Kan Grupları Hakkında Detaylı Bilgi

banner konu içi nre Kan Grupları Hakkında Detaylı Bilgi

Karl Landsteiner Kan Grupları Hakkında Detaylı Bilgi

Karl Landsteiner

Kan Grupları Hakkında Detaylı Bilgi

Eritrosit membranının dışına doğru uzanan glikoprotein yapılar bireyler arasında farklılık gösterir. Bu yapılar antijenik özellik gösterdikleri için kan transfüzyonları sırasında immun yanıta neden olurlar. Kan gruplarının varlığını ilk olarak 1901 yılında Karl Landsteiner göstermiş ve bu keşfi ile 1930 yılında Nobel bilim ödülünü almıştır. Günümüze dek yapılmış moleküler araştırmalar en az 30 tane farklı kan grubu sistemi (MNS, Kell, Lewis) olduğunu ortaya koymuştur.

ABO sistemi

A ve B antijeni (aglütinojeni) genel populasyonun büyük bölümünde bulunur.  Bu antijenler tek tek veya birlikte bulunurlar veya hiç bulunmayabilirler. Bir kişinin kan grubu eritrosit membranındaki aglütinojenin tipine göre belirlenir.  Antijenler yalnız eritrosit yüzeyinde değil tükrük bezleri, böbrek, karaciğer, akciğer, testis gibi dokularda da saptanmıştır. H antijeni ABO kan grup antijenlerinin (A ve B) başlıca prekürsörüdür. H antijeninin lokusu 19. kromozomda lokalizedir.  ABO kan grubunu kodlayan genler 9. kromozomda bulunur.  4 allel genin 3 tanesi dominant (A1, A2 ve B), 1 tanesi resesiftir (O).  4 allel, 4 fenotipin ortaya çıkmasına neden olur.

ABO sistemini oluşturan antijenler glikoprotein yapısındadır.  A grubunda farklı olarak GalNac (N-asetilgalaktozamin) bulunurken, B grubunda Gal (Galaktozamin) bulunur. AB grubunda her ikisi de bulunur. O grubunda ise hiçbiri bulunmaz. A grubu olan kişilerin plazmasında B antijenine karşı anti-B; B grubu olan kişinin plazmasında A antijenine karşı anti-A bulunmaktadır.  O grubu olan kişinin plazmasında ise A ve B antijenine karşı anti-A ve anti-B bulunmaktadır.  AB grubu olan kişinin plazmasında ise A ve B antijenine karşı antikor bulunmaz. Maternal anti A ve anti B primer olarak IgM yapısındadır ve plasenta ile fetüse geçemez. Yeni doğanda antikor bulunmazken doğumdan 2-8 ay sonra antikor (aglütinin) yapımı başlar. Yaşlanma ile antikor düzeyleri düşer.

Aglütininlerin Kaynağı: Farklı kan grubu ile karşılaşılmadığı halde neden antikor oluşmaktadır? Antikor oluşumunun nedeni olarak doğumdan itibaren vücuda alınan gıdalar ve bakteriler gösterilmektedir.

Kan gruplarının belirlenmesi:A, B, O ve Rh grubu eritrosit antijenlerine karşı geliştirilmiş antikorlar yardımıyla belirlenir. Kan örneği ve antikor karıştırılarak aglütinasyon olup olmadığına bakılır.

 Rh sistemi

ABO sistemi dışında klinik önemi olan bir başka sistem Rh sistemidir.  ABO sisteminde transfüzyon reaksiyonu kendiliğinden gelişir. Oysa Rh sisteminde spontan antikorlar hiçbir zaman oluşmaz, bireyin Rh antijeni ile kuvvetli bir biçimde karşılaşması gerekir.  Rh ismi antijenin ilk olarak Rhesus türü maymunda gösterilmesi nedeniyle verilmiştir. Rh antijenlerinin Rh faktörü olarak adlandırılan ve sık görülen tipi vardır. Bunlar; C,D, E, c, d, e şeklinde isimlendirilmişlerdir.

C antijeni taşıyan bir bireyde c bulunmaz. Aynı özellik diğerleri için de geçerlidir. Bunların aralarında en güçlüsü D antijenidir. Rh (+), genellikle bireyde D antijeni bulunduğunu gösterir. Rh (-) ise D antijeninin olmadığını belirtir.  Beyaz ırkın % 85’ i Rh (+), % 15’ i Rh (-)’ dir. Rh faktörü taşıyan eritrositler veya bu hücrelerin yıkımında ortaya çıkan protein yapılar Rh(-) bir kişiye verildiğinde anti-Rh antikorlar yavaş oluşur.  Antijenle karşılaşma arttıkça Rh (-) bireyler Rh faktörüne karşı daha duyarlı hale gelirler.  Rh antikorları IgG yapısındadır ve plasentadan geçebilirler.

Rh (-) bir kişiye Rh (+) kan transfüze edilirse  (kişi daha önce Rh antijeni ile karşılaşmamışsa) reaksiyon gözlenmez.  Ancak 2-4 hafta içinde oluşan antikorlar hala dolaşımda bulunan eritrositleri yıkabilir. Buna gecikmiş transfüzyon reaksiyonu denir.  Rh faktörü ile karşılaşma arttıkça reaksiyonun şiddeti artar.

ABO sistemi Kan Grupları Hakkında Detaylı Bilgi

ABO sistemi

   

Düşüncelerinizi bekliyoruz :)