Akciğer Tümörleri Hakkında Detaylı Bilgiler

akciğer kanseri Akciğer Tümörleri Hakkında Detaylı Bilgiler

Akciğer Kanseri

Gelişmiş toplumlarda en sık görülen kanserdir. Kanser tanılarının %15. Kansere bağlı ölümlerin %26(2008)’dir. Erkeklerde en sık görülen malignitedir (1990dan beri insidens ve mortalite azalıyor). Kadınlarda görülme sıklığı (1987den beri ölüm nedenleri sıralamasında meme kanserini geride bırakmıştır). En sık 40-70 yaş, 5. ve 6. dekadlarda pik yapar (40↓%2). Cerrahideki gelişmeler (1 yıllık yaşam 1975 de %34, 2007 de %41) şeklindedir.

Etioloji – Patogenez

SİGARA: Klinik ve istatistiksel çalışmalar günlük içilen sigara sayısı, İnhalasyon (içine çekme) alışkanlığı ve Süre
arasında kuvvetli bir ilişki saptanmıştır. Orta düzeyde sigara içimi: 10 kat risk vardır. Ağır düzeyde sigara içimi (uzun yıllar günde 40 taneden fazla): 60 kat risk var. Kadınlar erkeklere göre daha hassas. Sigara içiminin kesilmesi riski azaltır ama hiçbir zaman riski kontrol düzeyine getirmez. Ağır içicilerin yalnızca %11’i akciğer kanseridir. Dudak, dil, ağız tabanı, farinks, larinks, özofagus, mesane, pankreas, serviks ve böbrek kanseri gelişimi yapar. Puro ve pipo kullanımı da riski arttırmaktadır. Tütün kullanımı (smokeless tobacco) ve Pasif içicilik (yılda 3000 akc ca ölüyor) riski arttırıyor.

Sigara tiryakilerinin hava yolları örtücü epitelinde histolojik değişiklikler Özellikle skuamöz hücreli karsinomda gösterilmiş (metaplazi- displazi- karsinoma insitu) ve Sigara içenlerin hemen tümünde (%96.7) bronş ağacında displazik hücreler saptanırken sigara içmeyenlerin yalnız %0.9 unda bu hücreler görülmüştür. Sigara dumanında 1200 den fazla madde bulunmaktadır ve bunların bir çoğu potansiyel karsinojenlerdir.
İnisyatörler: Benzol piren gibi polisiklik aromatik hidrokarbonlar
Promotorlar: Fenol türevleri
Arsenik ve nikel gibi toksik maddeler
Polonyum-210, karbon-14 ve potasyum-40 gibi radyoaktif elementler

ENDÜSTRİYEL ETKENLER:  Radyasyon, Uranyum, Asbestoz gibi.

ASBEST: Sigara kullanımı riski çok (multiplikatif). Latent dönem 10-30 yıldır. Ölümlerin 1/5 i akciğer kanserine, 1/10 i plevral ve peritoneal mezotelyomaya ve 1/10 i gastrointestinal kanserlere bağlıdır. Nikel, kömür, arsenik, berilyum, demir ve altın madenlerinde çalışanlar ile gazete işçilerinde de akciğer kanseri riski yüksektir.

MOLEKÜLER GENETİK: Akciğer kanserinde tümörün klinik olarak belirgin hale gelene kadar yaklaşık 10-20 genetik mutasyon olur. Onkogenler: (aktivasyon)
c-myc (küçük hücreli karsinom)
K-ras (adenokarsinom )
EGFR, HER2 neu, cMET, cKİT
Tümör süpressör genler: (inaktivasyon)
P53* en sık görülen mutasyon.
Retinoblastom geni
P16
Kromozom 3p

Küçük hücreli karsinomda;
-cKİT (%40-70), MYC (%20-30), p53 (%90) 3p (%100), RB %90, BCL-2 (%75-90)
Küçük hücreli dışı karsinomda;
– EGFR (%25), KRAS (%10-15), p53 (%50), p16 (%70) Sinyal transdüksiyon molekülleri (AKT, PI-3K, ERK1/2, STAT5, fokal adezyon mol- paxillin)

