Angina Pektoris (Göğüs Ağrısı) Hakkında Bilgi

Angina Pektoris Göğüs Ağrısı Angina Pektoris (Göğüs Ağrısı) Hakkında Bilgi

Angina Pektoris (Göğüs Ağrısı)

Angina Pektoris (Göğüs Ağrısı) Hakkında Bilgi

Göğüs Ağrısında sık görülen nedenler: Miyokard infarktüsü, pleurit, perikardit, kostokondrit, özefajit, pulmoner emboli ve infarktüs, kas gerginlikleri ve zorlanmaları

Daha az görülen nedenler: spontan pnömotoraks, spontan tansiyonlu pnömotoraks, disekan aort anevrizması, boerhaave sendromu

Diğer nedenler: Diffuz özefageal spazm, peptik ülser, kolesistit, pankreatit, hepatit

Boerhaave Sendromu

Enseye, göğüse ve karına penetran veya künt travma, üst gastrointestinal bölgeye aletle yapılan travma, yabancı cisme bağlı olarak ortaya çıkan özefagial nekrozis, kostiğe maruz kalma, spontan veya kusma sonucu oluşan özefagial rüptür sonucu olur.

Akut Miyokard İnfarktüsünün Ayrıcı Tanısı

Perikardit: Ağrısı plöritiktir. Konumıla ve solunumla şiddeti değişir. Frotman eşlik edebilir. EKG’de açıklığı yukarı bakan, resiproku olmayan yaygın ST yükselmesi görülür.

Akut Aort Diseksiyonu: Ağrı çok şiddetlidir, yırtıcı niteliktedir, sırta, bacaklara karına yayılır. Sıklıkla hipertansiyon eşlik eder. Ekstremitelerde nabız kaybı saptanır. AMİ’ne özgü EKG değişiklikleri seyrektir.

Pulmoner Emboli: Ağrı plöritiktir.Hemoptizi görülür. Pleura frotmanı duyulabilir. Hasta dispneik ve huzursuzdur. EKG’de sinüzal taşikardi, nonspesifik ST değişiklikleri, sağ aks deviasyonu ve RBBB izlenebilir.

Akut Miyokarditis: Akut miyokard infarktüsü ile uyumlu EKG bulguları ortaya çıkar.

Akut Miyokard İnfarktüsü Tanı Kriterleri

Ağrı: Klasik ağrı nitrata yanıtsızdır. Angina pektorise göre daha şiddetli ve uzundur. Atipik ağrı ise yaşlılarda, diyabetiklerde, kadınlarda nokta şeklinde batıcı, nadiren kesici tipte nefes darlığı ile birlikte retrosternal baskı hissi gibi ortaya çıkar.

Ağrısız İnfarktüs: Şuur kaybı, senkop veya ventriküler aritmi ile başvuran hastalarda EKG’deki iskemik değişiklikler ile tanı konur.

EKG: Tanısal duyarlılığı ve doğruluğu en yüksek yöntemdir. ST segment depresyonu, ST segment elevasyonu, T dalgası negatifliği, ritim ve ileti (dal blokları) bozuklukları tanı koydurucudur. Eğer EKG tanı koydurucu değişiklikler taşımıyorsa 15-30 dk ara ile tekrar çekilmelidir. Varsa hastanın eski EKG’si ile karşılaştırılmalıdır. İlk EKG %1-17 normal olabilir.

Serum Değerleri: Ağrının ilk başladığı anda serum değerlerinde herhangi bir değişiklik görünmez.

Ekokardiyografi: EKG’si tanısal olmayıp ağrısı tipik olan ve yüksek koroner riski taşıyan hastalara çekilebilir. Duvar hareketlerini (iskemik bölgede hipokinezi, akinezi, diskinezi) değerlendirmede yardımcı olur.

Koroner Anjiyografi: AMİ’nün erken tanısında yeri yoktur. Bilinen koroner arter hastalarında, geçirilmiş Mİ olanlarda tedaviyi yönlendirmek için kullanılır.

KLİNİK BULGULAR

  • Şiddetli Ağrı
  • Bulantıi kusma, terleme
  • Huzursuzluk
  • Nabız bradikardik veya taşikardik
  • VEV veya AEV nedeniyle aritmik nabız
  • Şokta ise hipotansiyon
  • Ventriküler taşikardi
  • Ventriküler fibrilasyon
  • Asistoli- kardiyak arrest

Angina pektoris kısa sürelidir. İstirahatla, nitratla, sedatiflerle, oksijen inhalasyonu ile geçer. Angina pektorisin nonkardiyak ağrılardan ayrılmasında; sıkıştırıcı, bastırıcı, yanıcı olması lokalize, bıçak saplanır gibi, iğne batar tarzda, hareketle ve solunumla artar tarzda olmaması kriterdir.

Angina Pektoris Gelişen Hastalara Acil Olarak Yapılması Gerekenler

AMİ’de ölümlerin çoğu 1. Saatte VF nedeniyle meydana gelir. Bu yüzden ilk tedaviyle AP’i geçmeyen hasta acil olarak hastaneye gönderilmelidir. İlk olarak yapılacak sakin olmaktır. Hasta rahat edecek bir pozisyonda yatırılmalıdır. Hastanın Tansiyon, nabız ve solunum takibi 5 dk’da bir tekrar edilmelidir. Hastanın EKG’si çekilmeli ve mümkünse monitörize edilmelidir. Aspirin 162-325 mg (nonenterik) çiğnetilmelidir, 20 dk’da etkisi olur. Aspirin trombosit kümelenmesini uyaran tromboxan A2 oluşumunu bloke eder.

Ayrıca trombolitik tedaviden sonra reoklüzyon ve tekrarlayan iskemi bulgularını da azaltır. Salisilat aşırı duyarlılığı olanlarda, aktif ülser kanaması olanlarda aspirin yerine diğer antritrombosit ilaçlar verilebilir. Hastaya nazal kanül veya maske ile 5-6 lt/dk oksijen verilmelidir. SL nitrogliserin verilmelidir. Sistolik kan basıncı 100 mmHg veya daha altında ise, belirgin aort stenozu varsa, inferior veya posterior Mİ varsa çok dikkatli kullanılmalıdır. Ağrı geçmezse 5 dk ara ile doz tekrarlanabilir. Ağrı 2 dk içerisinde hafifler veya geçerse bu bir anginal ataktır. Geçmezse AMİ düşünülmelidir. Analjezik verilmelidir. NSAİ tercih edilmemelidir. Hastanın ağrısı artarak devam ederse 2-5 mg İV ve SC morfin sülfat yapılabilir. Gerekirse 5 dk’lık aralarla bu doz tekrarlanarak 20-25 mg’a kadar çıkılabilir. Yaşlılarda, hipotansiflerde respiratuar asidozlu ve KOAH’lı hastalarda morfin kullanılmamalıdır. Morfinin solunum depresyonu yapılması durumunda Naloxone 0.4 mg İV, gerekirse 3 dk’lık aralarla toplam 3 doz yapılabilir.

   

Düşüncelerinizi bekliyoruz :)

<?php bloginfo('name'); ?> <?php wp_title(); ?>