Böbrek Fonksiyon Testleri ve Klinik Yorumu

böbrek fonsiyon testleri 1024x559 Böbrek Fonksiyon Testleri ve Klinik Yorumu

böbrek fonsiyon testleri

Böbrek Fonksiyon Testleri ve Klinik Yorumu

BÖBREĞİN İŞLEVLERİ

Glomerüler Filtrasyon: ultrafiltratın oluşumu

Tübüler Reabsorbsiyon: glukoz, amino asidler, elektrolitler, proteinler

Tübüler Sekresyon: kreatinin, H+, K+, NH4+

Homeostatik işlevler: ekstrasellüler volüm, asid-baz dengesi, kan basıncı, elektrolit dengesi

Metabolik işlevler: sentez; glutatyon, glikoneogenez, amonyak

Endokrin işlevler: eritropoetin, aktif D vitamini (1,25-dihidroksiD3) sentezi , renin, PGE2 ve TXA2

Böbrek işlevlerinde yaşa bağlı değişimler: Böbrek fonk. yaşam boyu sabit değildir. İntrauterin yaşamda fetusun idrar oluşturmaya başlaması gebeliğin 9. haftasından itibarendir. Nefrogenez gebeliğin 35. haftasında tamamlansa da yaşamın ilk 2 yılında böbrek işlevleri immatürdür. Terminde bir yenidoğanda böbreğe gelen kan miktarı kardiyak outputun %6’sı (erişkinde %25)’dır. Doğumda GFR 30 mL/dakika/1.73m2, erişkinde 125 mL/dakika/1.73m2, yaşamın ilk günlerinde hızla artıp 16. günde 70 mL/dakika/1.73m2 olur, normal erişkin değerlerine ise 14 yaşında ulaşılır.

Böbrek Fonksiyon Testleri

*Glomerüler Fonksiyonu Yansıtan Testler

– Glomerüler filtrasyon hızını (GFR) yansıtanlar

– Glomerüler permeabiliteyi yansıtanlar

*Tübüler Fonksiyonu Yansıtan Testler

–  Böbreğin konsantrasyon kapasitesini

– Tübüler sekresyon ve reabsorbsiyon işlevlerini yansıtan testler

Yenidoğanda yalnızca glomerüler işlevler (GFR) değil, su ve tuz tutulumu ve atılımı gibi tübüler işlevler de yetersiz olduğundan bu dönemde, özellikle 35 haftadan önce doğan prematüre bebeklerde su ve elektrolit düzensizlikleri görülebilir. Yaşlanma ile birlikte, öz. orta yaşlardan itibaren böbrekte yapısal (böbreklerin küçülmesi, ve öz. kortikal glomerüllerin etkilendiği nefron kayıpları, fibrozise bağlı tübüler kayıplar) ve işlevsel kayıplar (tübülüslerin idrarı konsantre etme, su ve tuz ekskrete etme işlevleri bozulur, albuminüri prevalansı da 40 yaşından sonra artar).

GLOMERÜL FONKSİYONUNU YANSITAN TESTLER

Glomerüler filtrasyon hızını (GFR) yansıtanlar : Klirens testleri,  Üre ve kreatinin düzeyleri ,  Sistatin C

Glomerüler geçirgenliği (permeabilite) yansıtanlar : Proteinüri, mikroalbuminüri, Hematüri

TÜBÜLER FONKSİYONU YANSITAN TESTLER

Böbreğin konsantrasyon kapasitesini yansıtanlar : idrarın ozmolalite ve dansitesi

Tübüler sekresyon ve reabsorbsiyon işlevini yansıtan testler : fenolsülfoftalein (PSP) ve β2-mikroglobulin

GLOMERÜL FONKSİYONUNU YANSITAN TESTLER

Glomerüler filtrasyon hızı-GFR:  İki böbrekten (2 milyon nefron) toplam 1,2 L/dk kan geçer. Normalde bu 1.2 L kanın 125 ml’si Bowman kapsülüne geçer ve süzülerek ultrafiltratı oluşturur (GFR). GFR’nin normal değeri 70-145 ml/dk’dır, 40 yaştan sonra her yıl 1 ml/dk azalır.

