Kirlilik Nedir Sebepleri ve Korunma Yolları Nelerdir


Hava kirliliğinin zararları

 

İnsanların arzu etmediği, istemediği her şey kirliliktir. Evimizde, okulumuzda mahallemizde kısaca yaşadığımız çevrede olmasını istemediğimiz, insan ve çevre sağlığına zarar veren, insanlara sıkıntı veren çirkin görüntü yaratan şeylere kirlilik denmektedir. Bunlara örnek olarak; pet su şişeleri, oto lastikleri, kağıt ve sebze artıkları, soba ve kalorifer külleri, fabrika, soba ve kalorifer bacalarından çıkan dumanlar, atıksular ve ambalaj atıklarını v.s. gösterebiliriz.

Peki çevre nedir, çevre kirliliğinden ne anlamalıyız?

Çevre insan veya başka bir canlının yaşamı boyunca ilişkilerini sürdürdüğü dış ortamdır. Hava, su, toprak çevrenin fiziksel unsurlarını, insanlar, hayvanlar, bakteri ve mantarlar ise çevrenin biyolojik unsurlarını oluştururlar. Doğadaki canlıların kendi aralarındaki ve fiziksel çevreyle olan ilişkileri, canlıların sağlıklı gelişmesine imkan veriyorsa, doğal denge sağlanmış demektir. Aksine bir durum ise, bu dengenin bozulduğunu gösterir.

İnsanların doğal kaynakları aşırı ve yanlış kullanımı sonucu çevre bozulmakta ve tahrip olmaktadır. Bu durumda doğanın temel unsurları olan hava, su ve toprağın yapısın bozmaktadır. Çevrenin bozulması veya tahrip olmasıyla başta insanlar olmak üzere, tüm canlı varlıklar zarar görmekte ve olumsuz yönde etkilenmektedirler. Bu olumsuz etkilenmeden ortaya çıkan çevre sorunlarına çevre kirliliği denilmektedir. Kısaca çevre kirliliği çevrede olmasını istemediğimiz unsurların toplamıdır.

Bunların belli başlıları;
Hava kirliliği, Su kirliliği, Toprak kirliliği, Gürültü kirliliğidir.

1972 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ?çevre bilincinin derinleştirilmesi bakımından insanlığın çevrenin korunması ve geliştirilmesi yönünde ilgilerini belirlemek için dünya çapında faaliyette bulunmak? için 5 haziran günü ?Dünya Çevre Günü? olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle her yıl 5 Haziran? da bütün dünyada çevre bilincini geliştirmek için okullarda özel eğitim programları resmi geçitler, özel temizlik kampanyaları, ağaç dikme etkinlikleri yapılmaktadır. Gönüllüler geri dönüşümlü kağıt kullanım ı için kampanyalarının yanında, işyeri ve politik gruplara etkinliklerini artırmak için çalışılmaktadırlar.

Yurdumuzda da çevre ile ilgili birçok resmi ve gönüllü kurum ve kuruluş faaliyet göstermektedir. Okullarda kurulan veya kurulması düşünülen ?Çevre Kolları?nda gönüllü birer çevre kuruluşu sayabiliriz.

HAVA KİRLİLİĞİ NEDİR, KAYNAKLARI NELERDİR?

İnsanoğlunun yaşamını sürdürebilmesi için oksijene ihtiyacı vardır. İnsanoğlu oksijeni solunum yoluyla havadan alır. Bir insan yaklaşık olarak açlığa 60 gün, susuzluğa 6 gün dayanırken havasızlığa 6 dakika bile dayanamamaktadır.  Bin insan yaklaşık olarak günde 12.240 litre hava solumaktadır.

Temiz hava içerisinde %78 azot, %21 oksijen ve %1 oranında da diğer gaz, toz, su buharı gibi maddeler bulunmaktadır. Bu oranlara havanın doğal bileşenleri denilmektedir. İşte bu oranların bozulması, yani doğal hava bileşenlerinin oranlarının değişmesi sonucu havada yabancı maddelerin insan sağlığına, canlı yaşamına ve ekolojik dengeye zararlı olabilecek yoğunluk ve sürede bulunması hava kirlenmesine neden olmaktadır.

Hava kirliliğine neden olan kirleticiler yani is, kurum, kül, kimyasal toz ve gazlar ne kadar çok havaya karışırlarsa hava kirliliği o oranda artar. Bu durum insan ve çevre sağlığında o oranda olumsuz etkilemektedir. Bu etkiler kışın rüzgarın hafif ve havanın nemli olduğu günlerde daha çok artmaktadır.
Hava kirlenmesine neden olan kaynaklar nelerdir ? diye sorulduğunda, bu kaynakları;

A)Doğal kaynaklar,
B)Yapay kaynaklar, olmak üzere iki grupta toplayabiliriz.