Prekürsör lezyonlar
1)Skuamöz displazi ve karsinoma in situ
2) Atipik adenomatöz hiperplazi
3) Diffüz idiyopatik pulmoner nöroendokrin hücre hiperplazisi

AKCİĞER MALİGNİTELERİ (WHO 2004 KLASİFİKASYONU):

1-) Küçük hücreli karsinom

2-) Küçük hücreli dışı karsinom:

*Skuamöz hücreli karsinom
*Adenokarsinom
*Büyük hücreli karsinom
*Adenoskuamöz karsinom
*Sarkomatoid karsinom
*Karsinoid Tümör
*Tükrük bezi tipi karsinomlar
*Metastatik kanserler

göğüs grafisi Akciğer Tümörleri Hakkında Detaylı Bilgiler

*Pekçok tip ve varyant tanımlanmış ama klinik önemi kanıtlanmış;
ADENOKARSİNOM (K %47, E%37)
SKUAMÖZ HÜCRELİ KARSİNOM (K%25, E %32)
KÜÇÜK HÜCRELİ KARSİNOM (K %18, E %14)
BÜYÜK HÜCRELİ KARSİNOM (K %10, E %18)

Adenokarsinom; Son 20 yılda oranında belirgin bir yükselme görülüyor. Kadınlarda ve bir çok çalışmada da erkeklerde en sık görülen akciğer karsinomu tipidir. Olası faktörler: Kadınlarda sigara kullanımı yaygınlaşması
İçilen sigara tiplerindeki değişiklikler: (filtre, düşük katran ve nikotin) derin inhalasyonu kolaylaştırması ve adenokarsinomun daha sık köken aldığı periferik hava yollarına karsinojenik etkenlerin daha sık ulaşmasına yol açmasıdır.

Morfoloji: Genellikle hilustan köken alır. ¾ ü primer, sekonder ve tersiyer bronşlardan gelişir. Periferde alveoler septal hücreler ve terminal bronşiollerden gelişir. Prekürsör lezyonu en iyi gösterilmiş olan SHK’dır.

Tümör gelişimi:
 Bronşial lümene doğru fungal intraluminal kitle
 Bronş duvarını penetre ederek karina ya da mediasten çevresindeki peribronşial dokuya infiltrasyon
 Bronş duvarı boyunca ilerleyerek intraparankimal kitle
 Büyük hacimli tümörlerde fokal kanama ve nekroz, bazen kavitasyon

Plevral ya da perikardial boşluğa yayılım
 Tanı sırasında olguların bir çoğunda trakeal, bronşial ve mediastinal lenf nodlarına yayılım
 Lenf nodu metastazı oranı genellikle %50

Metastaz:
 Hematojen ya da lenfatik yolla uzak organ metastazları (Erken evrede)
 Metastaz yapmadığı organ ya da doku yok
 Sürrenaller, yarısından fazlasında tanı sırasında metastatik
 Karaciğer (%30-50), beyin (%20) ve kemik (%20)

Skuamöz Hücreli Karsinom
Erkeklerde en sık görülen akciğer malignitesidir. Sigara ile yakından ilişkilidir. İyi diferansiye tümörlerde keratin oluşumu ve intersellüler köprüler görülür. Genellikle daha büyük, santral bronşlardan köken alır, lokal yayılma eğilimi var ve diğer tiplere göre daha geç uzak metastaz görülür. P53 mutasyonu çok yüksek. (invazyon yüksek) Displazilerde de p53 mutasyonu var. P16 inaktivasyonu (%65) var. RB1 tm supr gende inh. İHK olarak %15 boyanma görülür. EGFR overexp %80 (ama mut yok). HER-2neu expresyonu %30 (amplifikasyon yok).

