Eğitim Dünyası

Karaciğer İşleyişi Hakkında Bilgi

Bilirübin Salınımı

Karaciğer İşleyişi Hakkında Bilgi

Safra: Ekzokrin salgı hepatositlerde  ager de sentezlenen en önemli ürün ise safra’dır (yetişkinde günde yaklaşık bir litre salgılanır). Barsaklardaki enteroendokrin hücreler tarafından salgılanan kolekistokinin, gastrin, motilin gibi hormonlar ve otonom sinirler  tarafından regüle edilir. Hepatositlerde kandan alınan su, elektrolitler (Na ve Cl), safra asitleri, fosfolipidler, kolesterol ve bilirubin’i birkaç işlemden geçirdikten sonra safraya dönüştürür.

Safra salınımı:

Safra sitolitik etkili bir maddedir, bu nedenle kan dolaşımından uzak tutulur. İki hepatosit’in birbirine bakan yüzleri arasında çok dar tubuler bir aralık bulunur, safra kanalikülleri olan 0.5-1 mikrometre çapındaki kanallara safra kanalcıkları (bile canaliculus, kolanjiol’ler) Hepatositlerin hücre membranı bu bölgede ATP’ase etkisi gösterir ve lumenine uzanan çok sayıda mikrovilluslara sahiptir. Safranın etkisinden korunmak için kanalcıkları oluşturan membranlar özel bir glikokaliks ile kaplanmıştır. hepatosit membranları birbirleriyle zonula okludens ve dezmosom larla sıkıca birbirlerine bağlanarak safra salgısının intersellüler aralığa ve oradan da Disse aralığına ve sinuzoidlere geçmesi önlenmiştir.

Bu kanalcıklara yakın olan sitoplazma kısımlarında bol miktarda aktin filamanları mevcuttur. Safranın akış yönü lobcuk periferine doğrudur, tam periferde bunlar küçük safra kanalları’yla (bile ductules, Herring kanallar) devam ederler,bunların duvarları önce tek katlı yassı daha sonraları kübik , soluk renkli epitellerle çevrilidir. Bunlar kısa bir mesafe seyrettikten sonra Kiernan aralığındaki safra kanallarına (bile ducts, ductus biliferi) açılırlar.

Golgi aygıtı: Bir kısmı safra kanalcıklarına yakın konumdadırlar ki, muhtemelen ekzokrin safra salınımıyla ilişkilidirler. Bazıları ise sinuzoidal yüze yakın konumda bulunurlar,  bunlar ise  glikoproteinleri, plasma proteinleri ve diğer lipoproteinleri sentezleyip endokrin salgı olarak Disse aralıkları aracılığıyla dolaşıma verirler Golgi aygıtı ayrıca lizozomların ve peroksizomların oluşturulması gibi işlerde görev yapar.

Lizozomlar; Golgi aygıtına ve safra kanalcıklarına yakın konumdadırlar. enzimlerin yanısıra, TEM incelemelerinde pigment granülleri (lipofuscin), kısmen sindirilmiş sitoplazmik  organeller ve myelin figürleri de içerdikleri gözlenir. Anemi,viral hepatitler sarılık,patolojik durumlarda hepatositlerdeki lizozomların sayısında artış görülür.  Başlıca fonksiyonları hücre içi yaşlı organellerin yıkımı ve dönüşümüdür,

Peroksizomlar: Lizozomlardan daha küçüktürler.  Hücrede oksijenin bulunduğu ana yerlerden biridir, bu nedenle mitokondriyonlara benzer fonksiyon yaparlar. Yaklaşık 50 kadar değişik enzim taşırlar. Yağ ve alkol metabolizması sonucu oluşan ve hücre için toksik bir madde olan olan hidrojen peroksitin yıkılmasnı sağlar (katalaz enzimi bu ürünü oksijen ve su  açığa çıkartacak şekilde yıkıma uğratır). Ürik aside yıkılması,  kolesterol, safra asitleri ve myelin yapımında kullanılan bazı lipidlerin sentezi gibi görevlerle ilgili enzimler içerir.

Mitokondriyonlar: sitoplazma içinde dağınık olarak yüzlerce mitokondriyon bulunur, 800-1000 adet Çeşitli metabolik olaylar için gereken enerji (ATP) üretimine yönelik enzimler içerirler.

Karaciğer sinuzoidleri:

Portal aralıkta bulunan vena porta ve arteria hepatika’nın dalları, kanlarını lobcuk içindeki sinuzoidlere boşaltırlar. Sinuzoidler içinde kan gayet durgun bir akışa sahiptir. Sinuzoidler vena sentralislere açılırlar. Vena sentralisler birleşerek sublobuler vena’ları, onlarda birleşerek vena hepatika’yı yaparlar, bu da vena cava inferior’e açılır.