A) DOĞAL KAYNAKLAR
Hava kirlenmesine neden olan doğal kaynaklara örnek olarak;
a)Yanardağ-Volkan faaliyetleri,
b)Orman yangınları,
c)Açık arazideki hayvan ve bitki örtülerinin bozulması v.s.

B) YAPAY KAYNAKLAR
Hava kirliliğine neden olan yapay kaynaklar, insanların faaliyetleri sonucu oluşan kaynaklardır. Bunlar;
a)Isıtma amacıyla konutlarda yakıt kullanım,
b)Sanayi faaliyetleri,
c)Ulaşımda motorlu karayolu taşıtlarının kullanımı yanı trafiktir.

Isıtma amacıyla konutlarda yakıt kullanımından kaynaklanan hava kirliliği.

Fizikte bir kural vardır. Sıcaklığı yüksek olan bir cisim yada ortamdan sıcaklığı daha düşük olan cisim yada ortama devamlı bir ısı akışı olur. Bu nedenle sıcaklığı yüksek olan cisim yada ortamın sıcaklığı düşer. İki cisim yada ortam arasındaki sıcaklık farkı büyük ise, geçen ısıda büyük olacaktır. Bu temel kural insanlar için de geçerlidir. İnsanlar yediği besinleri oksijenle yakarak, vücut ısı üretir. Ama çevresi kış aylarında kendisinden daha soğuk olduğu için insanlar ısı kaybeder ve üşür. İnsan vücudunun ürettiği ısı ile kaybettiği ısı arasında bir denge kurulması ihtiyacından çeşitli ısıtma araçlarından (soba, kalorifer v.s.) yararlanılır.

Tarihte insanlar ilk defa ateşi açıkta yakarak ısınma ihtiyaçlarını gidermişlerdir. Sonra ateşi, mağara ve giderek evlerindeki ocaklarında yakarak ısınmaya çalışmışlardır. Daha sonraları ise her odanın veya her konutun ayrı ayrı ısıtılması yerine ısıyı bir yerde üretip (kazan dairesi), ihtiyaç duyulan yerlere götürmenin daha iyi olacağı düşünülerek kalorifer sistemlerini geliştirmişlerdir.

Bugün bizler kış aylarında üşümemek için evlerimizde, okulumuzda, işyerlerinde soba veya kalorifer yakarak ısınmaya çalışmaktayız. Soba ve kaloriferlerimizde genellikle odun, kömür, fuel-oil ve doğal gaz yakılmaktadır.
Bu yakıtların soba ve kaloriferlerimizde yakılmasıyla bacadan çıkan duman havayı kirletmektedir.

Soba veya kalorifer kazan bacalarından çıkan gazlara genel kirleticiler denilmektedir. Bunlar; karbonmonoksit (CO), kükürtdioksit (SO2), Azotdioksitler (NOx) ve partikül maddelere (is, kurum ve toz) genel kirleticiler denilmektedir.
Bizler hem ısınmak hem de havayı kirletmemek zorundayız. O halde kirletmeden ısınmalıyız. Bunun için ısınmadan kaynaklanan hava kirliliğini azaltmak veya hava kirliliğini önlemek için aşağıdaki prensiplere uyulması gerekiyor.

1-Yakıt tasarrufu yapılmalı. Ne kadar az yakıt tüketirsek, o kadar hava az kirlenir. Örneğin sobamızı 10 saat yakacağımıza 8 saat yaktığımızda 2 saat tasarruf etmiş oluruz veya 80 derecede kaloriferi çalıştıracağımıza 70 derecede çalıştırırsak 10 derecelik bir yakıt tasarruf etmiş oluruz.

2-Temiz yakıt kullanmalıyız. Yakıtlar içinde en temiz yakıt doğal gaz dır. Doğal gazın dışında yakıt olarak sıvı yakıt, yani petrol ürünü yakıtlar olan motorin (mazot) kalorifer yakıtı ?4 nolu fuel-oil), 5 no?lu fuel-oil, 6 no?lu fuel-oil ile yerli ve yabancı kömürler kullanılmaktadır.

5 no?lu fuel-oil ile 6 no?lu fuel-oil kirletici etkileri yüksek yakıtlardır. Bu nedenle 5 no?lu fuel-oil?in İstanbul?da kullanımı yasaklanmıştır. 6 no?lu fuel-oil?inde kış aylarında yasaklanması için çalışılmaktadır. Bu sıvı yakıtlar konutlarda kullanılmamaktadır.

