Veterinerlik Embriyoloji Dersi Kanatlı Canlılarda Zigottan Sonraki Gelişim

yumurta gelişiminde theca durumu

 

KANATLILARDA ZİGOTTAN SONRAKİ GELİŞMELER
-Kanatlı yumurtası Polylechitaldir ve partial discoideal bölünür.

-Nükleus ? Yumurta Sarısı
-Vitellus membranı
-Zona Radiata (Olgun Yumurtada yok)
-Membrana granulosa

-Olgun yumurta hücresi Theca ?dır.
-Nükleus; yumurta sarısının oluşması sırasında latebrada iken sonradan isthmustan kayarak animal kutuba yerleşir.
-Yumurta sarısı iç içe geçmiş beyaz ve sarı vitellus halkalarından yapılmıştır.
-Yumurta akı (albumin), yumurta hücresini saran iç kısımda daha koyu, dışta ise daha sıvıdır.
-Yumurta akı ve bundan oluşan şalaz, oviductun infundubulumdan sonraki kısmında yapılır.
-Ovidukt tektir.
-Yumurtanın geniş kutbuna isabet eden bölgede çift membran arasında hava boşlugu bulunur.
-Kireç kabuk uterusta yapılır.
-Yumurta sarısının çift olması; ovulasyonda iki yumurta hücresinin peşpeşe atılması ve ovidukttan geçerken aynı örtülerle sarılmasıyla olur.
-Ovulasyonla yumurta yoluna atılan yumurta hücresi burada döllenir.
-Kanatlılarda birden fazla spermiyum yumurta hücresine girebilir (polispermi), ancak bunlardan yalnızca birisi erkek pronükleusu olarak dişi pronükleusu ile kaynaşır (Karyogamy)
-Amphioksus, insan, kurbağa ve memeli hayvanlarda ise monospermi durumu mevcuttur.
-Kanatlı yumurtasında bölünme ve gelişmeler animal kutupta, disk şeklindeki sahada, yarıklanma ile meydana gelir.
-Bölünmenin devamı ile morula meydana gelir.
-Vitellusa yapışık olan morulanın alt yüzeyindeki salgıladığı enzimlerle vitellus maddesi erimeye başlar ve morula boşluğu meydana gelir.
-Morula boşluğu genişleyerek blastocoele dönüşür ve böylece disk şeklinde bir blastula meydana gelir ve diskoblastula adını alır.
-Blastocoel üzerindeki hücre topluluğuna da blastoderm denir.
-Blastocoel, blastoderm tabakası ile vitellus kütlesi arasında olur.
-Blastodermin şeffaf olan orta kısmı area pellucida, koyu renkli çevre kısmına da area opaca denir.
-Endodermin meydana geliş olayına Polyinvagination denir.
-Endoderm ile vitellus kütlesi arasında kalan blastocoel artığına archenteron (ilk barsak kanalı) denir.
– Kanatlılarda tipik bir gastrulasyon görülmediği için gastrocoel şekillenmez.
-Fossa primitivusun ön yarımında meydana gelen hücre çoğalması ile oluşan yumruya nodus primitivus (hensen nodusu) denir.
-Daha sonra nodus primitivusun önünde kranial yönde ikinci bir oluk şekillenir. Sinir sisteminin kökeni olan bu oluk sulcus neuralistir.
-Chorda dorsalis ve mezoderm, mesectodermin iki kısmından oluşurlar.
-Amnion meydana gelirken ektodermin kıvrılması önce ?????.. den başladığı için bu bölgeye proamnion denir ve bu durum yalnızca kanatlılarda görülür.
-Mezoderm; dorsal, intermedier ve lateral olmak üzere üç bölümden oluşur.
-Dorsal mezodermden; somitler ve bölümleri (dermatom, myotom ve sclerotom) meydana gelir.
-İntermedier mezodermden; böbrekler ve iç genital organlar meydana gelir.
-Lateral mezodermden; somatopleura ve splanshniopleura meydana gelir.
-Somatopleura, embiyonal saha çevresinde, emriyo üzerine doğru kıvrılarak embriyoyu içine alan amnion kesesini ve chorionu meydana getirir.
-Endocoelom, sonraki gelişmelerde karın, göğüs ve kalp kesesi boşluklarını meydana getirir.
-Exocoelom ise ekstraembriyonal keseleri (chorion, vitellus, amnion ve allontois keseleri) içinde bulunduran büyük bir boşluk halinde kalır.
-Kanatlılarda diyafram rudimenter olduğu için karın ve göğüs boşlukları tek bir boşluk halindedir.
-Canalis neuralis ileriki gelişmelerde encephalon, medulla spinalis ve spinal ganglionları oluşturur.
-Vitellus kesesinin embriyoya yakın olan damarlı kısmına area vasculosa, damarsız bölgeye de area vitellina denir.
-Vitellus kesesi üzerindeki damarlar arteria vitellina ve vena vitellina dır.
-Vitellus kesesinin barsak kanalına bağlanan sap kısmı (ductus vitellinus), yavru yumurtadan çıktıktan sonra kısa ve kör bir kese halinde devamlı olarak kalır. İnce barsağın orta bölgesinde görülen bu vitellus kesesi artığına Meckel divertikülü denir.
-Allantois kesesi kendi damarları aracılığı ile hem yumurta akından albumin resorbe eder, hem de kireç kabuk ve chorion yoluyla havadan O2 alıp CO2 vererek solunuma hizmet eder.
-Yumurta akı; ilk gelişmelerde yavruyu koruduğundan ve beslediğinden, memeli hayvan placentası ile kıyaslandığında maternal kısım, yani uterus karşılığı olarak kabul edilir.

