Kırmızı Başlıklı Kız Hikayesinin Yeni Versiyonu

57e348f09dhoodwinkedpo9bz1 Kırmızı Başlıklı Kız Hikayesinin Yeni Versiyonu

Hepimiz biliriz kırmızı başlıklı kız
hikayesini. Kurt için hep kötü kurt, hain kurt denilmiştir hikayelerde.
Oysa durum değişik yönlerden bakıldığında farklılık gösterebiliyor? Hadi
gelin hepimizin bildiği ?Kırmızı Başlıklı Kız? hikayesini bir de kurdun
ağzından dinleyelim;

Her gün yaptığım gibi ormanı temizlemeye
çıkmıştım. Orman benim evim, temiz tutmak da benim görevim. Derken bir
kız beliriverdi. Kırmızı başlık ve peleriniyle çok şüpheli bir görünümü
vardı. Kimin aklına gelir bu garip kıyafeti giymek. Bir kurnazlık
peşindeydi mutlaka. Bir süre dikkatle izledim bu garip kızı. Elinde
taşıdığı üzeri örtülü sepette kim bilir ne taşıyordu? Yürüyüşü bile
normal değildi. Yanına yaklaşıp ne yaptığını sorunca bana büyükannesinin
evine gittiğini söyledi ama gel de inan. Yine de bıraktım peşini kendi
işime döndüm. Ama aklım o kıza takıldı bir kere? Bir gidip bakayım doğru
mu söyledikleri dedim kendi kendime; gerçekten böyle bir büyükanne var
mı? Siz olsaydınız gerçekliğini kontrol etmek istemez miydiniz? Orman
benim evim. Ben hem ev sahibiyim, hem de diğer orman sakinlerine karşı
sorumluyum.

Neyse uzatmayayım? Gittim, baktım ve
gerçekten bir büyükanne buldum. Sorduğumda ?evet o küçük kız benim
torunum? dedi. Ben de sorumlu bir kişi olarak; ?bu küçük kız
yabancılarla konuşulmayacağını öğrenmemiş daha!?? dedim ve anlattım
küçük kızla karşılaşmamı? Büyükanne de ürperdi ve birlikte küçük kıza
bir ders vermeye karar verdik. O yatağın altına saklandı, ben onun
geceliğini giydim, başlığını taktım ve yatağına yattım. Küçük kız
birazdan içeri girdi. Seslendi cevap verdim. Ne şaşkın bir çocuk!.. Beni
büyükannesi sanıvermişti. Ben benim büyükannemi değil sesinden,
kokusundan bile tanırım oysa ki. Neyse bunlar bir şey sayılmaz, daha
neler yaptı bilseniz. Kulaklarımın niçin büyük olduğunu sordu. Ne ayıp
şey hiç sorulur mu!? Yine de çocukluğuna verip yumuşak bir sesle
cevapladım. ?Seni iyi dinlemek için?? Ama bu sefer kalkıp da burnumun
niçin büyük olduğunu sormaz mı!.. Küçük kız hiç mi hiç terbiye almamış.
Ben zaten burnumu kendime kompleks haline getirdim, özgüvenim
sallantıda. Psikologlar, estetisyenler? Dünya para harcıyorum ama
nafile. Yine aldırmamaya çalışırken bu sefer de ağzımın kocaman olduğunu
yüzüme vurmaz mı! Tabi ki kızdım, siz olsanız kızmaz mıydınız?

O sinirle ayağa fırlayıp peşinde
koşturmaya başladım. Birden ne olsa beğenirsiniz! Bir kocaman avcı
elinde tüfek kapıdan dalıverdi. Beni ?seni hain kurt, büyükanneyi yedin
değil mi?..? diye suçlamaz mı! Halbuki büyükannenin kılına bile
dokunmadım, o da saklandığı yerden çıkıp beni korumaya çalışmadı. Malum
yaşlılık, kulakları iyi duymuyor. Avcı mahkeme yapmadan infaz kararımı
verdi. Tabi ben de adalet bulamayacağımı, hatta canımı yitireceğimi
anlayıp pencereden zor attım kendimi. Geçirdiğim büyük korkunun
sarsıntısı yetmiyormuş gibi o gün bu gün ormanda bile yüzümü rahat
gösteremez oldum. Adım haine çıktı.

Yeter Artık?! Ben Suçsuzum!

   

Düşüncelerinizi bekliyoruz :)

<?php bloginfo('name'); ?> <?php wp_title(); ?>