Hormonlar ve Bağlandıkları Reseptörler Hakkında Bilgi

Hormonlar ve Reseptorler Hormonlar ve Bağlandıkları Reseptörler Hakkında Bilgi

Hormonlar ve Reseptörler

Hormonlar ve Bağlandıkları Reseptörler Hakkında Bilgi

Kimyasal yapılarına göre hormonlar 3 gruba ayrılırlar.

Steroid Yapıda Olanlar

Kolesterolden sentezlenirler. Birbirine bağlı dört karbon halkasından oluşan steroid yapı içerirler. Farklı steroid hormonların halkalarına farklı atom grupları bağlıdır. Yağda çözünürler. Membranlardan difüze olabilirler. İntrasellüler reseptörlere bağlanırlar. Steroid hormonlar: Glukokortikoid hormonlar (kortizol), mineralokortikoid hormonlar (aldosteron), cinsiyet hormonları (progesteron, östrodiol, testosteron), D3 vitamini (sekosteroid)

Amin Yapılı Olanlar

Modifiye olmuş bir aminoasit içerirler, suda çözünürlükleri farklıdır. Tiroid hormonları (T3, T4), Adrenalin ve nöradrenalin modifiye tirozin içerir. Melatonin modifiye triptofan içerir. Adrenalin ve nöradrenalin suda çözünür, membran reseptörlerine bağlanır. Tiroksin yağda çözünür, intrasellüler reseptörlere bağlanır. Melatonin hem suda hem yağda çözünür bölgelere sahiptir. Membranları difüzyonla geçer ancak membran reseptörlerine bağlanır.

Protein Yapılı Olanlar

20 farklı aminoasidin peptid bağları ile spesifik dizlimidir. Hormonların çok büyük kısmı polipeptid yapılıdır. Suda çözünürler. Membranlardan difüze olamazlar. Memran reseptörlerine bağlanırlar.

HORMONLARIN BAĞLANDIĞI RESEPTÖRLER

İyonotropik Reseptörler (Ligand- kapılı İyon Kanalları): Sıklıkla hormonlardan çok nörotransmitterlerin bağlandığı reseptörler olarak karşımıza çıkar.

G-Proteini İle Eşleştirilmiş Reseptörler: Peptid ve Amin yapılı hormonların büyük çoğunluğu GPCR’e bağlanır. İnaktif reseptöre kimyasal haberci bağlanır. Reseptör aktiflenir. Spesifik büyük G-proteinine bağlanır. Büyük G-proteini aktiflenir. İkinci habercilerin hücre içi miktarı düzenlenir.

İkinci Haberciler: cAMP, cGMP, Ca+2, NO, Araşidonik asid ve metabolitleri, DAG, IP3

cAMP: Hücre içinde artan cAMP protein kinaz A (PKA)’ya bağlanarak onu aktifler. PKA ise hedefindeki efektör proteinleri fosforile ederek onların aktivitelerini düzenler.

IP3: Plazma membranından sitozole difüze olur. Düz endoplazmik retikulum üzerindeki IP3 kapılı Ca+2 kanalına (IP3 reseptörü) bağlanır, kanal açılır, sitozole Ca+2 akar. Ca+2 ikinci habercidir. Hücre içinde başka sinyal proteinlerini tetikler.

Diaçilgliserol (DAG): DAG ve Ca+2 protein kinaz C’ye (PKC, Ca+2 bağımlı protein kinaz) bağlanarak onu aktive eder.

İNTRASELLÜLER RESEPTÖRLER

Lipofilik yapıda hormonlar bağlanırlar. Gen regülatör protein (transkripsiyon faktörü) rolü üstlenen reseptör grubudur. Nükleer reseptörlerin önemli bir kısmı ligand ortamda yokken sitoplazmada yerleşir. Reseptör liganda bağlandıktan sonra nükleusa yer değiştirir. Bir kısmı ise liganda bağlı değilken de nükleer yerleşimlidir.

Kortizol ve aldesteron reseptörleri: GR, MR.

Östrojenik hormon (östron, östrodiol, östriol) reseptörleri: ER (ERalfa ve ERbeta).

Androjenik hormon (testosteron ve dihidro testosteron) reseptörleri: (AR).

Progesteron Reseptörleri: PRA ve PRB

T3’ün bağlandığı tiroid hormon reseptörleri: TRalfa ve TRbeta

Kalsitriolün (1,25 dihidroksikolekalsiferol) bağlandığı D vitamini reseptörleri: VDR

Lipofilik birinci haberciler hücre membranını difizyon ile geçer, intresellüler reseptörlere bağlanır. Gen regülatör protein tipi intrasellüler reseptörler sitoplazmada veya nükleus içinde yerleşim gösterir.

Nükleer reseptöre bağlanan tüm hormonların hücreler üzerinde genomik olmayan etkileri de bulunmaktadır. Dolayısıyla bu non-genomik etkilere neden oldukları membran veya sitoplazma yerleşimli reseptörleri de bulunmaktadır.

   

Düşüncelerinizi bekliyoruz :)

<?php bloginfo('name'); ?> <?php wp_title(); ?>