MEMELİLERDE ZYGOTTAN SONRAKİ GELİŞMELER
Memeli yomurtası olygolechitaldir. Total aequal bölünür.

Zygot
1. Meridyonal bölünme = 2 kardeş hücre (blastomer)
2. Meridyonal bölünme = 3 kardeş hücre
3. Meridyonal bölünme = 4 kardeş hücre
1. Ekvatorayl bölünme = 8 kardeş hücre

Morula

-Morulanın iç kısmındaki hücreler yavaş yavaş eriyerek morula boşluğunu oluşturur. Morula boşluğunun genişlemesi ve blastocoele dönüşmesi ile blastula meydana gelir.
-Memeli blastulası, amphioksus ve kanatlıdan farklı görünüştedir. Animal kutuptan yumru şeklinde bir blastomer topluluğu blastocoele sarkmıştır. Ektoderm hücrelerinden meydana gelmiş olan bu yumru Nodus embriyonalis tir (embriyoblast).
-Blastocoel, ektoderm ve nodus embriyonalisten ibaret olan ve kesit yüzü tek taşlı bir yüzüğü andıran memeli blastulasına Cystoblastula (blastocyst) denir.
-Cystoblastuladaki ektoderm katı da beslemeyle ilgili olduğu için Trophoblast adını alır.
-Nodus embriyonalisi örten trophoblast: polar trophoblast (rauber tabakası), blastocoeli çevreleyen trophoblast ise parietal trophoblast denir.
-Nodus embriyonalisteki hücreler; formatif hücreler adını alır.
-Memelilerde endoderm; amphioksus ve kanatlıdaki gibi invaginasyon yada poliinvaginasyonla değil, nodus embriyonalisteki ektodermin (formatif hücrelerin) diferensiyasyonu ile oluşur.
-Chorda dorsalis ve mezoderm, kanatlılardaki gibi, ektodermden köken alan indiferent hücre topluluğundan meydana gelir.
-Kanatlılar, memeli hayvanlar ve insanda omurganın gelişmesi ile körelen chorda dorsalis, kalıntıları ile, omurlar arasındaki disklerin orta kısmı olan nukleus pulpozusu meydana getirir.
-Prechordal nodus; embriyonal diskin ön ucunda meydana gelen ve chorda dorsalis ile sulcus neuralisin ön ucunu sınırlandıran bir yumrudur.
-İndiferent hücre topluluğundan oluşan mezoderm, sonradan yaygın bir gelişme göstererek dorsal, intermedier ve lateral mezoderm bölümleri ile mezenşimi meydana getirir.
-İki kordondan oluşan dorsal mezoderm, belirli arlıklarla boğumlanarak somit denilen segmentlere ayrılır.
-Gelişmesini tamamlamış ir somit oval şekillidir. Epitheloid yapıda ve hücre kümesi halindedir. Bu hücrelerin, somitin çevresinde bulunanlar çok sayıda ve büyük, ortadakiler ise az sayıda ve küçüktür. Somitler geliştikçe orta bölgesinde beliren boşluğa myocoelom denir.
-Somitin ektoderme bakan dorso-lateral kısmı dermo-myotom adını alır. Bunun iki katı vardır. Dış yarımı olan dermatom; mezenşimal hücrelerden yapılmıştır ve derinin dermisi ile deri altı bağ dokusunu (subcutis) meydana getirir. İç yarımı olan Myootm ise gövde kasları ile kol, bacak ve boyun kaslarını yani dorsal ve lateral iskelet kaslarını (çizgili kaslar) meydana getirir.

