Kan Basıncını Etkileyen Hormonlar

vazokonstriksiyon etki mekanizması Kan Basıncını Etkileyen Hormonlar

vazokonstriksiyon etki mekanizması

Kan Basıncını Etkileyen Hormonlar

Kan basıncının düzenlenmesi

Otonom sinir sistemi (adrenal medulla ve sempatik SS’de bulunan katekolaminler)

Böbrek (renin-anjiotensin-aldosteron sistemi-RAAS, antidiüretik hormon-ADH)

Kalp (atrial natriüretik peptid-ANP)

Kapillerler (histamin, ET-1 ve  NO aracılığı ile lokal kontrol )

KATEKOLAMİNLER

**Epinefrin (E)

**Norepinefrin (NE)

**Dopamin (DA)

Katekolaminler: hormon ve nörotransmitter Adrenal medullada ve sempatik sinirlerde sentezlenirler. Adrenal medullanın ve sempatik sinir sisteminin adrenerjik nöronlarında sempatik SS kökenli kromaffin (potasyum bikromat ile kırmızı-kahverengi bir renge boyanırlar) hücrelerde tirozin amino asidinden sentezlenirler.

Kromaffin hücreler adrenerjik nöronların uyarılması ile katekolaminleri sentezlerler : Epinefrin-E (adrenal medulla katekolaminlerinin %80’i), Norepinefrin-NE, Dopamin-DA, Adrenal medullada sentezlenen başlıca katekolamin Epinefrin iken diğer sempatik sistem kromaffin hücrelerinde sentezlenen başlıca katekolamin norepinefrindir .

Katekolamin salınımı uyaranlar: Kan basıncının azalması, Kan glukozunun düşmesi, Oksijen yetmezliği, Stres ve anksiyete, Soğuk ve Egzersizdir.

Katekolaminler adrenal medulla dışında ; SSS ve postganglionik sempatik nöronlarda da sentezlenir, buradaki başlıca katekolamin NE  (nörotransmitter)’dir. Sempatik SS ile karşılaştırıldığında, adrenal medullanın toplam katekolamin sentez ve salınımındaki rolü daha azdır. Ancak, feniletanolamin-N-metil transferaz yalnızca adrenal medullanın kromaffin h.de eksprese olduğundan, dolaşımdaki E’in %90’dan fazlası adrenal medulladan kaynaklanır. Dolaşımdaki NE’in ise %90’dan fazlası sempatik SS kaynaklıdır.

Katekolaminlerin metabolizması

Dolaşımdaki t1/2 = <1 dakika (10-30 sn)’dir. Karaciğer, böbrek veya sempatik nöronlar tarafından  dolaşımdan alınırlar. Yıkımları:  MAO (mitokondrial,monoamin oksidaz) ve COMT (sitozolik, magnezyum bağımlı katekol-O-metil transferaz) enzimleri iledir. MAO pek çok dokuda yaygın, OMT en fazla karaciğer ve böbrekte ve en önemli metabolik yoldur.  COMT ile metilasyon (SAM: S-adenozil-metiyonin) sonucu metanefrin ve normetanefrin m.g. her ikisinin ortak son metaboliti VMA (vanilmandelik asit, idrardaki katekolamin metabolitlerinin %70’i)’dir. Katekolaminlerin son ürünleri, ara ürünleri,  hatta katekolaminlerin kendileri sülfat veya glukuronik asitle konjuge edilebilirler. Konjuge edilmiş bu ürünler ve daha az miktarda da serbest formdaki ürünler idrarla vücuttan atılır.

Vücuttaki kan dağılımının ve kan basıncının düzenlenmesinde otonom sinir sistemi  yolu ile etkili olan EPİNEFRİN ve NOREPİNEFRİN  hedef hücrelerdeki alfa ve beta adrenerjik reseptörlere bağlanarak sempatik etki gösterirler. Katekolaminler tüm dokuları etkiler. En belirgin etkileri : kalp, vasküler DKH, bronş, iskelet kası, karaciğer ve adipozitlerdedir.

arka hipofiz Kan Basıncını Etkileyen Hormonlar

arka hipofiz

Katekolaminlerin Biyokimyasal Etkileri

Kardiyovasküler etkiler, Solunum sistemine etkileri, Metabolik etkileri

Kardiyovasküler etkiler: 

Katekolaminlerin β1-reseptör aracılıklı etkileri: kalbin atım hızını arttırır (+kronotrop etki) ve kalp kasının kontraktilitesini arttırır (+inotrop etki). Sonuçta: kardiak outputu arttırırlar. Katekolaminlerin a2-reseptör aracılıklı etkileri: arteriol kasılması-periferik vazokonstriksiyon sonucu periferik vasküler direnci arttırırlar g deri, GIS ve böbrek kan akımını azaltırlar). Net etki kan basıncının ve periferik direncin artmasıdır.

Epinefrin: β2 reseptör aracılıklı vazodilatatör etki ile: İskelet kası, kalp ve beyin damarlarında kan akımını arttırır. Epinefrinden farklı olarak NE yalnızca vazokonstriktör etkili: α-res. ile sistolik ve diastolik KB artar.  Bazal koşullarda; KVS üzerindeki etkilerden asıl sorumlu olan NE’dirStres sırasında dolaşımda artan E, iskelet kası damarlarında β2 reseptör aracılığı ile vazodilatasyona yol açmakla birlikte, kalp atım hızı da dahil olmak üzere, KVS üzerinde NE kadar etkili olmaz.

