Kan Serum Proteinleri Hakkında Bilgi

Haptoglobin 1024x497 Kan Serum Proteinleri Hakkında Bilgi

Haptoglobin

Kan Serum Proteinleri Hakkında Bilgi

a1- Asid glikoprotein (Orosomukoid): Karbohidrat içeriği en fazla­­ (~% 45) serum proteinidir. Moleküler ağırlığı 40 kDa’dır. Serumda % 55-140 mg bulunur. Akut faz yanıtında olaydan 3-5 gün sonra maksimum değere ulaşan bir akut faz reaktanıdır. Kolitis Ülserozanın güvenilir belirtecidir. Başlıca karaciğerde sentezlenirse de bazı tümörler tarafından da sentez edilebilir. Lidocain ve propranolol gibi bazı ilaçları bağlama özelliğine sahiptir. Arttığı durumlarda beraberinde Haptoglobin de artar.

a1- fetoprotein = AFP: Fetusta en önemli serum proteinidir (>2ng/dL). 1. trimestırda fetus serumunda maksimal düzeydedir, hamilelik ilerledikçe giderek düşer, doğumda maksimal düzeyin %1’i kadardır, 18. aydan sonra azalır ve erişkin düzeyine iner. AFP’nin Klinik anlamı: Amniyon sıvısı ve gebe serumunda AFP ölçümleri nöral tüp defektleri ve kromozom anomalilerinin prenatal tanısında ve Karaciğer CA ve testis tümörü tanısında bir tümör belirteci olarak Hepatomada 1000 kat artış gösterir­­.

a2-Makroglobulin: a2-globulin fraksiyonunda bulunur. MA 625-800 kDa arasında olan bir glikoproteindir. Akut faz reaktanı değildir. Plazmanın en önemli proteaz inhibitörlerinden biridir. Başta plazmin olmak üzere birçok proteazla irreverzibl olarak bağlanır. Serbest a2-Makroglobulin’in t 1/2= 5 gün a2-makroglobulin-proteaz kompleksinin t 1/2= 10 dakikadır. Nefrotik sendromda, protein kaybettirici enteropatide a2-Makroglobulin’in serum düzeyi artar­­.

Haptoglobin:

Agar ve sellüloz asetat PE’nde a2-globulin bölgesine göçer. Eritrosit dışındaki Hb’i bağlayan plazma glikoproteinidir. Hemoliz sonucunda eritrositlerden salınan serbest Hb’i bağlayarak oluşturduğu hemoglobin-haptoglobin kompleksi karaciğerde yıkılır ve açığa çıkan demir (Fe) ve amino asidler vücutta yeni sentezlerde kullanılır. Her gün yıkılıma uğrayan eritrositlerdeki Hb’in yaklaşık % 10’u dolaşıma verilmekte, geri kalan % 90’ı ise RES hücrelerinde yıkılmaktadır. Plazmada bulunan ve MA 65 kDa civarında olan serbest Hb glomerüllerden geçerek tübülüslerde çökelme eğilimi göstermektedir (Nefropati riski).  MA 155 kDa civarında olan ve glomerüllerden geçemeyen hemoglobin-haptoglobin kompleksi (Hb-Hp) ise hızla RES’te yıkılır. Böylece, hemoglobin yapısındaki demirin böbrekler yolu ile atılımı da engellenir. Hb-Hp kompleksinin oluşamadığı haptoglobin eksikliği durumunda serbest Hb böbrekte birikerek nefropatiye yol açar; ayrıca vücuttan Fe kaybı da olur.

Haptoglobin bir AFR’dır.  Enfeksiyonda doğal bakteriyostatik etki gösterir (öz. E. Coli gibi Fe kullanan bakterilerin Hb’deki Fe’den yararlanmalarını önler). Hemolitik hastalıklarda hızla tüketilir. Hemoliz göstergesidir. İnsan haptoglobulininin işlevleri aynı olan üç polimorfik şekli bulunur: Hp 1-1: a1 b1 (Mol Ağ: 80-85 kDa), Hp 2-1: a1b, a2b (Mol Ağ: 120-200 kDa), Hp 2-2: (a2b2) (Mol Ağ: 200-400 kDa). Peptid zincirlerindeki amino asid (A.A.) sayıları farklıdır: a1 = 84 A.A. , a2 = 143 A.A. ve b = 390 A.A.