-İntermedier mezodermden urogenital sistem (böbrekler ve iç genital organlar) gelişir.

-Lateral mezoderm; intermedier mezodermin yanlara doğru yayılması ile meydana gelir. İki tabakaya ayrılır. Bu tabakalar arasında kalan ve mesocoelom denen bu boşluk da genişleyerek intraembriyolan ve extraembriyonal iki sahaya ayrılır. Boşluğun embriyonal saha içinde kalan kısmında kalan kısmına endocoelom, embriyonal saha dışında kalan kısmına da exocoelom denir.
-Endocoelom ilk gövde boşluğudur; karın, göğüs ve kalp kesesi boşluklarını meydana getirir.
-Exocoelom ise embriyo dışı keseleri (vitellus, allantois ve amnion) icinde bulunduran büyük bir boşluktur. Doumla birlikte bu boşluğun ve içindeki keselerin görevi biter.
-Endocoelomun embriyonal sahada dış ve iç yapraklara ayırdığı lateral mezodermin dış yaprağına somatik mezoderm, iç yaprağına da splanchnik mezoderm denir.
-Somatik mezoderm, kendisini örten ektoderm ile birleşerek somatopleurayı, splanchnik mezoderm de endodermle kaynaşarak splanchniopleurayı yaparlar.
-Embriyonun lateral ve ventral kısımları, ekstremiteler dahil somatopleuradan gelişir.
-Sindirim ve solunum yollarının bağ dokusu, düz kasları ve seröz örtüleri ise splanchniopleuradan gelişir.

