Yeryüzü Şekillerinin Oluşum Süreci

http://www.delinetciler.net/forum/attachments/18041d1316092559-buzullarin-olusturdugu-yer-sekilleri-buzul_yery-c3-bcz-c3-bc_-c5-9fekilleri.png

Yeryüzü şekillerinin oluşması ve değişmesi hem iç, hem de dış güçlere bağlıdır.
Yüzeydeki yükselmelere dünyanın içindeki güçler, yani iç güçler yol
açar. Buna karşılık dış güçler, yani dalga, akıntılar, rüzgar ve buz bu
yükseltileri yeniden düzleştirmeye çalışır. Tektonik ve magmatik
olaylar, arazi yapılarının farklılığı ve dış güçlerin farklı etkileri
çok çeşitli yeryüzü şekillerinin oluşmasına yol açar. Bunlar:

  1. Güçlerin Etkisi
  2. Aşınma
  3. Sürüklenme ve Taşıma
  4. Tortullaşma ve Yeniden Oluşum

Güçlerin Etkisi
Dünya?nın kabuğunun soğumasından bu
yana sürekli yinelenen bir süreç söz konusudur. İç güçler yüzeyde
yükseklik farklılıklarına neden olurken, yani dağlar, kayalar, çukurlar,
yanardağlar ya da başka yükseltiler oluştururken, dış güçler de bunları
sürekli biçimde aşındırır, yontar ve doldurur. Güneş enerjisinin ve
iklim etmenlerinin (sıcaklık farkı, yağış, rüzgar vb.) etkisi altındaki
jeolojik süreçler dış güçleri oluşturur.

Aşınma
Çevre koşulları bir yüzeyin çeşitli
biçimlerde aşınmasına neden olabilir. Bunlar ortaya çıkış biçimlerine
göre fiziksel-mekanik, kimyasal, biyolojik ve biyokimyasal aşındırmalar
olarak sınıflandırılabilir. Aşınmanın derecesi o çevrenin iklim ve
hidroloji koşullarına bağlı olarak değişir.
Fiziksel-mekanik aşınmaya
buharlaşmanın çok, yağışın az olduğu kurak bölgelerle yağışların
genellikle kar biçiminde düştüğü yerlerde rastlanır. Deniz kıyılarında
da bu tür aşınmalar görülebilir. Yağışın bol ve sıcaklığın yüksek olduğu
yerlerde ise kimyasal aşınma söz konusudur. Bu tür aşınmalar özellikle
tropik bölgelerde çok etkilidir.
Günlük ya da yıllık sıcaklık
farklılıkları kayaların yüzeyinde gerilimlere neden olarak onların
kırılarak ufalanmasına yol açar. Ayrıca gene bu nedenle ortaya çıkan
küçük çatlakların arasına giren sular buz, tuzlar da kristal oluşturarak
kayayı parçalar. Rüzgar, su ve buzun da aşındırıcı etkisi vardır.
Bunların taşıdığı katı cisimler kayalara vurarak ufalanıp parçalanmasına
neden olur.
Kimyasal aşınma daha çok suyun ve
ona karışmış olan asitlerin etkisiyle ortaya çıkar. Örneğin, tuz içeren
kayaçlar yalnızca suyun etkisiyle çözülebilir. Buna karşılık
kireçtaşlarının eriyebilmesi için daha güçlü asitler gereklidir.
Ötekilerle karşılaştırıldığında
hayvanlarla bitkilerin yol açtığı biyolojik ve biyokimyasal aşınmanın
önemsiz olduğu görülür. Aşınma genel olarak toprak oluşumunda da önemli
rol oynar.
Sürüklenme ve Taşıma
Kopan parçaların bulundukları yerden
uzaklaştırılmasına sürüklenme denir. Sürüklenme çoğu kez ışınmayla
birlikte ortaya çıkar ve bunun sonucunda aşınan yüzey yeniden aşındırıcı
güçlerin etkisi altına girer. Sürüklenme kütleçekiminin, suyun akım
gücünün, buzun itici gücünün ve rüzgar hareketinin artık hiçbir şeyi
hareket ettiremeyeceği noktada son bulur. Bu nedenle bazen dağların
yakınındaki çukurlarda ya da dağların eteklerinde sürüklenmiş parçalara
rastlanır.
Doğa güçlerinin bu parçacıkları daha
uzaklara götürdükleri de olur, buna taşıma denir. Özellikle ırmaklar
kopardıkları parçaları çok uzaklara götürebilir. Suyun aşındırıcı
gücünün etkisiyle oluşmuş ?V? biçiminde vadilere rastlanabilir. Su gibi
buz da kayalardan parçalar koparıp uzaklara taşıyabilir ve ?U? biçiminde
vadiler oluşturabilir. Denizin taşıyıcı etkisi dalgalar, gelgit ve
akıntılarla ortaya çıkar. Rüzgar ise özellikle koruyucu bitkilerin
olmadığı kurak bölgelerde büyük zararlar verebilir ve küçük parçaları
binlerce kilometre uzağa taşıyabilir.

