşündürmektedir. Görüldüğü kadarıyla, bunlar, dolaşıma geri dönmektedirler.

Makrofajlar

T-lenfositlerden salınan lenfokinlerle etkileşir. Etkin makrofajlar, kemotaktik uyarılara (Kompleman C5a, Lökotrien B4 (LTB4), Bakteriyel peptidler) yanıt olarak göç eder ve genel olarak, nötrofilin benzeri olaylarıyla bakterileri yutar ve öldürür. (Çok güçlü fagositoz ve endositoz) Bunlar bağışıklıkta anahtar rol oynarlar.(Sindirim + antijen sunumu) Lenfosit ve diğer hücreleri etkileyen faktörlerin, E serisi prostaglandinlerin ve pıhtılaşmayı destekleyici faktörleri salgılamaktadır. [Proteolitik enzimler, Reaktif oksijen bileşikleri oluşumu, Kompleman bileşikleri, Prostaglandinler, Sitokinler (IL-6, IL-1, TNF)]

Tüberküloz gibi kronik yangı hastalıklarında görülen çok çekirdekli dev hücreleri oluşturmaktadır. Doku makrofajları;

*Karaciğerde Kupffer hücreleri

*Akciğerde alveoler makrofajlar

*Kemikte osteoklast

*Beyinde mikrogliadır.

LENFOSİTLER: Bağışıklığın oluşturulmasındaki kilit elemanlardır. Doğumdan sonra, bir kısım lenfosit kemik iliğinde üretilse de bunların çoğu, lenf düğümleri, timus ve dalakta, buraya önceden kemik iliğinden gelmiş olan öncül hücrelerden üretilir,  T ve B hücre öncüllerini oluşturmak üzere, timus veya bursada işlenir. Lenfositler kan dolaşımına büyük ölçüde lenfatikler yoluyla girer. Herhangi bir anda, vücuttaki lenfositlerin sadece yaklaşık %2’si periferik kanda bulunur. Geriye kalan kısmının çoğu lenfoid organlardadır.

Nötrofil fonksiyonlarının düzenlenmesi:  Hematopoetik büyüme faktörleri, sitokinler, biyoaktif lipidler, nöroendokrin hormonlar, histamin ile düzenlenir. Bir bölümü nötrofiller tarafından sentezlenir ve salınır (otokrin ve parakrin etki). IL-1, TNF-a , IL-6, IL-8, GM-CSF

Sitokinler, nötrofillerin sitotoksik etkilerini artırırlar. IL-1, IL-6 ve TNF- a pirojenik sitokinler olup NADPH oksidazın aktivasyonuna yol açarlar. IL-8, proinflamatuar sitokin olup potent bir kemoatraktandır .

Biyoaktif Lipidler: Membranda araşidonik asidin metabolizması sırasında sentezlenirler. Prostaglandinler, lökotrienler ve lipoksinler . Lökotrienler vasküler permiabiliteyi artırarak inflamasyon yanıtını güçlendirirler. Prostaglandinler birçok nötrofil fonksiyonunu baskılarlar. Lipoksinler nötrofillerin mikrobisidal aktivitesini inhibe ederler.

Nöroendokrin düzenleme: Stres hormonları inflamasyonunun düzenlenmesinde sistemik ve lokal etkiler gösterirler. Sitokin ve nörotransmiterler arası karşılıklı etkileşim nöroendokrin ve immun sistem arası kimyasal iletişimi sağlar. Büyüme hormonu, prolaktin, glukokortikoidler ve katekolaminler nötrofil fonksiyonlarını düzenler. Büyüme hormonu ve prolaktin nötrofil fonksiyonlarını aktive ederlerken, glukokortikoidler immunosupresyon yaparlar.

NÖTROFİL ve MONOSİTLERİN ÖZELLİKLERİ

* Kemotaksis

*Adezyon

* Diapedez

* Marginasyon

KEMOTAKSİS

Lökositlerin kemotaktik bir uyarana (kemotaksin) doğru hareketidir.

Kemoatraktan: Lökositlerin hareketine yol açan endojen veya ekzojen kaynaklı maddelerdir.

Kemoatraktan Maddeler

  • Bakteriyel peptidler
  • lökotrienler
  • lenfosit, mast hücreleri
  • siklik nükleotidler
  • prostaglandinler
  • antijen-antikor kompleksleri
  • Kompleman C5a
  • Dokudaki dejeneratif ürünler
  • Plazma pıhtılaşmasının neden olduğu çeşitli reaksiyon ürünleri

Kemotaksis kemotaktik maddenin konsantrasyon farkına bağlıdır. Konsantrasyon farkı lökositlerin doğrusal hareketine neden olur.

KEMOTAKSİN HÜCREYE BAĞLANDIKTAN SONRA BİR DİZİ METABOLİK OLAY GELİŞİR. Hücre membran potansiyelinde değişikliktir. Ca 2+ artışı olur. Membran fosfolipidlerinin sentez hızında artış olur. Nötrofil hücresi polarize olur, psödopod gelişir.