Kronik böbrek yetmezliği (nefronların ilerleyici ve geri dönüşümsüz kaybı) :GFR’nin 3 aydan uzun  süre 60 mL/dk/1,73 m2’nin altında olması); tüm dünyada giderek artan bir halk sağlığı sorunudur.

Glomerül fonksiyonu Renal kan akımı ile doğrudan ilişkili olup, glomerüler filtrasyon ve  renal tübüllerdeki süreçler, renal kan akımının yeterli olmasını gerektirir. GFR : 1 dakika içinde glomerüllerden  filtre edilen mL cinsinden plazma volümü, vücut yüzeyine oranlanarak ifade edilir (standart vücut yüzey alanı: 1.73 m2 ) GFR, doğrudan ölçümü çok güç → klirens hesabı ile dolaylı hesaplama yapılır.  GFR vücut büyüklüğünden büyük oranda etkilenir. Bireyler arasında GFR’yi karşılaştırabilmek için GFR, vücut büyüklüğünün bir ölçütü olan vücut yüzey alanı ile normalize edilir. GFR hastalıkta ve sağlıkta böbrek işlevlerinin en iyi göstergesidir → işlev gören her bir nefronun filtrasyon oranının ortalamasıdır → işlev gören böbrek miktarının bir göstergesidir. GFR değerlendirmesi, böbrek hastalıklarının tanı ve takibinde en öncelikli laboratuvar incelemedir.

KLİRENS TESTLERİ

Bir maddenin renal klirensi : 1 dakika içinde  o maddeden tamamen temizlenen ve idrara katılan plazma volümüdür.  Klirens (mL/dk) = U / P x V

U : araştırılan maddenin idrar düzeyi (mg/dL)

P : aynı maddenin plazma/serum düzeyi (mg/dL)

V : 1 dakikalık idrar volümü (ml)

GFR’ nin doğru ölçümü için klirens testinde kullanılacak ideal maddenin  plazma konsantrasyonu sabit olmalı, glomerüllerden tamamen süzülmeli, tübülüslerde reabsorbsiyon ya da sekresyona uğramamalıdır. Endojen maddeler içinde bu kriterlere en yakını kreatinindir. Ekzojen maddelerden inülin (fruktoz polimeri) referans maddedir. Ancak uygulamadaki güçlükler nedeni ile inülin klirensi rutinde kullanılmaz.

Renal Fonksiyon Göstergesi Olarak Kreatinin

Kreatinin, kastaki kreatinden non-enzimatik dehidratasyon ile oluşur; bu nedenle kreatinin düzeyinin en önemli belirleyicisi kas kitlesidir.

Kreatinin neden en yaygın kullanılan GFR belirtecidir?

Endojen bir madde ve üretim hızı oldukça sabittir. Proteine bağlı olmadığından glomerülden kolayca süzülür. Tübülüslerden reabsorbe edilmez, az miktarda sekrete edilir. Diyetten üre kadar fazla etkilenmemekle birlikte; ette bulunan kreatin vücutta kreatinine dönüşür. GFR’nin en sık kullanılan endojen belirteci kreatinin klirensi → GFR’nin ölçümünde en sık başvurulan testtir. Böbrek fonksiyonu ile ilgili en önemli soru GFR’nin normal/anormal olduğu ve zaman içinde GFR’de bir gerileme olup olmadığıdır.  Kreatinin klirensi böbrek bozukluğunun saptanmasında serum kreatinin ölçümüne göre daha duyarlıdır. Ancak GFR’yi referans metod olan inülin klirensinden %5-15 fazla ölçer, nedeni kreatininin tübüler sekresyona uğramasıdır. Kreatinin klirensi GFR’nin kaba bir göstergesidir.

glomerüler filtrasyon Böbrek Fonksiyon Testleri ve Klinik Yorumu

glomerüler filtrasyon

Kreatinin klirensi çocuklarda erişkinlere göre daha düşük, 30-39 yaşlarında en yüksek, bu yaş aralığındaki bir erkekte 80-140, kadında 75-125 ml/dk ve 40 yaşından sonra giderek azalır (ilerleyen yaşla birlikte GFR’nin azalmasına bağlı olarak).