Karaciğer sinuzoidlerinin duvarında endotel hücreleri ve Kupffer hücreleri,pit cell= intermediet hücre olmak üzere üç tip hücre bulunur. Sinuzoid duvarında oldukca seyrek görünen bu hücrenin farklılaşmamış endotel hücrelerine benzer yapıda olduklarını,

1-)Endotel hücreleri: Tek katlı yassı , pencereri yaklaşık 100 nm çaplıdır hücrelerdir. Koyu boyanan yassı nukleusları vardır. Sitoplazma ve organelleri azdır, sitoplazmada küçük pinositoz vezikülleri vardır. Bazal membranları incedir ve kopuntuludur.

2-)Kupffer’in yıldız hücreleri: Mononukleer fagositik sisteme dahil, monosit orijinli hücrelerdir, ilk kez tanıtan Kupffer’in adıyla anılırlar, kuvvetli fagositoz yaparlar.

Disse aralığı = perisinuzoiadal aralık

Sinuzoid duvarı ile hepatositler arasında dar bir aralık bulunur, buraya; Disse aralığı = perisinuzoidal aralık = subendotel aralık gibi isimler verilir. Disse aralığında tip 3kollagen ve akson  bulunursa da amorf madde bulunmaz, Disse aralığı içinde kan plazması rahatca hareket eder. Hepatositlerin Disse aralığına bakan yüzleri çok sayıda mikrovillus içerir. Bu mikrovilluslar sayesinde hepatositlerin sinuzoid içindeki kandan Disse aralığına süzülen kan plazmasını işleme yüzeyi yaklaşık altı kat artırılmış olur.

Hepatositlere işlenen ve sentezlenen proteinler, lipoproteinler ve diğer bazı ürünler yine aynı yüzeyden Disse aralığına boşaltılarak kan dolaşımına verilir (bu işlemin karaciğerin endokrin fonksiyonuna işaret ettiğine dikkat ediniz!!).

Disse aralığı, periferde  Mall aralığı ile devam eder, Mall aralıkları Portal alanlardaki lenf kapillarlarının başlangıcını oluşturur. Disse aralığı içinde bulunan yıldızsı hücrelere İto hücreleri (perisinuzoidal hücre) adı verilir. Mezenşimal kökenli olan ito hücreleri, sitoplazmalarında yağ içerirler ve vitamin A’nın metabolizmasında ve depolanmasında, ekstrasellüler matriks proteinlerinin ve proteoglikanların sentezi ve salgılanması, büyüme faktörlerinin ve sitokinlerin salgılanması gibi işlevler görürler. Bu hücreler fötal dönemde ise olasılıkla hemopoezi sağlayan stem cell olarak görev yaparlar. Bazı patolojik durumlarda ise bu hücreler lipid ve vitamin A depolama yeteneklerini kaybederek myofibroblast karekterinde bir hücreye dönüşürler ve Disse aralığı içine Tip I , Tip III kollagen sentezleyerek karaciğer fibrosis’ine sebep olurlar.

Hepatosit rejenerasyonunu kontrol eden başlıca maddeler şunlardır:

.  Hepatosit growth faktör,

. TGF-alfa (transforming growth faktör alfa)

. TGF-Beta (transforming growth faktör beta)

. EGF (epidermal growth faktör)

. İnterlökin-6 Bu maddelerin çoğu İto hücreleri tarafından salgılanır.

Karaciğerin lenf drenajı: Disse aralıkları karaciğerde lenfin oluştuğu yerdir  Hepatositler  Disse aralığındaki kan plazmasından istediklerini alır, işler ve işlenmiş ürünleriyle birlikte metabolik artıklarını da Disse aralığına boşaltarak lenf sıvısını oluştururlar ). Disse aralığı lobcuğun periferinde  Mall aralığı ile devam eder, Mall aralıkları Portal alanlardaki lenf kapillarlarının başlangıcını oluştururlar, lenf kapillarları  Glisson kapsülü  içinde zengin bir lenf ağı oluşturur ve duktus torasikus’a katılır.

Protein Sentezi

duslerkulup2

Duslerkulup olarak 2010 Nisan ayından itibaren yayın hayatımıza başlamış bulunmaktayız.Güvenirliği, kaliteyi, tarafsızlığı, eşitçiliği vizyonumuz olarak belirledik ve bundan şaşmadık.Günümüzün ihtiyaçlarını belirleyip en uygun şekilde sunmaya başladık ve kısa sürede popülitemizi yükselttik ve yükseltmeye devam edeğiz. :)

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
<?php bloginfo('name'); ?> <?php wp_title(); ?>