Plazma haptoglobin düzeyleri tanı koymada yararlı olabilir. Ancak referans aralığı (% 34-215 mg) geniş olduğundan plazma düzeyleri tek analiz yerine seri halinde ölçümlerle saptanmaktadır. 1mol haptoglobin, 2 mol. serbest Hb ile irreverzibl olarak bağlanıp RES hücreleri tarafından hızla tutulup yıkıldığından plazma haptoglobin düzeyi hemolitik anemide düşer. Haptoglobin bir akut faz proteinidir (inflamasyonda düzeyi 2-3 kat artar ­­­). Haptoglobin Akut faz yanıtı ve Nefrotik Sendrom’da ­­artar ,  Hemolitik hastalıklarda azalır. İnflamasyonla birlikte olan hemolitik olaylarda plazma haptoglobin tayini yanıltıcı olabilir. Hemoliz ve akut faz reaksiyonlarının birlikte bulunduğu durumlarda bir akut faz proteini olmayan hemopeksin’in plazma düzeylerinin ölçülmesi de yararlı olmaktadır.

Serüloplazmin:

Serüloplazmin, hızla göçen a2-globulinlerdendir. Yapısında, 6-8 atom Cu+2 (yada Cu+1) içeren tek bir polipeptid zinciridir. Bu nedenle mavi renkli bir proteindir. Serumdaki bakırın (Cu++) % 95’ini taşır.  Bakır izotopları ile yapılan çalışmalarda, serüloplazmin karaciğerde sentez edilip kana verildikten sonra kanda Cu bağlayamadığı ya da Cu veremediği saptanmıştır. Serüloplazmin ancak hedef hücre içine alındıktan sonra, Cu proteinden ayrılır. Serüloplazminin yapısında bulunan Cu’ a, diyaliz olamayan fraksiyon denir. Bu fraksiyon plazma Cu’ ının ~ %90-95’ini oluşturur. Geriye kalan %5-10 ise diyaliz olabilen fraksiyondur. (Cu+2, albuminle gevşek bağ oluşturarak taşınmaktadır) Barsaklardan karaciğere taşınan Cu karaciğerde serüloplazminin apoproteini ile birleşir; moleküle sialik asid eklendikten sonra karaciğerden dolaşıma verilir.

Hayvan deneyleri, bakırın dolaşımdaki apoproteinle birleşmediğini göstermiştir. Cu emilimi arttıkça serüloplazmin sentezi ­­­artar.  Serüloplazmin sentezi bakırın toksik etkisine karşı oluşan ilk reaksiyondur. Toksik olmayan bir bakır havuzu görevini yapan dolaşımdaki serüloplazminden gerektiğinde hücreler bakırı alarak SOD, monoamino oksidaz, askorbat oksidaz v.d. bakırlı enzimlerin sentezinde kullanmaktadırlar. Serüloplazminin enzim özelliği bulunmaktadır.  Poliaminleri, polifenolleri, demiri oksidlediği için kendisine poliamin oksidaz, polifenol oksidaz ve ferro oksidaz adları da verilmiştir. Fe++ -> Fe+++ dönüşümünü sağlar yani demiri oksitler, bu nedenle ferrooksidaz denir; bu şekilde (Fe+3)in transferrine bağlanmasını sağlar. Serbest Fe toksiktir, oksidasyona yol açar (lipid peroksidasyonu) Seruloplazmin organizmada antioksidan olarak görev yapmaktadır. Organik birleşiklerin oksijen ile spontan oksidasyonu sonucunda oluşan zararlı birleşikler, plazma ve dokulardaki antioksidanlar tarafından etkisiz hale çevrilirler. Plazmadaki antioksidan aktivitenin bir kısmı serüloplazmin ve transferrin tarafından sağlanır.

Seruloplazmin bir AFR’dır, geç yanıt verir, akut olayın 4-20 gününde maksimum değere ulaşır. Serüloplazmin’in, infeksiyon, malignite ve travmalarda, safra yollarının infeksiyon veya tıkanmalarında plazmada düzeyi ­­. En geç reaksiyon veren akut faz proteini olan ve akut faz yanıtı sırasında konsantrasyonu %50 artan serüloplazmin lipid peroksidasyonunu ve serbest radikal oluşumunu önlemektedir. Serüloplazminin serumdaki düzeyi yaşla birlikte değişir. Referans Değerleri: Bebeklerde: %5-18 mg, Yetişkinde: %18-45 mg’dır. Östrojen seruloplazmin sentezini ­arttırır. Plazmada serüloplazmin düzeyi karaciğer hastalığında öz. Wilson Hst.da düşer (<%10 mg). Bu hastalarda bakır ilerleyici bir şekilde vücutta özellikle karaciğer, böbrek, beyin ve kırmızı kan hücrelerinde birikime uğramaktadır. Sık rastlanan klinik bir bulgu gözde, Kayser-Fleischer halkasıdır. Seruloplazmin eksikliği  (Wilson hastalığı)  Seruloplazmin<10 mg/dL serumda bakır azalır, İdrarda bakır ­­artar.