—Mezenşim, bağ dokuları, kıkırdak ve kemikleri, kan, kalp ve damarları yapan önemli bir mezoderm kısmıdır.
-Kökenini somitlerin schlerotomundan ve dermatomundan alan mezenşim, buralardan embriyonun her tarafına ve embriyo dışı keselerin duvarlarına yayılır. Bu nedenle mezenşim köken itibari ile sclerotomik ve dermatomik mezenşim olarak iki ana guruba ayırmak mümkündür.
-Özet olarak mezenşim; vücudun bütün destek dokularını (bağ dokular,kıkırdak, kemik ve kan) ve düz kasları meydana getiren bir mezoderm bölümüdür. Ancak gözün iris tabakasındaki iki kas (M.sphincter pupillae ve M.dilator pupillae) düz kaslardan olmasına rağmen ektodermden oluşmuşlardır.
-Zygottan sonraki gelişmelerle uterusa ulaşmış bulunan yavru taslağının (blastocyt), intrauterin tesirlere ve dış basınçlara korunması gerekir. Bunun için embriyo yapraklarında bazı değişiklikler olur ve embriyo dışı kreseler (extraembriyonal keseler) meydana gelir. Bunlar amnion, vitellus ve allantois keseleridir. Bu keseleri içinde bulunduran chorion da bu gruba dahildir.
-Memelilerde ilk şekillenen extraembriyonal kese vitellustur ve beslenmeyle ilgisi yoktur ancak vitellus üzerinde bulunan V.vitellinalar, allontois kesesi ve damarları oluşuncaya kadar besin maddelerinin embriyoya atşınmasına yardım eder.
-V.vitelinalar oluşmadan önce ise embriyonun beslenmesi koryon yüzeyindeki trophoblastların faaliyetleri ile olmaktadır. Bu hücrelerin oluşturduğu sitolik işlevler sonucu embriyo çevresindeki uterus dokusunda toplanmış bulunan doku atıkları ile uterus bezlerinin salgısı, trophoblastların abzorbsiyonuyla ve difüzyon yoluyla embriyoya ulaşır. Beslenmede yardımcı olan bu maddelere Embryotroph (uterus sütü) denir. Bu beslenme türüne de embriyotrophic beslenme denir.
-Ebriyo önce embriyotrof beslenmeyle yani uterus sütüyle beslenir.
Sonra V.vitellinalarla beslenir ancak bu dönemde embriyotrrof beslenme devam eder.
Son olarak da yavru taslağı büyüyünce doğuma kadar A. Ve V.Umblicalislerle beslenir. Bu beslenmeye de hemotropik beslenme denir.
-Göbek kordonu = funiculus umbilicalis
-Chorion; amnion, allontois ve vitellusu dıştan saran ve uterusa doğru gönderdiği villuslarla (villi choriales) yavruyu uterusa bağlayan ekstraembriyonal bir zardır. Villusların dış yüzü trophoblast hücreleri ile örtülüdür ve yavrunun beslenmesinde rolü büyüktür.
-Chorion villuslarında 2 çeşit thoroblast vardır. Syncyto-trophoblast; dışta bulunan, hücre sınırları belli olmayan ve sitoplazmaları birbirine karışmış hücrelerden oluşmuştur.
Syto-trophoblast ise; içte bulunan chorionun esas epitelidir. Hücrelerin sınırları bellidir ve sitoplazmaları birbirine karışmamış hücrelerden oluşmuş tek sıralı epitel kattır.
-Chorionun villus içeren kısmına; chorion frondosum, villussuz kısmına ise; chorion leave denir.
— Chorion, vitellus ile karşı karşıya ve onunla temas halinde ise Vitello-chorion, allontois ile temasta ise Alanto-chorion adını alır.
Carnivor ve tektırnaklılarda ise chorion hem vitellus hem de allontoisle temastadır. Buna da Allonto-Vitello-Chorion denir.
Domuz ve ruminantlarda ise Allanto-amnio-chorion durumu mevcuttur.
Kanatlılarda; başlangıçta allanto-vitello-amnio-chorion durumu varken gelişme ilerledikçe amnion kesesi içte kaldığı için allanto-vitello-chorion durumu görülür.
PLACENTA
Placenta; chorion ile endometriumun birbirine kaynaşmasından meydana gelmiş, yavru ile anne arasındaki metabolik ve hormonal ilişkiyi sağlayan extraembriyonal bir dokudur. Bu dokunun anneye ait kısmına Placenta maternalis, yavruya ait kısmına da Placenta fötalis denir.
En basit bir placenta 6 katmandan oluşur. Bunların üçü annenin uterus mukozasından (epitel katı, bağdokusu ve damar endoteli), diğer üçü de Chorion epiteli, chorion mezenşimi ve damar endotelidir.
Yavru ve anne arasındaki gıda ve gaz alışverişi, her iki tarafa ait kan damarları arasında difüzyon yoluyla olacağından, bu damarlar bir bariyer durumundadır. Buna Plasenta Bariyeri denir.
-Zygottan sonraki bölünmelerle nlastocyt evresine gelmiş ve uterus boşluğuna ulaşmış olan embriyo taslağı, kendisini örten zarlar vasıtasıyla uterus mukozasına sıkı yada gevşek şekilde bağlanır. Plasentayı oluzturan bu bağlantıya implantasyon denir.