Tortullaşma ve Yeniden Oluşum
Taşınan parçaların bir yerde çökelmesine tortullaşma denir. Büyük
parçalar dağlarla düzlükler arasındaki sınır bölgesinde çökelerek
teraslar oluşturur. Daha küçük parçacıklar ise eğer kara parçası üstünde
bir yerde çökelmemişlerse, denize ulaşır. Irmakların taşıdığı parçalar
kıyılarda deltalar oluşturur. Kıyıya yakın bir yere çökelmeyen parçalar
ise daha uzaklara giderek denizin dibinde birikir. Milyonlarca yıl süren
bu taşıma ve biriktirme bir süre sonra yerkabuğuna baskı yaparak iç
güçleri harekete geçirir, bunlar da yeniden yükseltilerin ortaya
çıkmasına neden olur.
Dünya?mız son 570 milyon yıldan beri üç büyük orojenez, yani dağoluşumu
yaşamıştır. Bunların hepsi de yukarda anlatılan aşınma ve biriktirme
sonucu iç güçlerin hareketiyle ortaya çıkmıştır. Günümüzden yaklaşık
500-408 milyon yıl önceki Kaledoniyen dağoluşumu sırasında İskoçya,
Norveç?teki dağlar, 387-248 milyon yıl önceki dağoluşum sürecinde
Apalaşlar, Urallar ve Orta Ren Dağları, 213 milyon yıl önce başlayan son
dağoluşumunda ise Alpler, Andlar, Kayalık Dağlar ve Himalayalar ortaya
çıkmıştır.
Yeryuvarlağının Yapısı ve Yer Şekillerinin Oluşumu
1) Yeryuvarlağının yapısı:
Yer yuvarlağının yapısı; güneş sisteminin ve evrenin oluşumu ile

açıklanabilir. 15 milyar yıl önce evren çok yüksek sıcaklık ve
yoğunluktaki bir yapıdan, patlama sonucunda oluşmuştur.
2) Yerkabuğunun yapısı:
Yer, zamanla soğumaya başlamıştır.

Ancak yerin iç kısmı ise hala sıcaktır. Yer soğumaya başladıkça yeryüzü
yavaş yavaş şekillenmiştir.
Yeryüzünden yerin içine doğru inildikçe her 33 metrede 1 C sıcaklık artmaktadır.
Yer kabuğu dünyayı dıştan kuşatan bir tabakadır. Taş kürenin en üst katını oluşturur.
Yer kabuğunun alt katmanı ise bazalt birleşimindeki taşlardan oluşmuştur. Bu yapıya sima denir.
Yerkabuğunun Malzemeleri (Kayaçlar)
1) Püskürük Taşlar

a) İç püskürük taşlar: Yer kabuğu altındaki mantonun yer kabuğunun çatlak ve kırık kısımlarından tıkanarak soğumasıyla oluşan taşlardır. (Granit)
b) Dış püskürük taşlar: Yer kabuğu altındaki mantonun
yer kabuğunun çatlak ve kırık kısmından yeryüzüne çıkması ve soğuması
ile oluşur. (Bazalt ve andezit)