Adenokarsinom
Adenokarsinom kadınlarda ve sigara içmeyenlerde en sık görülen akciğer kanseridir. Genellikle periferik yerleşimli ve daha küçük çaplıdır. SHK’a göre daha yavaş büyürler. Çoğunluğu İHK olarak TTF1 (+)’dır. Sigara ile daha az ilişkili (%75)’dir. Mikst subtip adenokarsinom, Asiner adenokarsinom, Papiller adenokarsinom, Bronkioloalveolar karsinom Nonmüsinöz Müsinöz Mikst nonmüsinöz ve müsinöz / belirsiz, Müsin bulunduran solid ak., Varyantlar: Fötal adenokarsinom Müsinöz (kolloid) karsinom Müsinöz Kistadenokarsinom Taşlı yüzük hücreli adenokarsinom Berrak hücreli adenokarsinom (2004 WHO)

Adenokarsinoma İn Situ: Eski BAK lardan biridir. Lokalize, 3 cm.den küçük, lepidik paternli, stromal invazyon göstermeyen adenokarsinomdurç Papiller, mikropapiller patern, intraalveoler tümör hücresi yok. Nonmüsinöz- Müsinöz. Nükleer atipi yoktur. Septal skleroz ile genişlemedir. %100 sağkalım mevcuttur.

Minimal İnvaziv Adenokarsinom: Lokalize, 3 cm.den küçük, genellikle lepidik paternli, bir odakta 5 mm.den az invazyon gösteren adenokarsinomdur. İnvazyon: Asiner, papiller, mikropapiller ve/veya solid patern varlığı. İnvaziv tümör hücrelerini içeren myofibroblastik stroma varlığı. Lenfatik, kan damarı, plevra invazyonu, nekroz: MIA değildir.

İnvaziv Adenokarsinom: En az 1 odakta 5 mm. den fazla invazyon varlığıdır. Asiner, papiller, mikropapiller ve/veya solid patern varlığı. İnvaziv tümör hücrelerini içeren myofibroblastik stroma varlığı. 

Küçük Hücreli Karsinom
Farklı bir hücre tipine sahip yüksek malignite dereceli bir tümördür. Sigara ile kuvvetli bir ilişkisi var (hastaların %1 i sigara içmeyenler). Genellikle hiler ya da santral yerleşimlidir.

Mikroskopi
Tümör hücreleri genellikle küçük, çok az sitoplazmaya sahip ve oval ya da yuvarlak lenfosite benzer hücreler (yulaf hücreli karsinom). İğsi ya da poligonal hücreler de içerebilir. Skuamöz ya da glandüler bir organizasyon göstermeksizin gruplar halinde dizilirler.

Köken: bronş döşeyici hücrelerdeki nöroendokrin hücrelerdir. EM de nörosekretuar granüllerdir ve Bazı tümörler polipeptid hormonlar salgılar. İmmunhistokimyasal olarak nöroendokrin belirleyiciler (+) (sinaptofizin, kromogranin, NSE, Leu-7)

Klinik Gidiş: En agressif seyirli akciğer tümörü; yaygın metastazlar, hemen tümü cerrahi olarak inoperabldır. Atopik hormon üretiminin en sık görüldüğü tiptir. Tek varyant: Kombine KHK. P53 (%50-80), RB1 (%80-100). BCL-2 (%90 +)

Büyük Hücreli Karsinom
Daha büyük, veziküler nüveli poligonal hücrelerden oluşur. Büyük bir kısmının tanınamayacak kadar az diferansiye SHK ya da AKlar olduğu düşünülmektedir. Histolojik varyant: Büyük hücreli nöroendokrin karsinom (küçük hücreli karsinoma benzer)

Nöroendokrin Tümörler
Diffüz nöroendokrin sistem hücreleri ile aynı morfolojik ve biyokimyasal özellikleri gösteren tümörlerdir. Normal akciğerde nöroendokrin hücreler örtücü epitel içinde izole ya da gruplar şeklinde bulunur.

Karsinoid Tümörler
Tüm akciğer tümörlerinin %1-5 ini oluşturur. Hastaların çoğu 40 yaşın altındadır E=K. Sigara içimi ve diğer çevresel faktörlerle bilinen bir ilişkisi yoktur. Sitoplazmalarında nörosekretuar granüller ve polipeptid hormonlar (+). Bazen multipl endokrin neoplazi sendromlarının bir komponentini oluştururlar.

Mikroskopi: İnce fibröz stroma ile ayrılmış hücre kordon, yuva ve kümeleridir. Hücreler uniform düzenli yuvarlak nukleus(+) ve mitoz ender (Tipik Karsinoid) (<2/10 BB). Bazı tümörlerde hücre pleomorfizm gözlenebilir. Nekroz ve mitoz (Atipik Karsinoid) (2-10/10 BB) görülür.