Petrokokun İstanbul?da satışı ve kullanımı yasaklanmıştır. Bu nedenle ısınmak amaçlı petrokok kullanılmamaktadır ve kullanılmamalıdır.
Linyit kömürleri için belli kural ve standartlar getirilmiştir. Bu kurallara uyulmalı, standart dışı kömürler kullanılmamalıdır.

3-Yakıtlar soba ve kaloriferlerde tekniğine uygun yakılmalıdır.

4-Binalarda ve evlerimizde ısı yalıtımı ve ısı izolasyonuna gidilmelidir.  (Çok büyük pencere yerine normal pencereler, çift cam gibi)

5-Kalorifer ateşçileri yaygın bir şekilde eğitilmeli, ehliyeti olmayan ateşçiler kalorifer kazan dairelerinde çalıştırılmamalıdır.

6-Kalorifer ve soba bacaları her sezon başında mutlaka temizlenmelidir.

7-Kaloriferler yanarken kalorifer dairesinin havalandırma penceresi açık tutulmalıdır.

8-Kömürlü kazalarda haftada iki defa, sıvı yakıtla yani fuel-oil ile çalışan kazanlarda ise haftada bir defa kazan temizliği yapılmalıdır.

9-Kalorifer tesisatındaki arızalar zamanında giderilmelidir.

10-Kaloriferler bina dışındaki hava sıcaklığı 12 derece santigrat ve altına düştüğü zaman yakılacak, sıcaklık 12-18 derece arasında olduğunda kısıtlı yakılacak, sıcaklık 18 derecenin üstüne çıktığı zaman kaloriferler yakılmayacaktır.

11-Evlerde; oturma odaları, salonlar yaklaşık 22 derece, merdiven, mutfak, tuvalet 15 derece, yatak odası 20 derece, banyo 26 derecenin üzerine çıkılmayacak şekilde ısıtma sağlanmalıdır. Fabrika ve iş hanlarındaki kalorifer tesisatları yaklaşık 150C-200C arasında yakılmalıdır.

12-Kalorifer tesisatının ısıtma alanı 3000 m2 ve üzerinde olduğunda kazan bacasına sulu filtre takılacaktır.

13-Valilik tarafından uyarı kademelerine ilişkin karar alındığında, uyarı kademelerine ilişkin karar alındığında, uyarı kademelerindeki önlemlere uyulacaktır.

Birinci uyarı kademesinde, fabrikalar % 50 kapasite ile çalışacaktır. Kaloriferler 4?er saatten toplam 8 saat yakılacaktır.
İkinci uyarı kademesinde, kaloriferler 3?er saatten toplam 6 saat yakılacaktır. Fabrikalar yine % 50 kapasite ile çalışacaklardır.
Üçüncü uyarı ve dördüncü uyarı kademelerinde ise kalorifer yakılmayacaktır.

b)Sanayiden Kaynaklanan Hava Kirliliği

 Okuduğumuz kitaplar, yazdığımız defterler, elimizdeki kalemler, yediğimiz çikolatalar-bisküviler, oturduğumuz masa-sandalyeler, evimizdeki buzdolabı-çamaşır makinesi-televizyon ve giydiğimiz giysiler fabrikalarda yapılmaktadır. Fabrikalarda bu saydığımız ürünlerin yapılması ve bizlerinde bunların kullanmasının bedeli olarak fabrikaların bacalarından kimyasal gazlar, tozlar ve dumanlar çıkarak hava kirlenmektedir.

Fabrikalarda enerji ihtiyacı için yakılan yakıtlar ve fabrikada yapılan işlemden oluşan kirleticiler baca ile havaya atılarak kirliliğe neden olmaktadır.
Günlük ihtiyaçlarımızın karşılanması, yurdumuzun kalkınması, yeni iş sahalarının açılarak işsizliğin önlenmesi için bu fabrikaların mutlaka çalışması ve üretimlerini yapması gerekir. Bunda önemli olan hem kalkınmamızı sürdürmek ve hem de çevremizi korumaktır.

Peki hem kalkınma ve hem de çevre korunması ikisi bir arada nasıl olacaktır?
İşyerleri, fabrikalar çevreyi kirletmemek için gerekli önlemleri almalıdır. Örneğin, temiz yakıt kullanmalı, filtre sistemleri kurulmalı, geri dönüşümü mümkün olan hammaddeler kullanılmalı, personel çevre konusunda eğitilmeli, yeşillendirme çalışmaları yapılmalı, teknolojik yenilikler takip edilmeli ve uygulanmalıdır. En önemlisi yetkili kurumlardan gerekli izinleri, mutlaka almalıdır. Denetleyici kurumlarda bu tür yerleri sık sık denetlemelidir.

c)Trafikten Kaynaklanan Hava Kirliliği

Ulaşım araçları günlük yaşantımızın bir parçasıdır. Her gün okulumuza iş yerlerimize ve gezmeye giderken zorunlu olarak taksi, dolmuş, minibüs veya otobüslere binmekteyiz. Bunun yanında eşya ve yüklerimizin taşınması içinde kamyon veya kamyonetleri kullanmaktayız. İşte her gün değişik şekilde yararlandığımız bu motorlu kara yolu taşıtları çevremizi ve soluduğumuz havayı kirletmektedir.