2) Tortul taşlar : Diğer
yüzüne dış güçler tarafından getirilen maddelerin tortulanmasıyla (Üst
üste birikmesiyle) oluşur. İçerisinde yer yer fosiller bulunur.

a) Mekanik tortullar: Dış
güçlerin etkisiyle getirilen çakıl, kum, kil gibi malzemelerin
yeryüzünün çukur yerlerine birikmesiyle oluşur. (Kum taşı, kıl taşı)
b) Kimyasal tortullar: Suda erimiş halde bulunan minerallerin suyun geçtiği yere çökelmesi veya tortulanması ile oluşurlar. (Kireç taşı, alçı taşı)
c) Organik tortular: Hayvan, bitki gibi canlı kalıntılarının üst üste birikip katılaşması ile oluşan taşlardır. (Tebeşir)

3) Başkalaşmış taşlar :Tortul ve püskürük taşları yüksek sıcaklık ve basınç altında kalarak değişikliğe uğraması ile oluşur. (Mermer oluşumu)

Yeryuvarlağının İç Yapısı

Yer yuvarlağının dış kısmını oluşturan katı tabakanın altında manto denilen

bölüm yer alır. Manto, yer çekirdeğinin örtüsü durumundadır.
Yer küre hacminin %80?nini manto oluşturur.
Mantodan sonra yer yuvarlağının iç kısmını çekirdek oluşturur. -Çekirdekte sıcaklık 4500 C bulur.
Mantonun katı olan üst bölümü yer kabuğu ile birlikte taş küre olarak adlandırılır.
Taş küre levha denilen büyük parçalar halindedir.

http://www.deu.edu.tr/UploadedFiles/Birimler/images/2184/tablo.jpg
Jeolojik Devirler

Dünyamız şimdiki biçimini alıncaya değin değişik evrelerden geçmiştir.

Birbirinden farklı bu evrelerden her birine jeolojik zaman denir.
Jeolojik zamanlar dört tanedir ve yaklaşık 570 milyon yıl sürmüştür. Bu
dönemde oluşan tortul taşlar, o dönemde yaşayan canlıların fosillerini
içerir.

İç ve Dış Kuvvetler

Enerjisini yerin içinden alan kuvvetlere iç kuvvetler denir. (Dağ oluşumu, kıta oluşumu ve volkanizmadır.)

Enerjisini güneşten alan kuvvetlere ise dış kuvvetler denir. (Akarsular, rüzgarlar, dalgalar, vb.)
İç ve dış kuvvetler birbiriyle sürekli mücadele halindedir.
İç kuvvetler yeryüzünün kabartılarını meydana getirirken; dış kuvvetler
ise bunları aşındırarak ortadan kaldırmaya ve seviyesine yakın az
engebeli düzlüklere (peneplen) dönüştürürler.
Dış kuvvetlerin yer yüzünün yüksek kesimlerinin aşındırmasıyla elde
ettiği malzemeler yer yüzünün çukur yerlerinde (okyanus, deniz)
biriktirmesi ilejeoseklinaller oluşur. Bunların kalınlığı binlerce metreyi bulur.

Yerkabuğunun hareketleri
Yer kabuğu bir bütün değildir. Çatlaklardan ve kırık boşluklardan
oluşur. Yer kabuğu bir birinden ayrı parçalardan oluşur. Bu her bir
parçaya levha denir. Bu levhalar manto üzerinde yüzer haldedirler. Yaklaşık yılda 1-2 cm hareket ederler.