Hemopeksin:

Serum elektroforezinde b1- globulin fraksiyonunda bulunur Serbest «Hem» ’i bağlayan bir proteindir. Hem-Hemopeksin (1:1) kompleksi oluştuktan sonra karaciğer tarafından tutulur ve yıkılır. Karaciğerde hem-hemopeksin kompleksi yapısındaki hem grubunun demiri ferritine verilmekte ve hemin geri kalan kısmı bilirubine çevrilmektedir. Akut faz reaktanı değildir.  Hemoliz ve akut faz reaksiyonunun birlikte bulunduğu durumlarda haptoglobin yerine hemopeksin tayini daha yararlı olmaktadır. Sağlıklı bir kişideki referans değerleri: %40-100mg’dır.

Transferrin (Siderofilin):

Moleküler ağırlığı yaklaşık 77 kDa olan bir glikoproteindir. Transferrin (Siderofilin) 200-360 mg/dL. Plazma (ya da serum) elektroforezinde diğer b1 – globulinlerle birlikte göçer. Tek bir polipeptid zincirinden oluşan transferrin, geriye dönüşümlü olarak demir, bakır, çinko, kobalt ve kalsiyumu bağlayabilir.  Fizyolojik açıdan önemli olan demir ve bakırı bağlamasıdır. Bir molekül transferrin 2 FERRİ (Fe+3) ionu ve çoğunlukla (HCO3-) olmak üzere anyon bağlamaktadır.  Transferrin başlıca karaciğer olmak üzere az miktarda RES, testis ve overlerde de sentez edilir. Transferrinin sentezi demirin sağlanabilirliği ile düzenlenir. Demir noksanlığında sentezi artar. Demir tedavisi başarılı olduğunda düzeyi normale düşer.  Katabolizma yeri bilinmiyor. Vücuttan barsaklara dökülen mukozal hücrelerce atılır. Negatif akut faz reaktanı olan transferrinin, demir taşınmasındaki görevi çok önemlidir. Hemoglobin, miyoglobin ve sitokromlar gibi hemoproteinlerde bulunan Fe organizma için büyük değer taşımaktadır. Diyetle alınan demirin Fe+2 şeklinde barsak mukozasından emilimi kontrol altında gerçekleşmektedir. Günde eritrositlerin yıkılımı ile yaklaşık 25 mg demir açığa çıkmaktadır.

Serbest halde toksik etkili olan demir organizmada gerek duyulan dokulara taşınmak üzere transferrin ile birleşir ve toksisitesi azalır. Birçok hücrenin yüzeyinde bulunan reseptörlerine bağlanan transferrin endositoz ile hücre içine alınmaktadır. Lizozom içinde, asid pH’da demir transferrinden ayrılır ve apotransferrin reseptörüne bağlı olarak plazma membranına geri dönmektedir.  Membranda reseptöründen ayrılır; plazmaya geçer ve yeniden demir taşınmasında görev görür. Sağlıklı bir insandaki serum referans değerleri %200-400 mg’dır.  Normal koşullarda transferrinin yaklaşık %33’ü demirle doymuş durumdadır.

CRP (C-Reaktif protein):

Enfeksiyon ajanlarının hücre duvarı polisakkaridlerine bağlanarak kompleman yolunu aktifleyen bir AFR’dır.  En erken yanıt veren ve en fazla ­ gösteren AFR’dir. AMI, enfeksiyon, travma, cerrahi veya malignitelerde akut olaydan sonra 24-48 saat içinde ­ ve normalin 2000 katına varan ­ olabilir. Intrauterin enfeksiyon tanısında yararlıdır.  Örn. kordon kanında CRP normalde 1-35 mg/dL iken İntrauterin enfeksiyon varsa X 1000 ­ olabilir.

Kan düzeyi düşük olduğundan hassas immunokimyasal metodlarla (immunoturbidimetri) ölçülür. CRP’in konsantrasyonu 12-48 saat arasında hızla ­. CRPnin, sağlıklı bir kişide serum konsantrasyonu 1.0 mg/dL’nin altındadır (<0.5 mg/dL). Akut faz yanıtı sırasında değeri normalin çok üzerine (bir kaç yüz kat) çıkar. Pnömokok hücre duvarının C-polisakkariti ile kompleks oluşturma özelliğine sahip olan bir proteindir. Miktarı, kapiller çökelme tepkimesi, radyal immunodiffuzyon (RID) yada radyoimmüno assay (RIA) ile ölçülebilir.

Plazma proteinleri Kan Serum Proteinleri Hakkında Bilgi

Plazma proteinleri

    Makale Yazarı: duslerkulup2

Sizde yorum yazabilirsiniz...