-İmplantasyon 3 çeşittir.
1- Central (superficial) tip: Chorion kesesi, uterus mukozası ile temas halindedir yada sımsıkı kaynaşmıştır fakat uterus duvarına gömülme yoktur. Dolayısıyla bağlantı yüzlektir ve yavru uterus boşluğunda merkezde bulunur. TT, Rum, Car, Domuz ve kuyruklu tür maymunda bu şekildedir. İmplantasyon gerçekleşene kadar geçen sürede embriyonun beslenmesi, uterus bezleri tarafından salgılanan, protein, yağ globulleri gibi organik ve inorganik maddeler içeren uterus sütünden sağlanır.
2- Excentric tip: Chorion kesesinin büyük bir kısmı yavru ile birlikte uterus mukozasına gömülmüş durumdadır. Yavru ekzantrik olarak yerleşmiştir. Sincap ve kunduzda bu tip görülür.
3- İnterstitiel tip: Chorion kesesi yavru ile birlikte tamamen uterus mukosazına gömülmüş hatta uterus mukozasının epiteli ve bağ dokusu ile örtülmüştür. İnsan, kobay, kibri, kuyruksuz maymun, yarasa bu tiptendir.
-İmplantasyonda Chorion-uterus ilişkisi kuvvetli ise uterus mukozasındaki bağdoku hücreleri değişikliğe uğrayarak büyük ve yuvarlak decidua hücrelerine dönüşür. Bu tip placentalara desidualı (deciduata) plasenta denir. Oğum sırasında desidualı ksım yavru ile birlikte atıldığı için kanama meydana gelir.
-Chorion uterus ilişkisi basitse yani dukunun karşılaşmasından ve temasından ibaret ise desidua şekillenmez. Bu tür placentaya ise adecuata denir.
-İnterstiitel tip implantasyon gösteren insanda Chorion frondosum karşısındaki mukoza kısmı (placentayı yapan esas kısım) decidua basalis, chorion leaveyi saran mukoza kısmı decidua capsularis, uterus boşluğunun tavanını oluşturan yani chorion kesesini içermeyen mukoza kısmı ise decidua parietalis adını alır.
Plasenta 2 ana gruba ayrılır
A ) Yarım plasenta (semiplasenta): Uterus mukozası ile chorion villusları arasındaki bağlılık gevşektir. Doğum sırasında villuslar, endometriumu zedelemeden ayrılır ve kanama görülmez. Desidua yoktur. TT ve Rum. Ve domuzda görülür.
1- Placenta epithelio-chorialis:
Kısrak: Plasenta epithellio-choralis, adeciduata, villosa diffuza kompleta.
Domuz: Plasenta epithellio-choralis, adeciduata, villosa diffuza incompleta.
2- Placenta syndesmo-chorialis:
Ruminantlar: Placenta syndesmo chorialis, adeciduata, villosa cotiledonata.
-Chorion üzerinde villuslar topluluk oluştururlar. U kümeleri içinde bulunduran çukurlara cotyledon denir. Cotyledonun karşısındaki endometrium kısımları ise caruncula dır.Cotyledon ve carunculaların kaynaşarak meydana getirdiği yapıya placentome denir.
B ) Tam plasenta (euplasenta): Kedi, köpek, maymun ve insanda rastlanır. Uterus mukozası ile chorion birbirine sıkı sıkıya yapışmış, adeta kaynaşmış durumdadır. Decidualı olduğundan dolayı doğumda az yada çok kanama olur.
1- Placenta endothelio-choralis:
Carnivor: Placenta endothelio-choralis, desiduata, villosa zonaria.
Köpekte placenta 3 tabakalı bir bölge oluşturur. 1-Labirint tabakası : Hemotropik beslenme olur.
2- Birleşme (junctional) tabakası: Histotropik beslenme bu tabakada olur.
2-Derin tabaka (deeplayer)
2- Placenta haemo-choralis:
İnsan-Maymun: Placenta haemo-choralis, deciduata, villosa discoidea
3- Placenta haemo-endothelialis:
Rat-Kobay-Tavşan: Placenta haemo-endothelialis, deciduata, vilosa discoidea.