Dağ Oluşumu

1) Dağ Oluşumu: Okyanus ve deniz diplerinde biriken kalın tortul tabakalar (jeosenklinal) kıtalarının
levha birbirine yaklaşması sonucu yan basınçlara maruz kalırlar. Bu yan
basınçlar sonucunda jeosenklinal eğer esnek yapıdaysa kıvrılarak
yükselir ve yer yüzünün kıvrım dağlarını oluşturur. (Toros dağı)
Jeosenklinal eğer sert yapıdaysa veya önceden yükselmiş kıvrım dağları
tekrar yan basınçlara maruz kalırsa kırılma olur. Yükselen bölümlere horst, alçakta kalan kısımlara ise grabent denir.
Yüksekte kalan horstlar dağı oluştururken, alçakta kalan kısımlar, daha
sonra akarsuların gelişmesiyle ovaları oluşturur. (Ege bölgesi kıyı
kesimleri. Burada yer alan boz dağlar kırılma sonucu oluşan horstlardır.
Bu dağlar arasında bulun ve üzerinde aynı isimli akarsıların geçtiği
Bakırçay, B. Menderes , ovalarında birer çöküntü (grabent) alanlarıdır.)
2) Kıta Oluşumu:
Yer kabuğunun geniş tabanlı alçalma ve

yükselme hareketleridir. Bu alçalma ve yükselme hareketleri çeşitli
biçimlerde olabilir.
Kıtaların yükselmesi sonucunda su seviyesi geri çekilir. Bu olaya denizlerin çekilmesi yani reogresyon denir. Tam tersi durumuna da transregsiyon denir.
3) Volkanizma: Yer kabuğu altındaki kızgın mağmanın yer
kabuğunun çatlak ve kırık yerlerinden yeryüzüne çıkmasına denir. Bu
sırada yeryüzüne katı gaz ve akıcı maddeler çıkarır. (karbondioksit,
taş, kaya)
Lavların üst üste birikmesiyle zamanlar volkanik dağlar meydana gelir. (K. Ağrı, Tendirek, Nemrut vb.)
Volkan küllerinin yıllık birikmesiyle tüf tabakaları oluşur.
4) Deprem:
Yerkabuğunu oluşturan katmanların yerlerinden

oynamalarıyla hissedilen sarsıntılardır. Oluşumlarına göre yerel
depremler ve tektonik depremler olarak ikiye ayrılır. Yerel depremler
kısa sürede ve dar alanda etkili olan yıkıcı etkileri az olan
sarsıntılardır. Tektonik depremler daha şiddetli etkili alanı daha fazla
dolayısıyla tahrip gücü daha fazla olandır.

Ovalar ve Platolar
Ova: Ova akarsuların derince yer etmediği eğik olmaya, varsa da az olan çevresine göre alçakta olan düz yerlere ova denir.

1) Oluşumlarına Göre Ovalar
a) Aşıntı Ovalar: Dış

güçler tarafından aşırı dereceden aşındırıp, düzleştirilmesi sonucu
oluşur. Bu ovalara Türkiye?de rastlanmaz. Doğu Avrupa bu konuya en
belirgin örnek olarak bilinmektedir.
b) Çöküntü Ovalar: Yeryüzündeki çöküntü hendeklerin, dış güçlerin taşıyıp getirdiği taklarla dolması sonucu oluşur. (Iğdır ovası)
c) Birikinti Ovası: İç kesimlerdeki ya da kıyılarda ki
çukur alanların, dış güçlerin taşıyıp getirdiği tortulların dolması
sonucu oluşur. (Konya ve Malatya ovaları)
d) Karstik Ovalar: Çökebilir taşların uzandığı
alanlarda, suyun taşları çözümlemesi sonucunda oluşan ovalardır. Bu
çanakların tabanının tortullarla dolup düzleşmesi ile karstik ovalar oluşur. (Teke ve Taşeli platoları)

2) Bulunduklarına göre ovalar: Ovalar kıyıya yakın ya da uzak olma durumlarına göre kıyı ovalar ve iç ovalar diye ikiye ayrılır.
3) Yükseltilerine göre ovalar: Bazı ovalar deniz seviyesine yakın iken, bazı ovalarda denizden 1000-2000 metre yüksektir. Bunlar grubuna göre ikiye ayrılır.