Sempatoadrenal yanıt :  ‘’fight or flight“ refleksi

Fiziksel aktivite, Aşırı soğuk, Hipoglisemi, Korku vb stres durumlarına organizmanın uyumunu sağlamak için  sempatik SS ve adrenal medullanın ortak çalışması ile katekolamin salınımının artması sağlar. Bazal koşullarda kalp işlevi ve kan basıncı üzerine Norepinefrin daha etkili,  stres durumunda Epinefrin etkilidir. 

KAN BASINCININ HORMONAL KONTROLÜNDE BÖBREĞİN ETKİLERİ

ReninAnjiotensinAldosteron Sistemi

Renin : proteolitik bir enzim (böbrekten salınır). Anjiotensinojen    ->  (renin)   Anjiotensin I

Anjiotensin I  ->(ACE)   Anjiotensin II      ACE : anjiotensin converting enzim

ANJİOTENSİN II’nin ETKİLERİ:

Arterioler vazokonstriksiyon ile kapillerlere giden kanı azaltarak, Adrenal korteksden aldosteron salgılatarak,

nKalbin atım gücünü arttırarak, Hipofizden antidiüretik hormon (ADH, vazopressin) salınımını uyararak, KAN BASINCINI ARTTIRIR.

ACE İNHİBİTÖRLERİ

Kinapril, ramipril vb. ilaçlar ACE’i inhibe ederek Anjiotensin I’den Anjiotensin II oluşumunu engellerler.  Hipertansiyon  tedavisinde kullanılırlar.

Angiotensin II’nin etkilerini anjiotensin reseptörleri belirler

Angiotensin II,  AT1 reseptörlerini uyararak Vazokonstriksiyon ile kan basıncını arttırır, Renal kan akımını ve glomerüler filtrasyon hızını düşürür. Aldosteron salınımını ve vasküler düz kas hücrelerinin proliferasyonunu arttırır (G-proteinler ve fosfolipaz C aracılığı ile). AT2 reseptörlerine bağlandığında ise: NO salınımına yol açarak (vazodilatatör etki) kan basıncını düşürür. Böbrekten sodyum atılımını arttırır. Vasküler düz kas hücrelerinin proliferasyonunu inhibe eder.

ALDOSTERON

İnsandaki temel mineralokortikoid hormondur. Adrenal korteksde sentezlenir. Ekstrasellüler sıvı volümünü ve vasküler tonüsü düzenler, Böbreklerde sodyum ve potasyum transportunu kontrol eder. Böbreğin toplayıcı kanallarındaki epitel hücrelerinin mineralokortikoid reseptörüne bağlanır. Bağlanmanın ardından reseptör hücre nukleusuna geçer, burada hedef genlerin spesifik bölgelerine bağlanarak gen ekspresyonunu değiştirir.

ALDOSTERON Etkileri:

Sodyum geri emiliminin artışı: aldosteron, idrarla Na kaybını önler.

Suyun geri emiliminin artışı : sonuçta ekstrasellüler sıvı volümü artar, bu durum, sodyum geri emilimine bağlı olarak oluşan ozmotik etkinin sonucudur.

Potasyum ve hidrojen iyonunun idrar ile  atılımının artışı

ANTİDİÜRETİK HORMON (ADH, vazopressin)

Hipotalamusun supraoptik ve paraventriküler çekirdeklerinde preprovazopressin olarak (büyük prekürsör molekül) sentezlenir, sekretuar granüllerde paketlenip nörofizinler ile sinir aksonlarında taşınarak (12-14 saat) nöro- (arka) hipofizde depolanır. Sinirsel uyaranlar sonucu kalsiyum bağımlı ekzositoz ile granüllerden kana salınır. Vazopressin denmesinin nedeni, belli miktarda salındığında genel bir vazokonstriktör etki ile kan basıncını arttırmasıdır. Özellikle kan kayıpları sonrasında (travma) normal kan basıncının sürdürülmesinde önemli rol oynar. Nefrondaki toplayıcı kanallardan ve Henle kulbunun çıkan kolundan suyun geri emilimini arttırır, idrarı konsantre eder.   Bu etkisini nefronda V2 reseptörüne bağlanıp adenil siklaz aktivasyonu ve cAMP artışı ile gerçekleştirir. ADH eksikliğinde poliüri ve polidipsi olur.

KAN BASINCININ HORMONAL DÜZENLENMESİNDE KALBİN ROLÜ

Kan basıncı arttığında, kalbin atriumlarından salınan atrial natriüretik peptid (ANP) : Arterioler vazodilatasyon ile, Renin ve aldosteron salınımını baskılayarak, Böbreğin toplayıcı kanallarından sodyum geri emilimini azaltarak KAN BASINCINI DÜŞÜRÜR.

KAPİLLERLERDE KAN BASINCININ LOKAL KONTROLÜ

Enfeksiyon / doku hasarında arteriollerden, allerjide mast hücrelerinden lokal salınan HİSTAMİN ve Damar endotelinden salınan NİTRİK OKSİD  (NO) güçlü vazodilatatör etki ile damar düz kasını gevşeterek lokal kan akımını arttırırlar Kan basıncı azalır.

    Makale Yazarı: duslerkulup2

Sizde yorum yazabilirsiniz...