– Zürafada hem kotilrdonlar hem de villuslar bulunur.
– Kanguru ise vitellus tipi placentaya sahiptir. Diğer memelilerde beslenme; chorion altındaki allantois kesesi damarları ile yapılırken, kanguruda beslenme chorion altındaki vitellus damarlarından yapılır.
nukleus kısmı
PLASENTANIN FONKSİYONU
1) Metabolizma organı görevi görür:
* Besin maddelerini anadan yavruya iletir.
* Metabolizma artıklarını ana karnına iletir.
* Basit difüzyon, aktif transport, fagositoz ve pinositoz yoluyla plazental transfer gerçekleştirir.
* Su ve inorganik maddeleri difüzyonla geçirir.
* Fötüsün ana enerji kaynağı olan glikozu aktif transportla geçirir.
* Proteinler plazentadan geçemediği için fötüs proteinlerin çoğunu aminoasitlerden sentezler
* Aminoasitler de aktif transportla geçer.
* Plazenta; bakteri ve viruslar için önemli bir bariyerdir. Ancak bazı mikroorganizmalar bu bariyeri geçebilir. Ayrıca ilaçların çoğu da plazentadan geçer.
2) Solunum organı olarak hizmet eder.
* Ana ve yavru kanı arasındaki gaz alışverişini sağlar (O2 ve CO2). Gazlar arasındaki basınç farkı sayesinde ana karnından yavruya O2 akımı, yavru kanından da ana kanına CO2 akımı olur.
3) Vitaminleri depo eder.
* B, C, D, E vitaminleri plazentadan geçer. A vitamini ise ancak karotin halinde geçer. Bu vitaminler hücre metabolizmasını regüle etmek üzere katalizör olarak plazentada depo edilir. Suda eriyen vitaminler daha hızlı geçer.
4) Hormon salgılar
* Östrojen, progesteron ve gonadotropik hormonları yapar. Bu hormonlar hem gebeliğin devamını hem de süt bezlerinin gelişmesini sağlar.
*Östrojen ve progesteron; synsitotrophoblastlardan, Gonadotropik hormonlar ise sitotrophoblastlardan salgılanır.
5) Bazı antikorları geçirir
* Maternal antikorların fötüse geçişiyle fötüs pasif bağışıklık kazanır.
* Yarım plazentalarda plazenta bariyeri kalın olduğu için geçiş ya hiç olmaz yada çok az olur. Tam plazentada ise geçiş olur.
* At, Ruminant ve domuzda plazenta bariyerini geçen antikor saptanmamıştır.
* Kedi ve köpekte çok az geçiş olur bu nedenle evcil hayvanlara kolostrumu vermek gerekir.
* İnsan ve tavşanda ise antikorlar plazenta yoluyla geçer.
İKİZLİK VE ÇOK YAVRULU DOĞUM
İkizlik, iki zigottan köken alıyorsa dizigotik ikizlik yada fraternal ikizlik denir. Tek bir zigottan köken alan ikizlik ise monozigotik ikizlik yada identikal (benzer) ikizlik denir.
1)Çift yumurta ikizleri: Aynı ovaryumda yada iki ayrı ovaryumda iki farklı graaf fölikülü gelişir ve iki ovulasyon olur. Tuba uterinaya atılan 2 adet Sekonder oocyt, iki ayrı spermatozoon tarafından döllenir ve uterusta iki ayrı implantasyon meydana gelir. Doğum birlikte olur, yavrular aynı yada farklı cinsiyette olabilir ancak birbirlerine ancak iki kardeş kadar benzerler. Eğer ikizler farklı cinsiyette olurlarsa dişi fötusa ait genital sistem normal gelişemez ve freemartinismus şekillenir.
2)Tek yumurta ikizleri: Ovulasyonla atılan bir Sekonder oocyt, bir tek spermatozoon tarafından döllenir. Bu ikizler benzer genetik özelliğe ve fiziksel görünüme sahiptir. İnsiyetleri aynıdır. Monozygotik ikizler başlangıçta tek bir zigottan şekillenir. Ayrılmalar embriyonal gelişmenin farklı aşamalarında görülebilir.
a) Zygot iki blastomerli aşamadan morula evresine kadar olan dönemlerin herhangi birinde ikiye ayrılabilir.
b) Nodus embriyonalisin iki eşit parçaya ayrılması ile şekillenebilir.
c) Diskus embriyonalisin ikiye ayrılmasıyla şekillenebilir.
-Nodus embriyonalis veya diskus embriyonalisteki ayrılma tam olmazsa yapışık ikizler (siyam ikizleri) meydana gelir.
– İikizlikten daha çok sayıda olan doğumlara çok yavrulu doğum (çoklu doğum) denir. Bu durum Fraternal ve identikal ikizliklerin birlikte yada her birinin birden fazla görülmesiyle olabilir.
DIŞ GEBELİK
Uterustan başka yerlerde olan implantasyonlara dış gebelik denir. 4 şekilde meydana gelir.
1) Ovarial gebelik: Ovulasyonda; oocyt henüz ovaryum üzerinde iken buraya ulaşabilen bir spermatozoon tarafından döllenir ve şekillenen blastula ovaryum dokusu içine implante olur. Bundan sonraki gelişmeler ovaryum üzerinde olur.
2) Abdominal gebelik: Ovulasyonda anında oocyt ve spermatozoonlar karın boşluğuna düşer ve döllenme ve bölünmeler burada olur. Blastocyt barsak duvarına yada omentuma implante olur.
3) Tubal gebelik : Çok rastlanır. Zygotun oluşumu ve bölünmeler normal gelişir ancak oluşan morula uterusa varmadan blastocyt evresine erişerek yumurta yolunun mukozasına implante olur. Blastocyt zamanla büyür ve tuba uterinayı yırtarak iç kanamaya sebep olur.
4) Servikal gebelik: İmplantasyon, serviks kanalının içinde olur. Plasenta geçit yolunu tıkadığı için doğunda şiddetli sancı ve kanamalar olabilir.
Zona Radiata embriyo evresi

    Makale Yazarı: duslerkulup2

Sizde yorum yazabilirsiniz...