Atrial Fibrilasyon Hakkında Detaylı Bilgi

Atrial Fibrilasyon dokuların kaotik depolarizasyonu sonucu oluşan supraventriküler taşiaritmidir. Acil servislerde en sık karşılaşılan disritmidir. Populasyonun % 1-2’sinde  karşılaşılır ve 80 yaş üstü hastaların %10’unda AF vardır. Kardiyak olmayan nedenler: Hipertiroidizm, hipokalemi, sempatomimetik kullanımı, elektrik çarpması, OSAS, pulmoner hastalıklar, alkol alımı şeklindedir.

Teşhis Nasıl Konur?

Hasta acil servise çarpıntı şikayetiyle gelebilir. Hastaların düzensiz ritmi vardır. EKG’de p dalgalarının izlenmediği R-R mesafesi düzensiz olan bir ritm izlenir. QRS dar veya geniş olabilir. (dal bloklu ya da aksesuar yol kaynaklı). Hızı normal veya artmış olabilir.

AFFIRM adlı çalışmada yaklaşık 4000 hastaya ritm veya hız kontrolü uygulanmış. Mortalite ve inme oranlarında fark bulunamamış. RACE adlı çalışmada 500 hastaya ritm veya hız kontrolü uygulanmış ve belirgin bir fark bulunmamış. 2 çalışmada da uygun antikoagülasyon sağlanmayan ritm kontrolü sağlanan hastalarda tromboembolik olaylar artmış. Ritm kontrolü sağlananlar ve hız kontrolü + antikoagülasyon sağlananlarda tromboembolik inme riski eşit bulunmuş.

Atrial Fibrilasyon Yönetimi= Hız kontrolü + Ritm kontrolü+ Antikoagülasyon

Hız kontrolü 2006 kılavuzlarında istirahat halinde 60-80 kalp atımı, egzersiz halinde 90-115 uygun bulunmuştur. 2010 kılavuzlarında ise ılımlı ritm kontrolüne geçildi (110 atım) . Sonradan 2 grup 2 yıl boyunca karşılaştırılmış ve 2 grup arasında kardiyovasküler morbidite ve mortalite açısından fark bulunamamış.

Ritm Düzenlemek İçin: B-bloker (propranolol), Ca kanal blokerleri (Nifedipin), Digoxin (Ritm düzenler), Amiodaron ( Antiaritmik ilaç).

Kalsiyum Kanal Blokerleri (Diltiazem, verapamil). İkisinin de kan basıncı üzerine benzer etkisi vardır. Hipotansiyon, kalp bloğu, kalp yetmezliği gibi yan etkileri vardır. Bronkospazm yapmadığından astım ve Koahta tercih edilmelidir.

Beta Blokerler (Metoprolol, esmolol, propranolol). Hipotansiyon, kalp bloğu, bradikardi,kalp yetmezliği ve bronkospazm gibi yan etkileri vardır.

Digoxin, etki süresi en az 60 dk’da başladığından ve pik etki süresi maksimum 6 saat olduğundan ilk tercih edilecek ilaç değildir. Beta bloker ve Ca kanal blokerlerine ilaveten verilebilir.

Amiodaron B-bloker ve Ca kanal blokerleri işe yaramadığında kullanılabilecek bir ajandır.

Ritm kontrolünde amaç AF’yi sinüs ritmine döndürmektir. 48 saati geçen AF’de tromboembolik olay riski artmaktadır. AF 48 saatten uzun süredir varsa ve ne kadar süre olduğu bilinmiyorsa acil serviste hasta anstabil olmadığı sürece ritm kontrolü yapılmamalıdır. Farmakolojik-elektriksel kardiyoversiyonun ikisinde de tromboembolik olay riski benzerdir.

Antikoagülasyon tedavide önemlidir; çünkü AF kardiyoembolik inmenin en sık nedenidir. 80-89 yaş arasındaki AF’si olan hastalarda inme riski her yıl %8 dir. 48 saatten uzun süreli AF’si olan hastalarda tromboembolizm ve inme riski artmıştır. 48 saatten kısa süreli AF’de hastalarda inme riski %1’in altındadır. Bu hastalar hemodinamik stabilse kardiyoversiyon öncesi antikoagülasyona gerek yoktur. 48 saatten uzun süreli AF’li hastalarda işlem öncesi 3 hafta ve işlem sonrası 4 hafta antikoagülasyon önerilmektedir. Eğer antikoagülasyon sonrası yapılan TEE’de trombüs varsa 3 hafta daha snt,koagülasyon devam etmeli ve kardiyoversiyon öncesi TEE tekrarlanmalıdır.

K vitamini Antagonistleri: Warfarin AF’si olan hastalarda hâlâ temel ilaçtır. Nonvalvuler Af’si olan hastalarda hedef İNR 2-3 ‘tür. Terapötik aralığı dardır ve sıkı takip gerektirir.

 

 

    Makale Yazarı: duslerkulup2

Sizde yorum yazabilirsiniz...