Kronik Metabolik Hastalıklar ve Egzersiz

Kronik hastalıkta egzersiz Kronik Metabolik Hastalıklar ve Egzersiz

Kronik hastalıkta egzersiz

Kronik Metabolik Hastalıklar ve Egzersiz

Prevantif ve Terapötik Egzersizlerin Etkileri

Metabolik, hormonal, immünolojik, vasküler ve strüktürel adaptasyonlar üzerinde etkilidir. Diyabet, hipertansiyon, KKH, obezite, hiperlipidemi, osteoporoz, osteoartroz hastalıklarında yararlıdır. Predispoze kişilerin belirlenmesi ile etkin prevantif etkilidir. Prevantif ve Terapötik Egzersizler dört temel prensip üzerine kuruludur. Bunlar; Egzersizin şekli, egzersizin şiddeti, egzersizin süresi, egzersizin sıklığıdır.

Egzersizin Şekli: Vücudun büyük kas kitlelerini harekete geçiren dinamik egzersizlerdir. Pratikte yavaş koşu, hızlı yürüyüz, bisiklet, yüzme, aerobik, step, kültür fizik hareketleri ve dans gibi sportif aktiviteler önerilmektedir.

Egzersizin Şiddeti: Maksimal oksijen kullanım kapasitelerinin(VO2 max) %50-70’inde yapılan egzersizler (submaksimal egzersizler) hastayı fazla yormayan ve terapötik etkinliği daha yüksek olan egzersizlerdir. Pratikte bu hastanın maksimal kalp atımının da %50-70’i olarak tarif edilmektedir. Bu şiddette yapılan egzersizler kesinlikle bitkinlik ve buna bağlı isteksizlik oluşturmamaktadır. Daha şiddetli egzersizlerde sempatoadrenal aktivitenin aşırı stimülasyonu sonucu hiperglisemi riski bulunmaktadır ve bu nedenle kontraendikedir.

Egzersizin Süresi: 20-60 dk’lık egzersiz seansları önerilmektedir. Daha kısa süreli egzersizler olumlu metabolik adaptasyonların yerleşmesinde daha az etkili olmaktadır. 60 dakikayı geçen egzersizler ise hipoglisemi riski nedeniyle rutinde önerilmemektedir.

Egzersizin Sıklığı: Haftada en az 3-4 defa olmalıdır.

Kuvvet Egzersizleri

Büyük kas kitlesi ile, haftada 2-3 gün, 10-15 tekrardan 3-4 set şeklinde olmalı ve hasta zorlanmamalıdır. Diyabet, obezite, KKH, hipertansiyon gibi hastalıklar üzerinde genel etkilidir. Submaksimal aerobik egzersizler (kuvvet egzersizleri) yapılmalı iken Osteoporoz, Gonartroz gibi hastalıklarda ise lokal etkili olup kuvvet egzersizleri ve denge egzersizleri önerilir.

Diyabet ve Egzersiz

Ailevi dispozisyon + GT bozuk bireyler ile aterosklerotik değişikliklerin fazla yerleşmediği orta yaşlı tip 2 diyabetliler için etkilidir. Tip 1 diyabete rağmen spor; metabolik adaptasyonlar belirgin değildir. Psikososyal kazanımlar elde edilir. Bedensel ve mental gelişme ile olgunlaşma olur. Kişilik gelişimi ve sosyalizasyon sağlar. Kontraendikasyon ve komplikasyonlara karşı otokontrolleri iyi olmalıdır. Tip 2 diyabet nedeniyle spor; insüline karşı periferik sensibilitenin artması sağlar. İnsülinden bağımsız glikoz uptake’nin artması sağlanır. Glukoz homöstazının stabilizasyonu sağlanır. Enerji kaynağı olarak serbest yağ asitlerinin tercih edilmesi sağlanır.

Egzersiz öncesi tıbbi ön muaynede; sekonder patolojiler, mikroanjiyopatik değişiklikler, manifest nöropatiler, retinopati değerlendirilmelidir. Hastanın diyabeti regüle olmalıdır: 250-300 mg/dl glukoz, idrarda aseton pozitif. Atletizmin teknik branşları, tenis, binicilik, top ve takım oyunları, dağ yürüyüşleri, kuvvet ve dönüş sporları şartlı tavsiye edilen sporlardır. Maksimal kuvvet çalışmaları ve izometrik kasılmaların hakim olduğu sporlar sakıncalı sporlardır. Dağcılık, paraşütle atlama, hava sporları, motor sporları, dalma, hız yapılan diğer sporlar kontraendike sporlardır.

OBEZİTE

BKİ (kg/m2) en sık kullanılan ölçektir. <18.5: zayıf,  18.5-24.9: Normal,  25-29.9: Fazla kilolu,  30-39.9: Obez,  >40: Morbid obez.

Türkiye’de %41 oranında fazla kilolu popülasyon varken %25.2 (K:%36.1 , E: %21.5). Obezite için submaksimal aerobik egzersizler ve kuvvet çalışmaları yapılmalıdır. Adaptasyon dönemi önemlidir. İkincil patolojilere dikkat edilmelidir. Kas eklem şikayetleri, uygun rehabilitasyon  ile giderilebilir. Etkisiz egzersizler ortopedik sorunlara yol açar. Kişisel egzersiz reçetesinin önemi ortadadır. Kas- iskelet sisteminin zayıf halkası tespit edilmelidir. Eğitim ve bilinçlendirme yapılmalıdır.

Hipertansiyon ve Egzersiz

Fiziksel Aktivite: Sendanter yaşam tarzı 1950-60’larda incelenmeye başlandı. Majör bir etken olarak fiziksel aktivite önerilmektedir. 1990 sedanter yaşam sigara içimine eş zararda tespit edilmiştir. Sistolik kan basıncı 7-15 mmHG düşürürken, diyastolik kan basıncı 5-7 mmHG düşer. Etki süresi egzersiz bitiminden genelde 4-10 saat, bazen 22 saat sonrasına kadar etkilidir. 2 mmHG CVA’ya bağlı ölümlerin %10, iskemik kalp hastalıklarına bağlı ölümleri %7 azaltmaktadır.

Etki Mekanizmaları: Multifaktöryeldir. Nörohümeral, vasküler, strükürel adaptasyonlar olur. Sempatik uyarı ile indüklenen vazonkonstrüksiyon azaltılması sağlanır. Katekolamin seviyesinin azalması sağlanır.

Kronik Kalp Hastalığı ve Egzersiz

Hastalık kontrol altında olmalıdır. 180/105 mmHg: önce farmakoterapi, sonra egzersiz programı uygulanır. Submaksimal aerobik egzersizler yapılmalı. Dinamik kuvvet egzersizleri (izometrik kasılmalara ve valsalvaya dikkat) tercih edilebilir.

   

Düşüncelerinizi bekliyoruz :)

<?php bloginfo('name'); ?> <?php wp_title(); ?>