2. Alçak ova

  1. Yüksek ova

Plato

a) Aşıntı Platoları: Dış güçler tarafından yüzeyi aşındırılmış, akarsuların derin vadiler kazdığı düzlüklerdir.

b) Kırılma (Tektonik) Platolar: Dikey yönlü basınçların etkili olduğu alanlarda, eski kütlelerin kırılması ile oluşur. (İç Batı Anadolu platoları)

c) Volkanik Platolar: Geniş alanlara yayılan tüf ve akışkan lavların düzleştirdiği alanların, akarsularla yarılması sonucu oluşur.

d) Karstik Ovalar: Kireç taşı gibi çözünebilen taşların bulunduğu alanlarda oluşmuş platolardır. (Obruk, Taşeli platoları)

Yeryüzünün Biçimlenmesi (Dış Kuvvetler)

1) Mekanik (Fiziksel) Çözünme
Günlük sıcaklık farkının fazla olduğu yerlerde görülür. -Günlük

sıcaklığa bağlı olarak taşların ısınıp sonra soğuması sonucu oluşur.
(Çöllerde görülebilir)
2) Kimyasal Çözünme

Suyun taşları eritmesi, aşındırması, ve çürütmesi sonucu oluşur.
Sıcaklığın etkisiyle bu çözünme daha da artar. -Nemli bölgelerde daha da
yaygındır.
3) Biyolojik Çözünme
Bitki köklerinin, kayalarının çatlaklarına girerek zamanla büyümesi ve bunun sonucu genişleyerek kayaların çatlamasına denir.

Toprak Oluşmu ve Toprak Türleri
Toprağın oluşması için önce kayaların çözünmesi gerekir. Canlı

kalıntılarıyla oluşabilir. Toprağın oluşumuna etki eden faktörler;
iklim, bitki örtüsü, yer şekilleri, taşların özelliğidir.
a) Taşınmış Topraklar:
Dış kuvvetlerin taşıyıp getirdiği malzemelerin birikmesiyle oluşur.

Üç çeşittir:

  • Alüvyonlar : Kum ve çakıl gibi maddelerin oluşumuyla oluşan topraklardır.
  • Morenler (Buzul Taşlar) : Buzulların taşıyıp biriktirdikleri, üzerleri çoğu kez parıltılı yada çizikli taşlardan oluşur.
  1. Lösler : Rüzgarların, kurak bölgelerden az çok yağışlı bölgelere taşıyıp yığdıkları, katmanlaşmış ince ögelerden oluşan toprak.

b) Yerli Topraklar: Bu topraklar, kayaların çözüldüğü yerde oluşan topraklardır.
İki gruba ayrılır:

  • Nemli Bölge Toprakları : Bu topraklar nemin gür olduğu yerlerde, gür bitki örtüsüyle kaplıdır.
  1. Kurak ve yarı kurak bölge toprakları : Kestane ve kahverengi bozkır topraklarıdır yani çöl toprakları.

Yer Göçmeleri ve Kaymalar

Yer göçmesi: Kayaların, taş parçalarının, toprağın, büyük kütleli tabakaların birbirine kayarak yer değiştirme olayıdır.
Yer Kayması:
Üstteki geçirimli tabakaların, alttaki geçirimsiz

ve kaygan tabakalar üzerinde, eğim doğrultusunda kaynamasıdır. Yer
kaymasının yaygın adı heyelandır. Yer göçmeleri eğimin çokluğu, şiddetli
yağış, sebeplerinden olur. Heyelan oluşumunu etkileyen unsurlardan
biride; toprakların yapısal özelliğidir. Heyelan olaylarının en çok
görüldüğü mevsim; ilkbahar sonrası kar erime zamanıdır.
Toprak Erozyonu: Toprak erozyonunu oluşturan etmenler;

  • Toprağın sular tarafından aşındırılması
  • Rüzgarlar
  • Bitki örtüsü
  • Buzullar
  • Sel
  • Eğim
  • Yangın

Korunma yolları

  • Ağaçlandırma,
  • Bitki örtüsü,
  • Baraj gölleri yapma,
  • Tarlalar eğime yatay sürülmeli
  • Ağaç kesimlerine karşı tedbirler

http://www.goktepe.net/wp-content/uploads/2008/10/keban_baraj.jpg

    Makale Yazarı: Duslerkulup

Sizde yorum yazabilirsiniz...