Adezyon:

Endotel hücrelerinde adhezyon moleküllerinin ekpresyonunda artış olur.  Nötrofiller reseptörleri ile endotelde bulunan integrin ailesinden intraselluler adhezyon moleküllerine (ICAM) bağlanarak endotele yapışırlar (Adezyon).

Adezyon molekülleri: Selektin, Musin benzeri glikoproteinler , İmmunoglobulin ailesi, İntegrin .

Total kan nötrofillerinin yarısı dolaşım yatağında (damar lümeninde), diğer yarısı ise marginal yatakta (transendoteliyal geçiş için damar endotel hücrelerine tutunmuş durumda) bulunur. İnflamasyonda dolaşımdaki nötrofillerin marginasyon yığınağı artar.  İnflamasyon bölgesine bu yığınaktan nötrofil girişi olur (diapedez).

DİAPEDEZ: Nötrofilin endotel hücrelerinin birleşme yerlerinden geçerek bazal membranı delip damar dışına çıkmalarıdır. Dolaşımdan ayrılan bu hücrelerin bir çoğu, sindirim kanalına geçer ve buradan vücudu terk eder.

MARJİNASYON

Kemotaksis ile hasar bölgesine çağrılan periferik kandaki aktifleşmiş lökositler dokuya geçerler. Damar duvarına yaklaşan nötrofiller endotel hücrelerinde bulunan Selektin molekülleri ile endotel yüzeyine çekilirler. Bu olaya “marjinasyon” denir.

FAGOSİTOZ

Mikroorganizmalar dahil olmak üzere partiküller (>0.5 mm), yabancı maddelerin, bakterilerin, yaşlanmış hücrelerin mononükleer hücreler ve nötrofiller tarafından hücre içine alınarak parçalanması ve sindirilmesidir. Diğer bir değişle, Artmış motor etkinlik, endositozla bakterilerin hızla sindirilmesini sağlar.

OPSONİZASYON

Fogositoz olayı vücut sıvıları içinde gerçekleşiyorsa bu bağlanma kendiliğnden olmaz. Çünkü vücut sıvılarındaki nötrofillerin ve m.o’ların yüzeyi negatif yüklüdür. Nötrofillerin m.o’lara bağlanmasına engel olan bu duruma zeta potansiyeli denir. Bağlanmanı gerçekleşmesi için m.o’nın yüzey elektrik yükünün en azından nötrleştirilmesi gerekir. Bu olaya opsonizasyon denir.

İNTRASELLÜLER ÖLDÜRME

Oksidatif olmayan:  Lizozomal granüllerde bulunan katyonik proteinler (defensin, elastaz, katepsin) pH’ yı düşürerek ve diğer proteolitik enzimler (lizozim, proteazlar) de yıkıcı özellikleri ile etkilidir. Fagozom içeriği ya da reaktif oksijen metabolitleri hücre dışına yayıldığında dokuya zararlı olmaktadır.

Defensinler: Azurofilik granüllerin % 30-50’ sini yapar. Mikrop öldürücü protein ve proteazdırlar. Etki spektrumları çok geniştir (bakteri, mantar ve bazı viruslar). Hedef hücrenin membran permiabilitesini değiştirerek sitotoksisiteye yol açarlar. Memelilerde a ve b olmak üzere 2 tip defensin vardır, ancak omurgasızlar ve bitkilerde başka tipler de bulunur.

Serin proteazları: Elastaz ve katepsin G, bakteri mebranındaki kollajen çapraz bağlarını, proteoglikanları ve elastini hidrolize ederek bakteriyi parçalar. Lizozomal proteazların doku harabiyetine yol açan  etkileri serum ve sinoviyal sıvıdaki proteaz inhibitörleri (a2 -makroglobulin ve a1 -antiproteaz ile sağlanır).  (Proteaz-Antiproteaz dengesindeki bozukluk amfizeme yol açabilir).

Oksidatif yol: Ayrıca, nötrofillerde hücre zarına bağlı bir enzim olan NADPH oksidaz etkinleşerek toksik oksijen metabolitleri üretir. Toksik oksijen metabolitleri ve granüllerden gelen proteolitik enzimlerin bileşkesiyle, nötrofil çok etkili bir öldürme aygıt haline gelir.

DEGRANÜLASYON

Ekzositoz ile nötrofil granülleri bakterileri içeren fagositik vakuollere ve bir dereceye kadar interstisyel boşluğa içeriklerini boşaltmasına denir. Diğer bir tanım,

Degranülasyon: Granül membranı ile nötrofil hücre membranı füzyona uğrar, granül içeriği hücre dışına boşaltılır. Salgı olarak, Lipid membrandan salgılanan mediyatörler ve sitokinler salgılanır.

Fagositoz mikroskop görünümü Lökosit Tipleri Hakkında Detaylı Bilgi

Fagositoz mikroskop görünümü

   

Düşüncelerinizi bekliyoruz :)

<?php bloginfo('name'); ?> <?php wp_title(); ?>