Dinde Zorlama Var mıdır Yok mudur?

özgün islam bilgileri

Sevgili Duslerkulup.com okuyucuları bugün sizlerle çok önemli bir konu paylaşacağız. Aslında bu konu çok popüler bir konu ancak popüler olmasından kaynaklı insanların birçoğunda bilgi kirliliği oluşturmuştur. Günlük Hayatta sık sık duyabileceğiniz bir sözdür “Dinde zorlama yoktur” lafı, peki bu ne anlama gelmektedir ve doğru şekilde kullanılıyor mu ya da doğru şekilde uygulanıyor mu bunların hepsini aydınlatacağız.

Öncelikle bu söz nerden gelmiştir ona bi bakalım: Allah (c.c.) Kuran-ı Kerim’in Bakara Suresinin 256. ayetinde “Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk, sapıklıktan ayırd edilmiştir. Artık her kim tâğutu inkar edip, Allah’a inanırsa, sağlam bir kulpa yapışmıştır ki, o hiçbir zaman kopmaz. Allah, her şeyi işitir ve bilir.” buyurmaktadır. Günümüzde Kuran meallerinin sayısı o kadar arttı ki artık her evde bir tane bulunmaktadır. Aslında bu güzel bir şey; ancak bu mealleri eline alan insanlar hiçbir tefsire bakmadan, hiçbir hadis okumadan, hiçbir kaynağa ve bilgiye dayanmadan kendi kafalarına göre yorum yapıyorlar ve sonra da bunu yayıyorlar. Hal böyle olunca ortalık bilgi çöplüğüne dönüyor. Bu insanlar adeta bu güne kadar gelen hayatını bu işe adayan binlerce islam alimini yok sayıp kendilerini üstün saymaktadırlar ve özelikle ülkemizde olan dine karşı önyargının da verdiği destekle insanların birbirine dini emirleri öğütlemesini, hatırlatmasını istemeyip hemen bu ayete sığınmaktadırlar.

Halbuki bu ayetin anlamı müslüman olmayan bir kişinin zorla müslüman yapılamayacağı bu isteğin gönülden olması gerektiğini ve insanın kendi aklıyla buna karar vermesi gerektiği söylenmektedir. Yani müslüman olan birine dini emirlerin hatırlatılması ya da anne babanın çucuğunu namaza teşvik etmesi hatta bazen zorlaması değildir kast edilen. Kaldı ki anne babanın çocukları üzerindeki haklardan biri de ona doğru yolu göstermektir. Aksi takdirde çocuğun yapacağı kötü işlerden kısmen de olsa anne baba da ahiret yurdunda hesaba çekilecektir. Ayrıca Peygamber efendimiz (sav): “Çocularınıza küçük yaşta namaz kılmayı öğütleyin biraz büyüdüklerinde hâlâ kılmakta diretirseler onları cezalandırınız” demiştir. Yani bu anne baba üzerine düşen bir vazifedir. Kaldı ki islama inanan ve islamı bilen herkes bilir ki müsşüman olan kimse müslüman olmasına rağmen dini yükümlülükerini yerine getirmezse cehennem azabıyla cezalandırılacaktır. Şimdi soruyorum size kim ister çocuğunun,kardeşinin,arkadaşının,annesinin,babasının yahut bir akrabasının bu azabı çekmesini. Tabiki kimse istemez o yüzden bunu hepimiz yapmalıyız ve sevdiklerimize sürekli olarak dini öğütlerde bulunmalıyız onlara sabrı tavsiye etmeliyiz.
islamda bilgi kirliliği

    Makale Yazarı: duslerkulup2

Sizde yorum yazabilirsiniz...