Klinik: Ender olarak geçici diare atakları, siyanoz ve yüz kızarıklığı gibi karsinoid sendrom bulguları görülür. Uzak organ metastazı yapmazlar ve uzun süreli benign bir seyir gösterirler. Bu nedenle cerrahi olarak çıkarılmaları gereklidir.

Büyük Hücreli Nöroendokrin Karsinom (BHNEK)

Atipik karsinoid ve KHK’a uymayan olgular. Nadir (akciğer tümörlerinin <%3,5). NE morfoloji (palizatlaşma, trabeküler, yuvalanma) VE. NE diferansiyasyon by IHC, (CD56 > Sinaptofizin > Kromogranin). Nekroz görülür. Yüksek mitotik aktivite (>10/2mm2, genellikle >60). Büyük hücre boyutu(>3 x lenfosit) mevcuttur.

Diğer Tümörler
Fibrom, fibrosarkom, leiomyom, lipom, hemanjiom, hemanjioperisitom ve kondrom gibi benign ve malign mezankimal tümörler enderdir. Benign ve malign lenforetiküler tümörler izole lezyonlar ya da genellikle görüldüğü gibi sistemik hastalığın tutulumu olarak akciğerde de ortaya çıkabilir: Non-Hodgkin ve Hodgkin lenfoma, lenfomatoid granülomatozis, psödolenfoma ve plazma hücreli granülomdur.

Hamartom
Rastlantısal olarak rutin göğüs grafisinde yuvarlak opasite şeklinde saptanan bir lezyondur. Nadiren 3-4 cm. den fazla çapa ulaşır. Morfoloji, matür hyalin kıkırdaktan oluşur. Bazen kıkırdak adalarında kistik ya da yarık benzeri boşluklar, bu boşluklar solunum epiteli ile döşelidir. Yağ, bağ dokusu elemanları ve kan damarları da bulunabilir.

Metastatik Tümörler
Sıktır. Karsinom ve sarkomlar hematojen ve lenfatik yolla ya da direkt invazyonla akciğere ulaşabilir. Direkt yayılım en sık özofagus karsinomlarında ya da mediastinal lenfomalarda izlenir.

Morfoloji
Lezyonların gelişim paterni oldukça değişkendir. Genellikle tüm loblarda dağınık nodüller şeklinde ve periferik yerleşimlidir. Lenfatik metastaz yapan tümörlerde metastatik nodüller peribronşioler ya da perivasküler boşluklara yerleşebilir. (lenfanjitis karsinomatoza)

Tümöre Sekonder Akciğer Değişiklikleri
Bronşial tutulum noktasının distalindeki akciğer dokusunda; Parsiyel obstrüksiyon: fokal amfizem, Total obstrüksiyon: atelektazi; Hava yollarında yetersiz hava drenajı: süpüratif- ülseratif bronşit ya da bronşektazi, Kronik süpüratif akciğer absesi, Superior vena kavanın tümöre basısı ya da invazyonu: venöz konjesyon, kol ödemi ve dispne, Plevral ya da perikardial boşluklara ulaşım: plörit ve perikardit (efüzyon gelişimi)

Klinik Gidiş
Onkolojideki en sinsi ve agressif tümörlerden biridir. En sık görülen yakınmalar öksürük (%75), kilo kaybı (%40), göğüs ağrısı (%40) ve dispne (%20). Balgam çıkarmada artış, sitolojik olarak incelendiğinde atipik tümör hücreleri saptanabilir. Tümöral kitleden yapılan ince iğne aspirasyon biopsisi ile de tanıya gidilebilir. Tümörün metastatik odaklarda yarattığı semptomlarla ortaya çıkması da sık görülen bir durumdur.

Pancoast Tümörü
Superior sulkus yerleşimli apikal akciğer kanserleridir. Servikal sempatik pleksus gibi trakea çevresi nöral yapıların invazyonudur. Tümör ile aynı tarafta ulnar sinir trasesi boyunca şiddetli ağrı ve Horner sendromu (enoftalmi, pitozis, myosis ve anhidroz)

    Makale Yazarı: duslerkulup2

Sizde yorum yazabilirsiniz...

Kameralı Sohbet