ÜRE KLİRENSİ

Üre de kreatinin gibi bir endojen madde olmakla birlikte, üre klirensi kreatinin klirensine göre bazı dezavantajlara sahiptir :

1.Üre düzeyleri diyetteki değişikliklerden etkilenir.

2.Dakika idrar volümünün 2 dakikanın üzerinde veya altında oluşuna göre, klirens hesaplanmasında  iki ayrı formül kullanımı gerektirdiğinden pratik değildir.

3.Üre tübüler reabsorbsiyona uğradığından, üre klirensi GFR’yi tam olarak yansıtamaz.

4.Üre klirensinin referans değerleri bu nedenle kreatinine göre daha düşüktür.

Kan kreatinin düzeyi, sıklıkla endojen bir GFR belirteci (marker) olarak kullanılır, ancak yeterince hassas değildir. GFR normalin yarısına inmeden (~60 ml/dk/1.73 m2 ), kan kreatinin düzeyi yükselmez (erken evrelerdeki kronik böbrek hastalığını saptayamaz).

Diğer bir GFR belirteci : Sistatin C

Molekül ağırlığı 13,000 Da olan, 122 amino asidden oluşan bir protein, sistein proteinaz inhibitörüdür. Tüm çekirdekli hücrelerde sentezlenir, sentez hızı 4 ay-70 yaş arasında sabittir. Kas kitlesi, cinsiyet, ırk gibi faktörler sentez hızını etkilemez. Küçük bir protein olması ve taşıdığı net pozitif yük nedeni ile glomerülden tamamen süzülür; kandaki miktarın tamamı glomerüler ultrafiltrata geçer, proksimal tübülden tamamen geri emilir ancak dolaşıma geçmeden proksimal tübülde parçalanır. Böbrek dışında bir eliminasyon yolu olmadığından plazma sistatin C düzeyi, GFR ile ters orantılıdır.

GLOMERÜLER PERMEABİLİTEYİ YANSITAN TESTLER : proteinüri, mikroalbuminüri, hematüri

Sağlıklı kişide, glomerül membranından idrara çok düşük miktarda total protein (<150 mg/24 saat) geçebilir. Normalde idrardaki total protein:  Albumin, Düşük MA proteinler (α2- ve β2 mikroglobulin), Tübülüslerden sekrete edilen Tamm-Horsfall glikoproteini (THG) ve Diğer tübüler proteinlerden oluşur. İdrarda total protein ölçümü yerine klinikte sıklıkla idrar albumin ölçümleri kullanılır (albuminüri, glomerüler permeabilite değişikliklerinin daha hassas ve özgün bir göstergesidir).

MİKROALBUMİNÜRİ

1-6 aylık bir zaman aralığında ard arda 3 defa alınan idrar örneklerinin en az 2’sinde 24 saatlik idrarda: Albumin atılım hızının >20-≤200 µg/dk veya 30–300 mg/24 saat olmasıdır. MİKROALBUMİNÜRİ (bu kadar düşük bir albumin düzeyi rutin idrar tetkikinde saptanamaz) >200 µg/dk veya  ≥300 mg/24 saat Makroalbuminüri/Klinik albuminüri olarak adlandırılır. Özellikle diyabetiklerde glomerüler permeabilitede hafif bir bozulmayı ve nefropati ve kardiyovasküler hastalık gelişme riskini, hipertansif hastalarda nefropati ve kardiyovasküler hastalık riskini gösterir Mikroalbuminürisi olan hastalar, böbrek fonk. açısından  yakından izlenmelidir.

    Makale Yazarı: duslerkulup2

Sizde yorum yazabilirsiniz...