 Bugün, hava kirliliğinin yarısını motorlu taşıtların oluşturduğu söylenmektedir. Büyük kentlerimizde ana cadde ve kavşaklarda, kara yolları çevrelerinde havayı kirleten madde emisyonları (atmosfere atılan gaz, toz, is v.s.)  önemli boyutlardadır.

Bir insanın günlük ihtiyacı olan 15 m3 temiz havayı bir tek taşıtın sadece 10 dakikalık bir süre içerisinde, solunumun ve tehlikeli hale dönüştürmesi, kentlerdeki yüz binlerce taşıtın neden olduğu hava kirliliğinin boyutu hakkında bizlere yeterli bir fikir verebilir.

İstanbul?da bugün 2,5 milyondan fazla trafiğe kayıtlı motorlu taşıt aracı, kentin cadde ve sokaklarında dolaşmaktadır. Havaya kirletici gaz ve tanecik yayabilen bu araçlar, kötü bakım, bilinçsiz kullanma ve bir kısmının çok eski oluşları nedeniyle kirletici özellikleri bir kat daha artarak, önemli kirletici kaynak durumundadırlar.

Taşıtlarda benzinli ve dizel motor olmak üzere iki tür motor kullanılmaktadır.
Taşıtlardaki kirletici kaynakları
Taşıtlarda hava kirliliği yaratan kirletici kaynaklar, motor cinsine göre değişmektedir.

Benzinli motorla çalışan bir taşıtın başlıca kirletici kaynakları şunlardır;
Egzoz borusu (asıl kaynaktır)
Benzin deposu
Kartel Havalandırma
Karbüratör
Fren Balataları ve Lastikler.

Dizel motorlu taşıtlarda ise başlıca kirletici kaynak egzoz borusudur.
Dizel motorlu taşıtların egzoz borularından üç tür duman çıkar.
Siyah Duman: Tam yanmamış yakıt taneciklerinin oluşturduğu dumandır. Uygun yanma koşullarının olmadığını gösterir.
Gri-Beyaz Duman: Tam yanma artığı maddelerin oluşturduğu dumandır. Uygun yanma koşullarının olduğunu gösterir.
Mavi Duman: Yanmamış yakıt ve yağ karışımı olup, genellikle motorun bakıma ihtiyacı olduğunu gösterir.

Taşıtlardan kaynaklanan kirleticiler, genel ve özel kirleticiler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.
Egzoz gazları içinde bulunan karbondioksit (CO2), su buharı (H2O), hidrojen (H2) ve azot (N2) gazları kirletici olarak kabul edilmemektedir.
Egzoz gazı içerisindeki karbonmonoksit (CO), partikül madde (is, toz, tanecik v.s.) ve hidrokarbonlar genel kirleticiler olarak kabul edilmektedir.
Benzinli taşıtlarda kurşun (Pb) bileşikleri önemli bir kirleticidir.

Taşıtların Kirletici Etkilerini Azaltmak İçin;

1-Bakım onarım ve temizliklerinin zamanında ve gerektiği şekilde yapılmalı,
2-Temiz yakıt kullanılmasına özen gösterilmeli,
3-Araçların muayenelerinin periyodik olarak yapılması sağlanmalı,
4-Araç kapasitelerinin üzerinde yolcu ve yük taşınmamalı,
5-Trafik kurallarına uyulmalı,
6-Benzinli taşıtlarda katalitik konvertör denilen filtreler takılmalı,
7-Toplu taşımaya önem verilmelidir.
Su Kirliliği En İyi Anlatan Resim


Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

4 sene önce
  Eğitim Dünyası kategorisine eklendi.
Yazar: duslerkulup2

Kirlilik Nedir Sebepleri ve Korunma Yolları Nelerdir Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

XHTML: You can use these tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

-->

Buyrun Ne Aramıştınız?

Sosyal Medya

Facebook Twitter

Düşler Kulüp Facebook Sayfası

Sitemizi daha güzel görmek için CTRL tuşuna basılı tutup mause ortasındaki tekerleği geriye doğru çekiniz.

Arşiv

Ücretsiz Duslerkulup Aboneliği

Sitemizde açılan konulardan ilk siz haberdar olmak istiyorsanız ücretsiz abone olun.

Diğer 60 aboneye katılın